Eleştirel Düşünme Nedir, Nasıl Gerçekleşir?

felsefe Nedir

Eleştirel kavramının İngilizce karşılığı olan “critical” kavramı, değerlendirme, yargılama, ayırt etme anlamlarına gelen Yunanca “kritikos” teriminden türetilmiş, eleştirel kavramı, bir şeyi olumlu ya da olumsuz yanlarıyla değerlendirme anlamına gelmektedir.

Bilgi çağındaki gelişmelerle değişen yaşam koşulları, yaşamın her alanında ve özellikle iş dünyasında, karşılaştığı sorunları çözen, sürekli kendini geliştiren insanların talep edilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Bu durum, endüstri ve iş dünyası liderlerinin artan rekabetçilik baskısına cevap verme amacına bağlamakta ve üst düzey düşünme becerilerine sahip çalışanlara gösterilen ilginin, öğrencilerin düşünmelerindeki eksikliğe dayanmaktadır. Düşünmenin eksikliğine yönelik giderek artan farkındalık, düşünme becerilerine olan ilgiyi artırmaktadır. Bu düşünme becerilerinden biri de eleştirel düşünmedir.

Eleştirel düşünme okunan, bulunan ya da söylenen bilgiler hakkında mutlak bir sonuca varmak yerine, alternatif açıklamalar olabileceğini de göz önünde bulundurmak ya da kendi düşünce sürecimizin bilincinde olarak, başkalarının düşünce süreçlerini göz önünde tutarak, öğrendiklerimizi uygulayarak, kendimizi ve çevremizde yer alan olayları anlayabilmeyi amaç edinen aktif ve organize zihinsel süreç olarak tanımlanabilir.

Eleştirel düşünme süreci, birçok beceriyi içermektedir. Bunlar arasında; kanıtlanmış gerçekler ve öne sürülen iddialar arasındaki farklılığı yakalayabilme, elde edilen bilgilere ait kaynakların güvenirliklerini test edebilme, ilişkisiz bilgileri kanıtlardan ayıklayabilme, ön yargı ve bilişsel hataların farkında olabilme, tutarsız yargıların farkına varabilme, etkili soru sorabilme, sözlü ve yazılı dili etkili kullanabilme ve bireyin kendi düşüncelerinin farkına vardığı meta-biliş sayılabilir.

Eleştirel düşünme genelde, gerçeği nesnel bir şekilde algılama sürecidir. Ancak gerçekler bize göründüğü gibi olmayabilir. Bu nedenle eleştirel düşünme, gerçeği bütün olarak tüm olumlu ve olumsuz, bize görünen ve görünmeyen yönleriyle araştırıp, onun hakkında bir yargıya varmadır.

Eleştirel düşünen kişi, niçin ve nasıl düşündüğünün farkındadır. Yalnızca kendi düşünme süreçlerinin farkında değildir ve başkalarının düşünme süreçlerini de göz önünde bulundurur. Eleştirel düşünmeyi betimleyen önemli kavramlardan biri de bağımsız ve özgün düşünmedir. Eleştirel düşünen kişi, başkalarının görüş ve düşüncelerini pasif bir şekilde kabul etmez, aksine onları analiz ederek, bağımsız şekilde kendi düşüncesini oluşturur.

Eleştirel düşünme aktif öğrenmeye dayalı, çoklu zekâyı kullanan, yöntemli, mantıklı, rasyonel, problem çözen ve yaratıcı bir düşünmedir. Fakat o, tek başına bunlardan birisine indirgenemez. Dewey’in eleştirel düşünme tanımında dikkat çeken bazı özellikler vardır: İlk olarak, o, eleştirel düşünmeyi aktif bir düşünme süreci olarak tanımlamakla, onu, fikirlerimizi ve malumatlarımızı başkalarından edindiğimiz pasif bir düşünme sürecinin karşısına konuşlandırmaktadır. Bu süreçte, herkes, olup bitenleri, pasif bir şekilde bir başkasından öğrenmektense, kendi başına düşünerek, kendi kendisine sorular sorarak ve onları yanıtlamak için gereken ilgili bilgiyi kendi başına bularak öğrenir. İkinci olarak, Dewey, eleştirel düşünmeyi, dikkatli bir değerlendirme olarak nitelemekle, onu herhangi bir konuda bir sonuca varırken etraflıca düşünmeden zihinde sıçramalar yapan ve ani kararlar veren alelade düşünmenin zıttı olarak ortaya koymaktadır. Dewey’in tanımında dikkat çeken üçüncü husus, eleştirel düşünmenin kanıtlarının ve sonuçlarının farkında olan bir düşünme olduğudur.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Tugay TUTKUN

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*