Felsefe hakkında her şey…

Hegel kimdir? Georg Wilhelm Friedrich Hegel

19.10.2022
Hegel kimdir? Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Friedrich Hegel ya da tam adıyla Georg Wilhelm Friedrich Hegel 27 Ağustos 1770 ila 14 Kasım 1831 tarihleri arasında yaşamış olan ve yaşadığı çağda Alman İdealizmi anlayışının önemli temsilcilerinden birisi konumunda bulunan Alman filozoftur. Hegel ayrıca Batı felsefesi tarihinin en büyük düşünürlerindendir.

Modern Çağ’ın Aristoteles’i” olarak da anılan Hegel, diyalektik sistemini felsefe, bilim, sanat, siyaset ve din tarihinin tamamını açıklamak için kullanmıştır. Gericilik ve “sözde felsefe” gibi suçlamalara maruz kalan Hegel, 19. yüzyıl Alman düşüncesinin zirvesi olarak kabul edilir.

Georg Wilhelm Friedrich Hegel, 19. yüzyılın başlarında Alman İdealizmi hareketinin önde gelen isimlerinden biridir ve ardından kendi Hegelcilik okulunu kurmuştur. Onun etkisini hem felsefe tarihinde hem de bilimler üzerinde görmek mümkündür. Ayrıca Hegel kendisinden sonra kurulacak birçok felsefi okulunu da (fikirlerini destekleseler de fikirlerine karşı çıksalar da) etkilemiştir. 20. yüzyılın siyasi manzarasında da önemli düşünsel dayanaklardan birisidir.

HEGEL’İN YAŞAMI VE YAPITLARI

Kant sonrası Alman idealizminin doruk noktası ve en büyük ismi olan Hegel, Almanya’nın Stuttgart kentinde doğdu. Babası bir devlet memuruydu. Stuttgart’taki okul yıllarında parlak bir öğrenci izlenimi bırakmamıştır. 1778’de Tübingen Üniversitesinde ilahiyat eğitimine başladı.

Eğitimini tamamladıktan sonra Bern ve Frankfurt kentlerinde altı yıl süreyle aile öğretmenliği yaptı. Bu dönemde büyük çalışmasıyla fazla ilişkisi olmayan bazı yazılar yayımladı. O sıralarda Alman idealizmi Fichte ve Schelling’in kişiliklerinde iki etkili temsilci bulmuş, Alman entelektüel dünyası en parlak dönemine girmişti. Örneğin Hegel’in doğduğu yıl Beethoven’ın da doğum yılıdır. Şair ve bilim adamı Goethe, romantik şairler Novalis, Schelegel Kardeşler ve romantiklerin en büyüğü Hölderlin bu dönemde yaşamışlardır. O dönemde Jena kenti romantizmin merkezi hâline gelmiştir.

1801 yılnda Hegel, Jena Üniversitesinde önemli bir konumda bulunan Fichte’nin desteğiyle bu üniversiteye öğretim üyesi olarak atandı. Burada ilk yayımlanan kitabı, Fichte ve Schelling’in Felsefi Sistemleri Arasındaki Ayrım başlığını taşımaktadır. O sırada Schelling de Jena Üniversitesinde görev yapmaktaydı ve Hegel ile aralarında içtenlikli bir arkadaşlık oluştu. Şair Hölderlin’i de aralarına alarak felsefe sorunları üzerine canlı ve üretken tartışmalar yaptılar.

Hegel, sözü edilen bu ilk yapıtında Fichte’nin ben ve ben olmayanın mutlaktaki özdeşliği düşüncesini kabul etmemekte ve Schelling’in bu konudaki düşüncelerini daha uygun bulmaktaydı. Aslında bu yapıtta Schelling’in görüşlerini savunma amacı içindeydi. Bu sırada Schelling ile Eleştirel Felsefe Dergisi’nin yayın işini de üstlenmişlerdi.

Hegel 1807’de en büyük ve etkili yapıtı Tinin Fenomenolojisi’ni (Phenomenologie des Geistes) yayımladı. Böylece Fichte ve Schelling’in yanında Alman idealizmi sürecindeki bağımsız ve kendine özgü yerini almış oldu. Bu arada başlayan Jena Savaşı nedeniyle üniversite kapatılınca (1807) Hegel, geçim sıkıntılarını karşılayabilmek için Nürnberg’de bir lisenin müdürlüğünü kabul etti. 1812 yılında yine büyük bir çalışması olan Mantık Bilimi’ni (Wissenschaft der Logik) yayımladı. Aslında bu yapıt 1816’ya dek bölümler hâlinde yayımlanmıştır. Bu sırada pek çok üniversiteden öneri almasına karşın lise müdürlüğü görevini 1816’ya dek sürdürmüş ve o yıl Heidelberg üniversitesinde göreve başlamıştır. Bu üniversitede çalıştığı bir yıl içinde Özet Olarak Felsefi Bilimler Ansiklopedisi’ni yayımlamıştır (1818). Bu yapıtta felsefi sisteminin üç ana bölümünü oluşturan Mantık Bilimi, Doğa Felsefesi ve Tin Felsefesi başlıklı bölümleri özetlemiştir.

Estetik üzerine derslerini de ilkin Heidelberg’de vermiştir. Aynı yıl Berlin Üniversitesine geçmiş, ölüm tarihine kadar kaldığı bu üniversitede yoğun biçimde çalışmaya ve yazmaya devam etmiştir. 1821’de Ana Çizgileriyle Hukuk Felsefesi, 1827 ve 1830’da Ansiklopedi’nin yeni düzenlemeleri yayımlanmıştır. Verdiği derslerin metinleri, belli ölçüde öğrencilerinin karşılaştırmalı notlarına dayalı olarak ölümünden sonra yayımlanmıştır. Bu şekilde yayımlanan yapıtları arasında Tarih Felsefesi, Din Felsefesi, Sanat Felsefesi ve Felsefe Tarihi yer alır. 1831 yılında baş gösteren kolera salgınında altmış bir yaşında yaşamdan ayrılmıştır.

Hegel Berlin Üniversitesinde çalıştığı sürece sadece Berlin’de değil, tüm Almanya’da en büyük filozof ve belki resmî filozof olarak anılmaya başlanmıştı. Jena’daki yıllarında Schelling’in bir bakıma asistanı durumunda görünün Hegel, 1820’li yıllarda Kant’ın izinde geliştirilen Alman idealizminin doruk temsilcisi olarak başka hiçbir felsefeciye söz hakkı tanımaz bir büyüklüğe ulaşmıştır. Hiç kuşkusuz bu ünü hak ediyordu. Konuşma yeteneği Schelling’den iyi değildi ama ussal düşünmedeki tutarlılığı ve tüm bilgi alanlarını diyalektiğin alanı içinde ele alabilme yeteneği haklı olarak hayranlık topluyordu. Yapıtlarını verirken genelde evren ve insanlık tarihinin akışına ve anlamına yönelik derin bir öngörüden esinlendiği söylenebilir, ona göre felsefe söz konusu olduğunda, gizemli- mistik sezgilere ve duygulara başvurmak kesinlikle onaylanacak bir yol değildir. Felsefede biçim ve içeriğin birliğine inanıyordu, felsefe ancak kavramsal dokusu açık, net ve bağlantılı bir sistem bütünlüğü içinde varolabilirdi. Gerçeklik, ancak ussal olanın yeniden kuruluşu içinde anlaşılabilirdi. Ona göre, bir kısım felsefecinin yaptığı gibi kestirme yoldan giderek gizemli iç görülerle gerçekliğin yakalandığını ilan etmek içi boş bir imgeden başka bir şey değildir.

İlgili konular:

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım
Kaynak: Britannica, Stanford Ansiklopedisi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...