Felsefe hakkında her şey…

Bilim felsefesi

13.11.2019
24.099
Bilim felsefesi

Bilim felsefesi genel anlamda; bilimin ne olduğu, bilimsel düşüncenin yapısı, bilimsel yöntemlerin işlevselliği, bilimsel sonuçların özellikleri, bilimin değeri ve bunlar gibi bilim hakkında sorulabilecek sorulara cevap arayan felsefi yaklaşımın adıdır. Kısasa bilim felsefesi, bilimin üstüne düşünmektir.

Bilim felsefesi gözleme, deneye dayalı bilim alanlarını ele alan felsefe disiplinidir. Bu bağlamda konuşursak gözleme ve deneye dayanmayan formel bilimleri ele alan matematik felsefesi gibi felsefe alanlarının bilim felsefesinin dışında kaldığını söylememiz gerekir.

Gözleme ve deneye dayalı bilim alanları bir yandan fizik, kimya, biyoloji gibi doğa bilimleri ya da daha bilinir adıyla fen bilimleri, öte yandan ise sosyoloji, psikoloji, tarih gibi sosyal bilimler ya da diğer adıyla insan bilimleridir. İşte bu bilimleri sahip oldukları ortak nitelikler çerçevesinde ele alan felsefi disipline genel bilim felsefesi; bilimleri tek tek kimya felsefesi, biyoloji felsefesi, arkeoloji felsefesi, psikoloji felsefesi biçimiyle konu edinen felsefi disipline de özel bilim felsefeleri adı verilir.

Bilim felsefesinin anlamını açıklamak onun konusunu, amacını ve yöntemini incelemekle gerçekleşir. Bilim felsefesinin konusu bilimin kendisidir. Bilim felsefesinin amacı, konusu olan bilimin ne olduğunu araştırıp ortaya koymaktır. Bunlar bilimin kendi işlevi değil, bilim felsefesinin görevidir. Bilim felsefesinin yöntemi ise bir yandan mantıksal çözümleme öbür yandan bilim tarihinin verilerinden yararlanmadır.

Sonuç olarak bilim felsefesi; bilimin ne olduğunu, bilimsel kuramların özgül yapısını, bilimsel bilginin epistemolojik statüsünü, bilimsel yöntemlerin anlamlarını, bilimsel bilginin nesnesini, bilimin gelişiminin anlamını ve en genel anlamda bütün bilimin konumu, gelişimi ve iç yapısını değerlendiren, bunu kuramsal düzlemde ortaya koymaya çalışan felsefi disiplindir.

Bilim felsefesinin doğuşunda, özellikle doğa bilimleri alanında 19. yüzyılın sonlarından itibaren yaşanan büyük değişimler çok etkili olmuştur. Yine, bilim ve teknolojinin, etkisini kültürün bütün alanları üzerinde hissettiren yayılımı da bilimi felsefe yoluyla anlama ve değerlendirmenin zorunluluğunu hissettiren bir başka etken olmuştur.

FELSEFE – BİLİM BAĞI

Felsefenin ilk çağında felsefeye katkı sağlayan düşünürler, o dönemin felsefi düşünsel yapısını, bizim şimdiki zamanda anladığımız bilimsel düşünsel yapıya benzer nitelikte görmekteydiler. Yani onlar felsefeyi, doğanın bilgisine ulaşabilmeye yarayan bir araç olarak kabul etmekteydiler. Mesela Demokritos, yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce günümüzdeki atom anlayışının ilk düşünsel yapısını ortaya koymuştur.

Bu bağlamda, var olan bir şeyin sonsuza kadar bölünemeyeceğini; çünkü sonsuza kadar bölünen bir şeyin en son kertede herhangi bir büyüklük meydana getiremeyeceğini belirterek bu bölünmenin bir yerde durması gerektiğini vurgulamış ve bölünen şeyin en son kertede artık bölünemez bir halinin mevcut bulunması gerektiğini belirtmiştir. Demokritos’un bu tanımı da şimdiki kaynaklarda bahsedilen atom parçacığına yaklaşık bir anlam taşımaktadır.

Felsefe, İlk Çağ boyunca bizim bugün bilimden anladığımız şeyden daha farklı biçimde anlaşılmamıştır. Sonuç olarak Aristoteles, bugün bağımsız bilimler olarak tanımlanan fizik, matematik ve astronomi gibi bilimleri sadece felsefenin birer dalı olarak görmüş ve tanımlamıştır. Hatta Newton, bilimsel görüşlerini kaleme aldığı kitabına, “Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri” ismini vermiştir. Yani Newton bile felsefe ile bilimi ayırmamıştır. Felsefe ile bilim arasındaki ciddi ayrım, 19. yüzyılda kesin olarak yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise felsefe ile bilim arasındaki ilişki, bu iki alan birbirinden ayrı birer alan olarak ele alınarak araştırılmaya devam etmektedir.

FELSEFENİN KONUSU OLARAK BİLİM

Felsefe evrende “var olan” her şeyi konu alır. Bir varlık alanı olarak bilim de felsefenin konuları arasındadır. Bilimi ve bilimsel bilgiyi konu alan felsefe dalına bilim felsefesi adını veriyoruz.

Bilim felsefesinin konusu bilimdir. Bilimin yapısını, doğasını, bilimsel kuramlarla gerçeklik arasındaki ilişkiyi, ilkelerini, ana kavramlarını ve bilimde yöntem problemini inceler. Kısaca söylersek, bilim felsefesi, bilimle ilgili sorular sorarak bilim üzerine felsefe yapar. Şunu da belirtmemiz gerekir, bilim felsefesi bilimsel bilgiyi, kuram düzeyine gelmiş bilgiyi ele alır.

Bilim felsefesi ile “bilimsel felsefe”yi birbirine karıştırmamak gerekir. Bilim felsefesi önceki paragrafta belirtildiği gibi bilimin konusunu, ulaştığı sonuçları ve yöntemini sorgularken; bilimsel felsefe, bilimin hızlı ve başarılı sonuçlar elde etmesinden esinlenerek bilimsel düşünüş biçimini felsefeye uygulamak ister. Bilimsel felsefeyi savunanlara göre felsefe de bilimsel sistem kadar doğru, kesin ve sağlam bilgiye sahip olabilir. Bu görüşü savunan düşünürlerden biri Alman filozof Hans Reichenbach’tır. Ona göre felsefe spekülasyonlardan arınarak bilimler gibi kesin, doğru ve genel sonuçlara ulaşabilir.

“Bilim felsefesinin konusu, bilim üstüne düşünmektir.”

Bilimi oluşturan kavram ve önermelerin yapısını, bilimin yöntemini ele alır inceler, sorgular. Bilim, bilimsel yöntemle elde edilen sistemli bilgiler bütünüdür. Bilimsel yöntem, bilimsel bilgi elde etmede izlenen sistemli yoldur. Bilimsel yöntemin belirli aşamaları vardır. Bunlar, araştırma konusunun saptanması ve gözlem, hipotez, deney (sosyal bilimlerde deneyleme, gözlem), kuram ve yasa aşamalarıdır.

Bilim felsefesinin temel soruları şöyle sıralanabilir:

  • Bilim nedir?
  • Bilimsel yöntem nedir?
  • Bilimin değeri nedir?

Konu başlıkları

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...