Eleştirel Düşünme Eğitiminde Öğretmen

felsefe Nedir

Eleştirel düşünme becerilerinin öğretilmesinde ve davranışa yansıtılmasında en önemli faktörlerden birisi öğretmendir.

Öğretim sürecinin diğer paydaşlarından, metinler, çalışma kitapları, önceden düzenlenmiş planlar, etkinlikler vb. destek olabilmektedir. Fakat düşünme becerilerini geliştirmede tek başlarına yetersizdirler. En etkin öğretim, konu ve düşünme süreçlerinde bilgili, sürekli olarak düşünme ile ilgili beceri ve davranışları sergileyen ve öğrencilerin öğrenme süreçlerinde sistematik ve dikkatli düşünebilme beklentisi olan öğretmenlerden çıkmaktadır.

Bu nedenle eleştirel düşünme becerilerinin öğretiminde iyi yetiştirilmiş öğretmenlerin özel bir yeri vardır. Eğitim araştırmaları incelendiğinde, okulların eleştirel düşünen bireyler yetiştirme amacının önündeki en büyük engelin, öğretmenlerin eleştirel düşünme bilgi ve becerisinden yoksun olmasının geldiği görülmektedir. Okulların, iyi sorgulayan, daha fazla katılımcı olan, tartışmalara daha açık olan, tahminleri ve öncelikleri belirleyen, alternatifler arayan, çeşitli görüşlerden anlam çıkaran öğrenciler yetiştirilebilmesi için öncelikle eğitim programlarının uygulayıcısı öğretmenleri, bu yeterlilikleri kazanacak şekilde yetiştirmek gerekmektedir.

Eğitim programları aracılığıyla eleştirel düşünmeyi öğretmenin en önemli araçlarından biri, öğrencileri ders için istekli hâle getirmektir. Öğrencilerin yeterli motivasyonunu sağlayamayan öğretmen, eleştirel düşünme eğitimini başarısızlığa sürüklemektedir. Bu nedenle, bireysel farklılıklardan hareketle, her öğrencinin motivasyon araçları belirlenerek, eleştirel düşünmeye duyuşsal açıdan hazır hâle getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, öğretmenin eleştirel düşünmedeki tek görevi, bilişsel gelişim ve beceri gelişimi sağlamanın yanı sıra, bunun için öğrencileri tanıyarak, olumlu tutum geliştirmelerini sağlamaktır.

Öğretmen, öğrencilerin kendisine aşırı bağımlı olmalarının önüne geçmelidir. Bu, eleştirel düşünmeyi olumsuz yönde etkileyen en önemli etmenlerden biridir. Bu davranışla öğretmenler, her yaştaki öğrencinin sorumluluk duygusunun gelişmesini sağlamaktan öte, aşırı bir denetimle onlara (öğrencilere) güvenilmeyeceğini ve hiçbir zaman sorumluluk alamayacakları duygusunu yaratırlar. Böylece okullar, bağımsızlığı destekleyecekleri yerde, öğrencilerin öğretmenlerine bağımlılıklarını güçlendirerek onları düşünemez hâle getirirler. Öğrenciler, kendi düşünsel ve davranışsal özgürlük alanlarının farkında olmalı ve bu alan üzerinde etkin olmalıdırlar. Öğretmenler, öğrencilerin bu özgürlük alanı ile ilgili farkındalıklarını geliştirmeli ve davranışa yansımasına çalışmalıdırlar.

Öğretmenin sınıftaki temel görevi, etkili bir öğrenme için gerekli sınıf koşullarını oluşturmaktır. Bunlardan biri de sınıftaki duygusal havadır. Sınıfın havası, özellikle, ilişkilerde gözlenebilir. Bu hava gergin, resmî, otoriter olabileceği gibi, samimi, sıcak ve demokratik de olabilir. Eleştirel düşünme eğitimi için, mekanik bir ortamdan çok daha organik, yani daha doğal bir ortam oluşturmaya çalışılmalıdır. Öğretmen öğrencilerde iletişim sağlamaya çalışırken, onların yaptığı hatalardan çok, onların çabaları ve olumlu davranışları üzerinde odaklanmalıdır. Öğretmen, öğrencileri eleştirel düşünmeye özendirmeli ve bunun için de sınıfta öğrenciyi yargılamak yerine herkese eşit davranarak ve etkin bir dinleyici olarak onlara bağımsız bir ortam yaratmalıdır. Öğretmenin sınıfta öğrencilerini kendisine bağımlı kılacak şekilde davranması, onlara karşı düşük beklentiler içerisinde olması ve katı tutumlar sergilemesi eleştirel düşünmeyi engellemektedir.

Öğretmen, öğrencilerin bilgiye nasıl ulaşıp, bilgiyi nasıl yapılandıracakları ve kendi bilgilerini nasıl üretecekleri konusunda rehber olmalıdır. Öğrencilerin bu becerilerden yoksun olması, onların süreçten haz alamamalarına, zayıf ürünler meydana getirmelerine ve yanlış kararlar vermelerine neden olabilmektedir. Bu nedenle, öğrencilerin mümkün olduğunca erken yaşlarda başlayarak, olaylara sorgulayıcı, değerlendirmeci bir yaklaşımla bakması sağlanmalı ve bunun için de hemen hemen her kademedeki ve farklı dersleri veren öğretmenlerin gerekli donanımı sağlamalarına destek olunmalıdır.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Osman Yılmaz KARTAL

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*