Apoloji (Savunma) Nedir, Ne Demektir?

Apoloji, kelime anlamı olarak övgü, savunma, özür dileme, birinin lehine konuşma, mahkemede savunma yapma anlamlarına gelmektedir. Kelime anlamı “savunma”, “savunma amacıyla yapılan konuşma” olan apoloji, terim olarak, belli bir saldırı veya suçlama karşısında Hıristiyanlığı savunmayı ifade etmektedir. Belirli bir saldırı karşısında Hıristiyanlığı savunmak için yazılan eserler apoloji kapsamına girer

Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılabileceği gibi, apoloji somut bir saldırıya cevap olduğu için, genellikle, Hıristiyanlığın Hıristiyan olmayanlara veya Hıristiyanlık içindeki heretik akımlara karşı savunulmasını ifade eder. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde apolojiler genellikle Yahudilere ve kâfirlere (Gentiles) karşı Hıristiyan inancını korumaya yönelikti. Bu anlamda, ilk Hıristiyan apolojistlerin Havariler olduğu söylenebilir. Havarileri takip eden dönemde apoloji yazarları arasında Justin Martyr (ö. 165) önemli bir yer işgal etmektedir. “Akla uygun olan her şey, Hıristiyanlığa aittir ve Hıristiyanlığa ait olan her şey de akla uygundur” diyen Justin, Hıristiyanlara karşı yapılan zulümlerin durması ve onlara hoşgörüyle davranılması gereğini dile getirir.

Orta Çağa gelindiğinde, Hıristiyanlar, diğer grupların yanı sıra, hızla yayılan İslam’a ve Müslümanlara karşı da apoloji yazma durumunda kalmışlardır. Bu bağlamda, Doğu’da son kilise babası kabul edilen Suriyeli Teolog John Damascene (Yahya ed-Dımeşkî) (ö. 754?), onun öğrencisi Theodore Ebu Kurra (ö. 820?) ve Abdulmesih el-Kindî (ö. 850?) yazdıkları Arapça apolojilerle Hıristiyanlığı savunmaya ve bu dinin, İslam’dan üstün olduğunu göstermeye çalışmışlardır. Burada, Hıristiyanlığın mucizelerle ve Havarilerin çabalarıyla; İslam’ın ise kılıçla yayıldığını iddia eden el-Kindî’nin özel bir yeri vardır; zira onun, İslam’ı kılıçla yayılan bir din olarak tanıtması, belki de Ortaç Çağdan günümüze Hıristiyan dünyada İslam hakkında en çok benimsenen “şiddet ve şehvet dini” imajının oluşmasında etkili olacaktır. Orta Çağ Avrupa’sında ise, Müslümanlara ve Yahudilere karşı yazıldığı kabul edilen Summa Contra Gentiles isimli çalışmasıyla Aziz Thomas Aquinas, Hıristiyan apoloji tarihinin başka bir önemli simasıdır.

Hıristiyanlığı savunma çabalarının genel adı olan Apoloji, ilk dönemlerinden günümüze kadar varlığını sürdürmüş ve Hıristiyan düşüncesi içinde farklı apoloji türleri ortaya çıkmıştır. Apoloji tarihinde, doğal teolojiyi savunan apolojinin ya da klasik apolojinin temsilcileri arasında görülen Aquinas, Summa Contra Gentiles isimli beş ciltlik eserinde Hıristiyan dogmalarını akli yöntemlerle açıklamaya çalışmıştır. Bu bağlamda, Tanrı’nın varlığının kanıtlanması, Tanrı’nın cüz’iyâtı bilmesi, âlemin yaratılması, Tanrı’nın âlemi yönetmesi gibi konularda Aquinas, aklı temel alarak Hıristiyan inancını savunmuştur. Bununla birlikte, Aquinas, bir din olarak Hıristiyanlığı diğer dinlerden ayıran en temel konuların (teslis, inkarnasyon, aslî günah, sakramentler, eskatoloji) akılla açıklanamayacağını ve bu konularda vahiyle bildirilenlerin kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. Hıristiyan düşüncesinin bu en önemli düşünürünün bile, belirtilen konuları vahiy alanına hapsetmesi, Hıristiyanlığın nesnel değil, öznel bir din olduğunun ilk elden itirafı olarak yorumlanabilir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*