Felsefe hakkında her şey…

Realizm nedir? Felsefede realizm akımı

Realizm nedir? Felsefede realizm akımı

Realizm ya da gerçekçilik, felsefede insan zihninden bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu savunan felsefi öğretidir. Başka bir deyişle realizm, varlığın, insan bilincinden bağımsız ve nesnel olarak varolmakta bulunduğunu ileri sürenlerin anlayışıdır. Realist görüş “Varlık var mıdır?” sorusunu vardır diye cevaplar.

FELSEFİ REALİZMİN TÜRLERİ

Batı felsefesinin tarihi, realizmin farklı türlerini savunanlar ve onlara karşı çıkanlar arasındaki anlaşmazlıklarla doludur. Genellikle realist olarak tanımlanan bütün düşünceleri birbirine bağlayan önemli benzerlikler ve detaylar olsa da bu akımlar arasında realizmin doğrudan genel karakterizasyonunu etkileyen önemli farklılıklar da vardır.

Realizm iki çeşittir: ontolojik realizm ve epistemolojik realizm.

Ontolojik realizme göre gerçekte var olan tümeller ve genel kavramlardır. Örneğin, güzel insan, güzel resim diye nitelenen tüm şeyler, sürekli değiştikleri ve gün gelip yok olacakları için gerçekte var değillerdir. Oysa bir güzellik ideası vardır, bu güzellik ideası her zaman güzeldir. Platon’un ortaya koyduğu bir görüştür.

Epistemolojik realizm ise dış dünyadaki varlıkların insan zihninden bağımsız olarak var olduklarını savunur. Bu öğreti, nesnelerin yada varlıkların yalnızca insan zihninde var olduğunu, nesnelerin insan zihninden bağımsız olarak var olamayacaklarını savuna idealizme karşı gelen bir öğretidir.

İlgili konu: Realizmin tarihsel gelişimi

VARLIK FELSEFESİNDE REALİZM

Felsefe tarihinin en karmaşık akımı olan realizm, genellikle bilincimiz dışında bir gerçeklik olduğunu ve doğal olarak da varlığı kabul eder. Bu varlık, genellikle madde ve doğa olarak anlaşılır. Ancak evrenin asıl gerçeğinin madde dünyası değil, idealar dünyası olduğunu söyleyen Platon da realisttir. Hatta Orta Çağ’da, bireysel varlıkların ve olayların değil, türlerin ve genel hükümlerin gerçek olduğunu savunan “kavram realizmi” diye adlandırılan akım da ortaya çıkmıştır.

Platonculuk’un bir yorumu olan kavram realizmine göre üçgen, baba, ağaç, insan gibi genel kavramlar gerçektir. Adcıların (nominalistler) dediği gibi “şu üçgen, Ali Baba, kayısı ağacı, bu insan” gerçek değildir. Adcı olmayanlar da tek tek varlıkları gerçek kabul edip onlara verilen genel kavramları gerçek olarak kabul etmiyorlardı.

Daha sonraki felsefi gelişmeler içinde, gerçeklik anlayışı değişti. Ama gene de Descartes’ta, düşünce ürünü genel fikirler gerçek olarak kabul ediliyordu. Immanuel Kant, düşünen zihin dışında bir maddi gerçekliğin olduğunu kabul ediyordu. Ancak bizim için gerçek dünya, birtakım fenomenlerden ibaretti. Fichte’de de gerçek ile düşünce arasındaki gidip gelmeler, onu hem realist hem de idealist yapıyordu.

20. yüzyılda yeni realistler (Morgan, Whitehead, Munn, Russel, Alexander, Broad, Price, Ayer v.s.) genellikle mantık ve matematik yardımıyla bilimsel metot ve kavramları incelediler. Onlara göre en yüksek değer bilimdi. Burada, idealizmin ve maddeciliğin kısır döngülerine düşmeden dil ile gerçeklik bağlantısını doğru olarak kurmak istediler.

Video Anlatım: Realizm Nedir?

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; Prof. Dr. Mustafa Ergün – Felsefeye Giriş – Varlık Felsefesi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...