Felsefe.gen.TR

Ludwig Wittgenstein Kimdir?

08.11.2019
Ludwig Wittgenstein Kimdir?

Ludwig Wittgenstein, uzun adıyla da Ludwig Josef Johann Wittgenstein 26 Nisan 1889 ila 29 Nisan 1951 tarihleri arasında yaşamış olan Avusturya doğumlu filozoftur.

Ludwig Wittgenstein, mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla modern felsefeye önemli katkılarda bulunmuştur. Ludwig Wittgenstein, 20. yüzyılın en önemli filozoflarından sayılmaktadır.

Ölümünden sonra, defterlerinden, makalelerinden ve ders notlarından seçilmiş birçok yazısı yayınlanmış olmasına rağmen, hayatı boyunca yayınladığı tek kitap, 1921’de Cambridge’de Bertrand Russell’ın gözetimi altında bir öğrenciyken yayınlanan “Tractatus Logico-Philosophicus” isimli eserdir.

LUDWIG WITTGENSTEIN

Ludwig Wittgenstein, 1889 yılında Viyana’da zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. O dönem Viyana’sı, kültürel açıdan son derece canlıydı ve dönemin yazarları ve sanatçıları, Ludwig’in büyüdüğü evin ziyaretçileri arasındaydı.

Ludwig Wittgenstein

Ludwig Wittgenstein

Ludwig’in babası, mühendis ve sanayiciydi. Annesi müziğe çok meraklıydı. Ludwig’de müzik dâhil pek çok alanda sahip olduğu yeteneklerini geliştirme fırsatı buldu. Öte yandan, ailenin geçmişinde psikolojik sorunları olan ve bu nedenle intihar eden kişiler de vardı. Ludwig’in kendisi de yaşamı boyunca birtakım psikolojik sorunlarla boğuşmak durumunda kaldı.

Üniversite çağına gelince Wittgenstein, mühendislik okumak üzere önce Berlin’e, daha sonra da Manchester’a gitti. Bir süre uçurtmalar ve uçak pervanesi tasarı mı üzerine çalıştı. İlgisi zamanla matematiğe ve daha sonra matematiğin temellerine ilişkin sorunlara kaydı.

Frege ile bir görüşme yaptı ve Frege kendisine Cambridge’e gidip Russell ile çalı şmasını önerdi. Wittgenstein, Frege’nin bu tavsiyesini tuttu ve 1911’de Cambridge’e gitti. Russell, Wittgenstein’ın Cambridge’de geçirdiği ilk dönemin sonunda, kendisini ziyaret edişini ve felsefeye devam edip etmemek konusunda fikrini sormasını şöyle anlatır:

Cambridge’deki birinci döneminin sonunda bana geldi ve konuştu: “Lütfen bana tam bir aptal olup olmadığımı söyler misiniz?” Ben de cevap verdim: “Sevgili dostum, bilmiyorum. Niçin bana soruyorsun?” Dedi ki “Çünkü tam bir aptalsam gidip pilot olacağım, eğer değilsem bir filozof olacağım.”

Ona tatilde felsefî bir konu üzerine bir şey yazmasını ve o zaman kendisine tam bir aptal olup olmadığını söyleyebileceğimi söyledim. İkinci dönemin başında bana önerdiği şeyi tamamlamış olarak getirdi. Sadece bir cümleyi okuduktan sonra ona dedim ki: “Hayır, sen bir pilot olmamalısın”. (“Philosophers and Idiots”, s.26-27)

Ludwig Wittgenstein

Ludwig Wittgenstein

Birinci Dünya Savaşı başladığında Wittgenstein Tractatus Logic-Philosophicus üzerinde çalışıyordu. Wittgenstein, Avusturya ordusuna yazıldı. Savaş sırasında, yaklaşık bir yılını savaş esiri olarak bir İtalyan esir kampında geçirdi. Bu esirlik döneminde, Tractatus’u tamamladı.

Bu eserinde, dil, mantık, mutluluk vb. pek çok konuyu ele aldı ve eseri tamamladığında, ele aldığı konuları nihaî olarak çözdüğüne ikna olarak felsefeyi bıraktı ve Avusturya köylerinde öğretmenlik yapmaya başladı. Bu dönemde bir manastırda bahçıvanlık yapmaktan, bir kız kardeşi için bir ev tasarlayıp inşa etmeye kadar muhtelif işlerle uğraştı.

Daha sonra Moritz Schlick’in ve Friedrich Waismann’ın davetiyle Viyana Çevresi olarak anılan bir grup bilim adamı ve felsefeci ile 1924 – 1932 yılları arasında tartışmalarda bulundu. (Viyana Çevresi’nin çalışmalarının tarihsel seyrini ve önemini bir sonraki bölümde ele alıyoruz.)

Dostlarıyla bu dönemde giriştiği tartışmalar sonucunda, felsefe alanında yapılacak bir şey kalmadığına dair fikrini değiştirdi. 1929 yılında Cambridge’den aldığı davet üzerine, daha önce yayımlanmış olan Tractatus’u doktora tezi olarak sundu ve akademik hayata geri döndü.

İkinci Dünya Savaşı sırasındaki bir dönem hariç, hayatının geri kalanını Cambridge’de geçirdi. Bu dönemde hiçbir yayın yapmadı. Bazı çalışmaları, gayrı resmi olarak felsefe çevrelerinde okundu. Tractatus’tan sonra ikinci büyük eseri olan Philosophical Investigations ölümünden sonra 1953’te yayımlandı.

WITTGENSTEIN’IN FELSEFESİ

Ludwig Wittgenstein, kendisine doktorasını sağlayan “Tractatus”un yayımlanmasıyla felsefenin bütün problemlerini çözdüğüne inanmış, çalışmalarını bırakmış ve ilkokul öğretmenliği, bir manastırda bahçıvanlık ve kız kardeşinin Viyana’daki evinin mimarlığı gibi çeşitli işlerle ilgilenmiştir.

Ludwig Wittgenstein

Ludwig Wittgenstein

Buna mukabil, 1929’da, Cambridge’e dönerek bir öğretim görevi üstlenmiş ve önceki çalışmalarını gözden geçirmiştir. Zirvesine, ölümünden sonra yayınlanan ikinci eseri “Felsefî Soruşturmalar”da ulaşan yeni bir felsefî yöntem ve lisan anlayışı geliştirmiştir.

Erken dönem çalışmaları, büyük ölçüde Russell’ın mantık çalışmaları, Alman felsefeci Gottlob Frege ile olan kısa süreli bir öğrenim ve Arthur Schopenhauer’den etkilenmiştir. “Tractatus” yayınlandığında, Viyana Çevresi adını almış pozitivist grup üzerinde hayli etki yaratmıştır. Bununla beraber, Wittgenstein kendini bu okuldan saymamış ve mantıksal pozitivizm’in “Tractatus”la ilgili olarak ciddi yanlış anlamalar taşıdığını ifade etmiştir.

Her iki dönem eserleri de Analitik Felsefe, bilhassa Lisan Felsefesi (Dil felsefesi), Zihin Felsefesi ve Hareket Teorisi’nin gelişimi üzerinde önemli etkiler yaratmıştır.

Wittgenstein’ın metodunu sürdüren öğrencileri ve çalışma arkadaşlarından Gilbert Ryle, Friedrich Waismann, Norman Malcolm, G.E.M. Anscombe, Rush Rhees, Georg Henrik von Wright ve Peter Geach sayılabilir. Wittgenstein’dan etkilenen çağdaş felsefeciler arasında James Conant, Michael Dummett, Peter Hacker, Stanley Cavell ve Saul Kripke bulunur.

Mantık dersleri, aldığı notlar ve yazdığı felsefi pek çok metnin yanında, Türkçede de Nisan Yayınları’ndan bir çevirisi bulunan “Zettel” isimli, kişisel gündelik notlarının toplandığı eser oldukça önem taşımaktadır. Bu eserde, Avusturyalı filozof, mantık profesörü Wittgenstein’dan öte, gerçek anlamıyla düşünen ve keşfeden bir insanı, handiyse meraklı bir çocuğu görürüz.

Wittgenstein ‘başkasının derinlikleriyle oynamamak’ gerektiğini ve ‘herkesin acısının kendine’ olduğunu da burada aldığı notlarda aktarmıştır.

İlgili konular:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri...