Eleştirel Düşünme ve Epistemoloji İlişkisi

felsefe Nedir

Epistemolojik inançlar ile eleştirel düşünme arasında ilişkiler mevcuttur. Üst düzey epistemolojik inançlara sahip olanlar, üst düzey düşünmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Dolayısıyla, eleştirel düşünme, bireylerin epistemolojik inançlarını değiştirmektedir.

Epistemoloji, bilgi ve bilmenin doğası konusundaki çalışmalara gönderme yapmaktadır. Epistemolojik inançlar bilme hakkındaki inançlara (bireylerin “bilgi”nin ne olduğu, “bilgi”nin nasıl kazanılacağı, kesinlik-doğruluk derecesi ve bilgiyi tanımlayan sınırlılıklar ve kriterler hakkındaki görüşlerine) gönderme yapmaktadır. Dolayısıyla, epistemoloji, bireylerin eleştirel düşünme beceri, eğilim ve alışkanlıklarını doğrudan etkileyen bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu açıdan dikkate alındığında, epistemolojik gelişimin, eleştirel düşünmeyle paralel yansıdığı anlaşılmaktadır. Epistemolojik gelişim dört ana aşama altında ele alınmaktadır. Bu aşamalar ikililik, çokluk, görecelilik ve bağlı görecelilik olarak ifade edilmektedir. Genellikle ikililik kavramı, bilgiyi sadece doğru ya da yanlış olarak görenlere atfedilir. Onlar için bilme, bilginin o konudaki otoritelerden elde edilerek kazanılmasıdır. Çokluk kavramı, bilgi hakkındaki belirsizliği kabul etmek, şüphe etmek ve otoritenin her şeyi bilemeyeceğini tanımak olarak ifade edilmektedir.

Görecelilik aşamasında ise, bireyler bilginin kesin olmadığını kabul ederler ve bilmenin bireyin kendi bakış açısıyla değerlendirmesi koşuluna bağlı olduğunu kabul ederler. Son aşama olan bağlı görecelilikte bireyler belirli durumlara göre bilgiyi yapılandırmaktadırlar. Bireyler kesin ve mutlak kanıtlara sahip değildir. Bu aşamalar dikkate alındığında, dördüncü aşamaya doğru, eleştirel düşünmeye olan ihtiyaç daha da hissedilmektedir. Bireyler, olgulara bağlı olan düşüncelerin zaman ve mekân bağlamında farklılaşabileceğini ve dolayısıyla da kesin doğruların olamayacağını; zaman ve mekâna bağlı olarak yorumlanabilecek geçerli doğruların da etkili ve dinamik bir sorgulama süreci ile sağlanabileceğini bilmelidirler.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Osman Yılmaz KARTAL

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*