Eleştiren Düşünme Eğitimi

felsefe Nedir

Yirmi birinci yüzyıl eğitim sistemleri dikkate alındığında, eleştirel düşünmenin, eğitimin, bilimin ve yaşamın temel taşlarından biri olduğu görülmektedir.

Eğitimcilerin ve eğitim politikacıların bakış açılarına göre, eleştirel düşünmenin geliştirilemediği zaman, farklı bakış açıları ve yeni düşüncelerin yaşam bulmaları imkânsız hâle gelmektedir. Bu da yirmi birinci yüzyılda aktif ve dinamik bir yapı içinde olması zaruri olan eğitim sistemlerinin işleyememesine neden olan önemli bir belirleyicidir. Eğitimin en önemli amacı olan bireylerin ve toplumların kendilerini gerçekleştirmelerinde, birey, grup, toplum, kültür, ideoloji vb. yapılarca eleştirel düşünme süreçlerini sağlıklı bir şekilde yaşama geçirilmesi beklenmektedir.

Eleştirel düşünme, eğitim programlarında yer alan temel bir düşünme becerisidir. Okul öncesi kurumlarında iletişim becerilerinin geliştirilmesi ile başlayan eleştirel düşünme becerisi ve tutumu kazandırma çalışmaları, yükseköğretime kadar devam etmektedir. Bunun yanında yaşam boyu öğrenme faaliyetleri için temel bir beceridir ve sürekliliği sağlanma zorunluluğu bulunmaktadır.

Eleştirel düşünen kişiler meraklı, yerinde sorular soran, analiz yapabilmek için ölçütler arayan, bağlamların farkında olan, diğerlerini dinleyen, dönüt veren, inanç ve varsayımları gerçeklerle karşılaştırabilen, kararını tüm bu süreçlerin sonuna dek erteleyebilen kişilerdir. Eleştirel düşünen birey gözlem, katılım, genelleme, sorgulama, nedenleri değerlendirme ve ilgi gibi yeteneklere sahiptir. Dolayısıyla eleştirel düşünmenin bireylere kazandırılması ve yaşantılarında işlevsel olarak yer edebilmesi için bilişsel ve duyuşsal alanlarına hitap ederek, destekleyici becerileri de geliştirmek gerekmektedir. Bu çerçevede, yirmi birinci yüzyıl temel becerileri arasında yer alanda eleştirel düşünmenin geliştirilmesi için etkili eğitim programlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Eleştirel Düşünme Eğitiminde Program ve Öğrenme-Öğretme Süreci

Eleştirel düşünmenin kazandırılmasında, programlarda sadece bilişsel becerilere odaklanmak yeterli olamamaktadır. Öğrencilere, analiz etme, değerlendirme, yorumlama gibi bilişsel becerilerin kazandırılmaya çalışılması, eleştirel düşünmenin sadece bir parçasına odaklanılması anlamına gelmektedir. Öğrencilerin eleştirel düşünmeyi işlevsel olarak kazanabilmeleri için, programlar, eleştirel düşünme ile ilgili becerileri, eğilimleri ve alışkanlıklarıda dikkate alarak düzenlenmelidir. Eleştirel düşünmenin kazandırılması sürecinde, programlarda açık fikirlilik, meraklılık, sistematiklik, alçak gönüllülük, başkalarının görüşlerini dikkate alma, kendine güvenme, sürekli araştırarak nedenleri-seçenekleri-doğruları arama, durumu bütünüyle göz önüne alma, ana noktaya bağlı kalma, kanıtların ve nedenlerin yeterli olmadığı durumlarda kararı erteleyebilme/duruş değiştirebilme, diğer insanların duygu ve düşüncelerine duyarlı olma, ölçüt seçiminde mantıklı olma gibi eleştirel düşünme eğilimlerinin ve alışkanlıklarının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Program, öğretmen, öğrenci ve diğer öğrenciler arasında sağlıklı bir etkileşimi sağlayacak şekilde organize edilmelidir. Öğrenme-öğretme süreci için önceden belirlenmiş kitaplar öğrencilere sunulmamalı; öğrencilerin tercih edebileceği, bilgiye çok farklı kaynaklardan ulaşabilecekleri bir yaklaşım sergilenmelidir. Program, tartışma süreçlerini teşvik etmeli, öğrenme-öğretme süreci demokratik olmalıdır. Öğrenme-öğretme sürecinde atmosfer, karşılıklı saygıyı, güveni, sorumluluk paylaşımını, iş birlikli öğrenmeyi, aktif öğrenmeyi, etkinlik temelli öğrenmeyi desteklemelidir.

Eleştirel düşünme beceri ve eğilimlerinin bireylere kazandırılmasında öğrenme-öğretim süreçleri açısından dikkat edilmesi gereken hususlar mevcuttur. Öğrencilerin kendilerini güvende hissedecekleri öğrenme ortamları hazırlanmalıdır. Dolayısıyla bu öğrenme ortamları her yaş aralığı için ayrı özelliklere sahip olmalıdır. İlkokul yaş aralığındaki bireyler ile lise yaş aralığındaki bireylerin kendilerini güvende hissedecekleri öğrenme ortamlarının özellikleri farklı olacaktır. Hatta bireysel farklılıklar bile, aynı yaş aralığındaki öğrenciler için öğrenme ortamının zenginleştirilmesine temel dayanaklardan biridir. Öğrencilerin düşünme süreçleri izlenmelidir. Özellikle soru sorma ve sorgulama becerilerini destekleyecek ve geliştirecek öğrenme çevresi oluşturulmalıdır. Öğrencilere açık uçlu sorular sorulmalı ve ayrıca onların nitelikli soru sormaları sağlanarak bu konuda gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır. Öğrencilerin birbirlerinin düşüncelerini paylaşabilecekleri ve birbirlerini değerlendirebilecekleri öğrenme ortamlarının oluşturulması ve başkalarının bakış açılarını anlamalarına yönelik öğrenme-öğretme etkinliklerinin düzenlenmesi üzerinde durulmalıdır.

Öğrencilerin kendi düşünme süreçlerini değerlendirmelerine yönelik öğrenme-öğretme etkinliklerinin düzenlenmesi ve bununla ilgili olarak çelişkili konular üzerinde fikir tartışmalarının düzenlenmesi gerekmektedir. Ön yargıları ve manipülasyonları belirlemeye yönelik çalışmalar yapma ve bu amaçla farklı görüşleri yansıtan eserleri inceleme ve tartışma, eleştirel düşünme beceri ve eğilimlerinin kazandırılmasında etkilidir. Ayrıca problemlerin farklı çözüm yollarını isteme, öğrencilerden kazandıkları becerileri farklı durumlarda kullanmalarını isteme ve öğrencilerin karmaşık sorulara yanıt verebilmeleri için onlara yeteri kadar süre tanıma da öğrenme sürecinin gereklilikleridir. Eleştirel düşünmede öğrencilere model olma, çelişkilere ve düşünce ayrılıklarına ve tartışmaya hoşgörülü bir sınıf ortamı oluşturma bireylerin gelişimleri açısından önem taşımaktadır. Belirtilen sınıf ortamı, biraz daha kapsamlı olarak, eleştirel düşünme eyleminin sınıf kültürüne yansımış hâli; düşünme rutinlerinin ve ortamının sağlandığı düşünen sınıf şeklinde ifade edilebilir.

Eleştirel Düşünme Eğitiminde Öğrenci

Eleştirel düşünme eğitiminde öğrencinin aktif katılımı gereklidir. Öğrenci kendi bilgisinin aktif yaratıcısı/üreticisi hâline gelmelidir. Öğrenciler keşfetme becerilerini geliştirmeli, hata yapmaktan korkmamalı, hata yapmanın kendilerine sağlayacağı faydalarının farkında olmalı, görüşlerini dersin/konunun içeriğine dâhil edebilmeli, bilgiyi farklı alanlara transfer edebilmelidir. Bu özellikle uzatılabilir. Çünkü eleştirel düşünme davranışı özerkliği gerektirmektedir. Özerkliği sağlamak için de öğrencilerin yukarıda ifade edilen birçok beceriyi davranışlarına yansıtmaları beklenmektedir. Tüm bunların yanında öğrenciler etkileşimin öneminin farkına varmalıdırlar. Etkileşim, eleştirel düşünmeyi geliştiren, başarıya ulaştıran önemli bir belirleyicidir. Öğrencilerin çatışma kültüründen uzak, uzlaşı kültürünü benimsemiş, fikirleri sorgulama süzgecinden geçirmeden kabul etmeyen bir karaktere sahip olmaları için çalışılmalıdır.

Cüceloğlu bir bireyin kendini geliştirerek eleştirel düşünmeye ulaşabilmesi için aşağıda belirtilen üç temel adımı atması gerektiğini ifade etmiştir.

  • Birey, kendi düşünce sürecinin bilincinde olmalıdır. Düşünceyi kendi başına olan, insan denetiminin dışında bir süreç olarak kabul etmek yerine, düşünce sürecinin bilincine varmalı ve buna bilinçli olarak yön verebileceğini bilmelidir.
  • Birey, başkalarının düşünce süreçlerini inceleyebilmeli ve çıkarımlarda bulanabilmelidir. Başkalarının düşünce süreçlerini inceleyebilen birey, kendi düşünce süreçleri ile karşısındakinin düşünce süreçlerini karşılaştırma olanağına kavuşur. Karşısındakinin kullandığı düşünce stratejilerini ve sonuca ulaşmak için kullandığı adımları inceleyen kişi, kendinin daha etkili düşünmesine olanak sağlar. Bu yaklaşım, kişinin kendi kalıplarının bilincinde olmasını ve onların dışına çıkarak yeni görüşlere kendini açık tutmasını gerektirir.
  • Birey, eleştirel düşünmeyi günlük yaşamında uygulayabilmelidir. Uygulama olmadan, eleştirel düşünme alışkanlığı elde edilmesi çok zor, hatta imkânsızdır. Eleştirel düşünmeyi sürekli uygulayan kişi, eleştirel düşünmeyi zamanla alışkanlık hâline getirerek işlevsel bir beceri hâline dönüştürmektedir.

Buradan hareketle, eleştirel düşünmenin bireydeki gelişimi için, öncelikle bireyin üst biliş süreçlerinin etkili olarak işe koşulması, bireyin iyi bir gözlemci olması ve geliştirdiği eleştirel düşünme potansiyelini yaşama aktararak süreklilik sağlaması beklenmektedir. Bu sürekliliğin sağlanmasında en etkili çıktılardan biri entelektüel gelişimdir. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri paralelinde, entelektüel gelişimleri incelendiğinde, eleştirel düşünmenin önemi tekrar öne çıkmaktadır. Entelektüel gelişim, eleştirel düşünme kapsamında dört aşamada ele alınmaktadır. Birinci aşamada, eleştirel düşünce becerisi gelişmemiş öğrenciler otoriteye bağımlı olarak kalmaktadırlar. “Doğru cevabı otorite bilir.” düşüncesiyle olaylara yaklaşmaktadırlar. Değerlendirmeler, mevcut referansları doğrultusunda dikkate alınarak doğru veya yanlış olarak yansımaktadır. Farklı görüşlere hoşgörüleri çok sınırlı; empati düzeyleri zayıftır. İkinci aşamada, otoritenin bağımlılığından biraz kurtulan öğrenciler, farklı fikirlere saygı göstermeye başlarlar. Farklı düşünceleri kabul ederler. Fakat farklı düşünceleri de eleştirmeden, sorgulamadan kabul ya da ret etme durumu devam etmektedir. Sadece farklı düşüncelerinin varlığına saygı ön plana çıkmaktadır. Bu öğrencilerin sorgulama becerileri, eğilimleri ve alışkanlıkları geliştirilmeye çalışılmalıdır. Öğrencileri düşündürdüğümüz zaman, eleştirel düşünme becerileri de gelişmeye başlamaktadır. Üçüncü aşamada, öğrenciler doğruların ait oldukları referans noktalarına göre oluştuğunun bilincindedir. Her bilim alanının kendisine özgü yapısının olduğunun farkındadır. Farklı düşüncelere saygının yanında, farklı düşüncelerin de doğru olabileceği durumunu benimserler. Bu öğrencilere, farklı düşünceleri de, kendi bağlamları içinde bile olsa, sorgulanma ihtiyaçları olduğu kazandırılmalıdır. Dördüncü aşamada olan öğrenciler, eleştirel düşünme becerisi gelişmiş öğrencilerdir. Farklı görüşleri zaman ve mekân bağlamında, farklı koşullar altında değerlendirebilirler. Nasıl düşüneceğini bilirler. Düşünceleri sadece eleştirme süreci ile sonuçlandırmaz, geliştirmeyi de hedeflerler. Kişilere ve olaylara takılmadan, düşünceleri değerlendirebilirler. Her alanın farklı değer sisteminin olduğunun bilincindedir. Bunları kendi değer sistemi ile bağdaştırabilirler. Sistematik düşünürler.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Osman Yılmaz KARTAL

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*