Felsefe hakkında her şey…

Martin Heidegger kimdir?

10.11.2019
3.993
Martin Heidegger kimdir?

Martin Heidegger, 26 Eylül 1889 ila 26 Mayıs 1976 tarihleri arasında yaşamış olan ve özellikle varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen; felsefe dünyasında varoluşçuluk, post-yapısalcılık, post-modernizm, Frankfurt Okulu ve yapıbozumculuk gibi felsefe akımlarında oldukça etkin ve belirleyici olan Alman filozoftur.

Heidegger, 1889 yılında Almanya’nın Baden eyaletinde bir Katolik ailenin üyesi olarak dünyaya gelmiş, lise eğitiminden sonra dinî eğitim almıştır. Bu dönemde üniversitede teoloji ağırlıklı bir eğitime yönelmiştir.

Freiburg Üniversitesinde Katolik teolojisi ve Hristiyan felsefesi okumuş, 1914 yılında ilk çalışması ve aynı zamanda doktora tezi olan “Psikolojide Yargı Kuramı” ile dikkat çekmeye başlamıştır. Seneler 1923’e geldiğinde Marburg Üniversitesinde profesör olmuştur.

1933 yılından itibaren Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte Heidegger Nazi Partisi’ne katıldı. Bu dönemde Freiburg Üniversitesinde rektör oldu. Heidegger’in bu dönem boyunca izlediği politika her zaman tartışma konusu olmuş ve onun çalışmalarının değerlendirilmesine gölgeler düşürmüştür. Nazilere katıldığı gerekçesiyle 1945’te üniversiteden uzaklaştırılmasına rağmen 1952’de yeniden üniversiteye dönebilmiştir. Daha sonra yanlış yaptığını söylemesi de üzerine düşen gölgelerin sona ermesini sağlamamıştır, ancak bununla birlikte onun teorik çalışmalarının değeri her zaman kendini buna rağmen korumuş ve felsefe açısından önemli yerini muhafaza etmiştir.

Doktora çalışmasını yaptığı dönemde hocalığını da yapmış olan Husserl’den de etkilenerek, psikolojinin alanına giriyormuş gibi görünen kaygı, düşünme gibi konuları, felsefi bir yaklaşımla ele alarak çözümlemelere gitmiştir. 1923’te Marburg’da profesör olan Heidegger 1927 yılında da günümüz felsefe dünyasını hâlen etkilemeye devam eden büyük eseri “Sein und Zeit” (Varlık ve Zaman) adlı kitabını yayımlamıştır.

1927 yılında yayımlanan “Varlık ve Zaman” yayımlanışından itibaren yalnızca varoluşçu felsefe açısından değil, 20. yüzyıldaki bir bütün felsefe tartışmaları bağlamında bir şekilde etkili muştur. Heidegger burada, bütün bir Batı Felsefesi geleneğini metafizik olmakla eleştirmiş, sonrasında postmodern felsefe bu argümanı başka düzlemelerde yeniden değerlendirmiştir.

Ontolojinin yeniden fakat geleneksel anlamının dışında ele alınması ve gündeme getirilmesi gerektiğini ileri sürerek yeni bir varlık kavrayışı dönemi başlatan Martin Heidegger varlığın bu yeni kavranış biçimiyle kendisinden sonra gelen filozofları önemli ölçüde etkilemiştir.

Varlığa ilişkin geleneksel yaklaşımın yerine, yeni bir formülasyonun oluşturulması gerektiği iddiasında bulunan Heidegger, gelenekselleşmiş ön yargıların sona erdirilmesi, böylece belli bir biçimde oldukça yeni bir eleştiri ve soruşturma tarzının geliştirilmesini yönünde temel alınmıştır. Her inceleme, nelik’e ilişkin bir soruşturma olarak görülebilir. Burada, bir şeyin nelik’i araştırılmaktadır. Bu bakımdan her soruşturmanın belli bir amacı vardır denilebilir. Bu amaç, ilgili şeyin nelik’inin ortaya çıkarılmasıdır. Fakat burada, araştırmanın, soruşturmanın kendisi de bir araştırma ve soruşturma konusuna dönüştürülebilir. Bu bakımdan hiçbir şeyin kendisi olarak ön yargılarla beraber kabul edilmesi söz konusu olmayacaktır. Fakat soruşturmayı kim yapmaktadır? Soruşturan ve araştıranın kendisi araştırmanın tam da merkezindedir. Bu, soruşturmayı yapanın kendisidir.

İlgili konular:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...