Felsefe hakkında her şey…

Heterofenomenoloji nedir?

14.11.2022
661

Heterofenomenoloji, Daniel C. Dennett’in bilincin öznel bir deneyim olduğunu ve bir başkası tarafından nesnel bir olguymuş gibi tanımlanamayacağını öne süren Kartezyen teze karşı geliştirdiği bir yöntemdir. Heterofenomenolojiye göre, içsel yaşantıları doğabilimi çerçevesinde incelemenin tek yolu, bu iç yaşantıları kişinin davranışına, konuşmasına yansıyan yönüyle ele almaktır.

Daniel Dennett, Consciousness Explained (Bilinci Açıklamak) (1991) başlıklı klasik çalışmasında bilincin, en basit canlı formlarından evrilerek insandaki bilinç düzeyine eriştiğini savunur. Bilincin, kişinin ayrıcalıklı erişimle ulaştığı ve doğruluğundan emin olduğu zihinsel durumlarla açıklayan geleneksel görüşlere karşı Dennett, kendi zihinsel durumlarımızın, birinci şahıs bilgisine sahip olmamızın, onlara ayrıcalıklı erişimle ulaştığımız anlamına gelmediğini söyler. Biz zihnimizde gerçekte ne olup bittiğini bilmeyiz, bize nasıl geliyorsa öyle biliriz. Örneğin; biz, kendimiz, herhangi bir şeyi kıskandığımızı ya da sevdiğimizi bilmezken bunu bize başkalarının davranışlarımızdan hareketle anlayıp bize gösterdiği ve bizim de ister istemez doğruladığımız durumlardır.

Dennett, heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışır. Heterofenomenoloji kendi bilincini değil, başkasının iç yaşantısıyla ilgili olarak söylediklerini, tanımlarını ciddiye alıp, bunlar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışma esasına dayanır. Dennett, Descartes’ın kişinin kendi zihninin içeriklerini şüpheye düşmeyecek bir şekilde ve dolaysız olarak bildiğini, beyinle süngersi bez (pineal gland) adını verdiği bir yerde etkileştiği fikrini, Kartezyen Tiyatro olarak isimlendirir ve reddeder (Dennett, 1991: 107). Buna karşın, Dennett, insan bilincini, beynin değişik bölgelerinin aynı anda değişik işler yaptığı, olayları kendine göre yorumladığı, bir çeşit yaratıcı kargaşa olarak görür. Dennett bunu şöyle açıklar:

“Zihinsel içerikler, beyindeki özel bir bölmeye girerek değil, ayrıcalıklı ve gizemli bir ortama aktarılarak da değil, davranış kontrolüne egemen olmak için, uzun süre devam edecek etkilere kavuşmak için ya da yanıltıcı bir ifadeyle söylersek, “belleğe girmek” için diğer zihinsel içeriklere karşı girdikleri yarışları kazanarak bilinçli hale gelirler” (Dennett, 1999: 171).

Dennett bilinci, kafamızın içinden dışarıya bakan, onu anlamaya çalışan bir insan olarak canlandıran tüm klasik görüşleri ters yüz ederek, bilince yepyeni bir bakış açısı getirmiştir. Heterofenomenoloji, bilincin davranışçılık ekolü gibi yok saymadan ya da elemeci materyalizm gibi tamamen sinirsel ve fizyolojik süreçlere indirgemeden, doğa biliminin yöntemleriyle incelenebilmesini olanaklı kılar. Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik bilinci fikrini reddeden Dennett, bunun bir yanılsama olduğunu söyler. Bütünlüklü ve ayrıcalıklı erişimle kişinin bilgi sahibi olduğu bir kendilik bilinci yoktur. Merkezi ve tüm içsel yaşantıların anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde bir araya geldiği bir kendilik bilinci olduğunu varsaymak, tüm bireylerinin ortak bir amaca doğru yönelerek, bir bütünün parçaları gibi hareket ettiği termit (akkarınca) kolonilerinde, bir grup ruhu olduğunu varsaymaya benzer. Termit kolonilerinde bir grup ruhu yoktur. Ancak; önceden programlanmış bir sistemle çalışan ve üreten karıncaların ortak çalışması, böyle bir grup ruhu varmış izlenimi yaratır.

Dennett, bilincin klasik 17. yüzyıl yöntemleriyle ve kavramlarıyla anlaşılamayacağını çok çarpıcı bir şekilde göstermiştir. Ancak; Dennett’in heterofenomenoloji yaklaşımı bilinci, üçüncü şahıs bilgisiyle ulaşılabilen bir olgu olarak ele alındığında, bilincin öznel doğasının gözden kaçırıldığı şeklinde eleştirilmiştir. Çünkü; Dennett’e göre, doğa bilimi çerçevesinde bilincin, kişinin davranışlarına, söylemine, hafızasına vs. yansıyan, erişilebilir ve gözlenebilir yönü dışında, özgün fenomenal bir içeriği olduğunu söylemek anlamsızdır.

Kaynak: ZİHİN FELSEFESİ, s. 164-165, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2337 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1334

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...