Felsefe hakkında her şey…

Frankfurt Okulu

15.11.2019
13.656
Frankfurt Okulu

Frankfurt Okulu, Almanya’da 1923 yılında kurulan ve sosyoloji, siyaset bilim, psikanaliz, tarih, estetik, felsefe, müzikoloji gibi farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren Toplumsal Araştırma Enstitüsü’nün bir düşünce akımı olarak ifade edilmesidir. Frankfurt Okulu anlayışının genel yaklaşım biçimi Eleştirel Teori olarak adlandırılmaktadır.

Frankfurt Okulu, Almanya’da birkaç düşünür tarafından kurulmuş ve ismini Frankfurt Üniversitesinde kurulan “Toplumsal Araştırma Merkezi”nden almıştır. Okulun içindeki isimlerin hepsi Yahudi orta sınıfına ait varlıklı ailelerin çocuklarıdır.

Üç Şubat 1923’te Almanya’da Frankfurt Üniversitesine bağlı olarak kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü 1960’larda kısaca Frankfurt Okulu olarak anılmaya başlanmıştır. Bu okulun üyeleri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde faşizm, otoriterlik, bürokrasi, sanat ve popüler kültür gibi konularda önemli çalışmalar yapmışlardır.

Farklı ilgi ve çalışma alanları olsa da Frankfurt Okulu temsilcilerini birbirlerine bağlayan nokta, insan özgürlüğüyle ve özgürlüğün modern dünyada farklı tahakküm ve toplumsal baskı biçimleriyle nasıl sınırlandırıldığıyla ilgilenmeleridir.

Bu okulun önde gelen üç ismi Theodor Adorno, Max Horkheimer ve Herbert Marcuse’dür.

Düşünce tarihinde Okul terimi birbiriyle ilişkili iki ayrı anlam içerir. Bunlardan ilki, içinde eğitim ve öğretimin gerçekleştiği kuruma karşılık gelir. İkincisi ise belirli bir iç bütünlüğü olan bir akımı veya geleneği belirtir. Frankfurt Okulu dendiğinde de bu iki anlamın birlikteliğinden söz edilebilir. Çünkü Frankfurt Okulu hem çağın en önemli düşünce akımlarından biri hem de -eğitim ve öğretim ağırlıklı olmasa da- araştırma ağırlıklı bir kurumsal yapıya sahip olmuştur (Dellaloğlu, 2003, s.15).

Ancak Frankfurt Okulu üyelerinin çalışmaları her zaman birbirine bağlı ya da tamamlayıcı değildir. Bu okuldan meşru bir şekilde söz edilebilmesi yalnızca Adorno, Horkheimer, Marcuse ve Fromm’un çalışmalarına referansla mümkündür. Kaldı ki bu isimler arasında da oldukça temel görüş farklılıkları vardır (Held, 1991, s.247).

FRANKFURT OKULU’NUN KURULUŞU

Daha çok Eleştirel Teori olarak bilinen Frankfurt Okulu, dünya çapında birçok üniversiteye yayılmış felsefi ve sosyolojik bir harekettir. Başlangıçta Almanya’nın Frankfurt kentindeki Goethe Üniversitesine bağlı bir enstitü olan Toplumsal Araştırma Entitüsünde (Institut für Sozialforschung) faaliyet göstermiştir.

Enstitü 1923 yılında Felix Weil’in yaptığı bağış sayesinde Almanya’da Marksist çalışmaları geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu nedenle enstitünün kurucusu olarak Felix Weil kabul edilmektedir. Fakat Weil kuruluş aşamasında bir doktora öğrencisidir ve diğer arkadaşları arasında da bir profesör bulunmaması nedeniyle Carl Grünberg (1861-1940) Frankfurt’a davet edilmiş ve enstitünün kurucu müdürü olmuştur.

Nazilerin 1933’ten sonra kapanmaya zorlamasıyla Enstitü Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınarak New York’taki Columbia Üniversitesinde misafir edilmeye başlanmıştır.

Felix Weil, Frankfurt Okulu'nun kurucusudur.

Felix Weil, Frankfurt Okulu’nun kurucusudur.

Friedrich Pollock, Leo Löventhal, Thedor W. Adorno, Max Horkheimer, Herbert Marcuse, Franz Neumann, Eric Fromm ve Jurgen Habermas Enstitünün önemli üyeleri arasındadır. Ancak daha dar anlamıyla Frankfurt Okulu denildiğinde, “Frankfurt Okulu kuramcılarına göre” şeklinde genelleme yapıldığında büyük ölçüde Adorno, Horkheimer ve Marcuse akla gelmelidir.

Yine de Frankfurt Okulu’nun bir bütün oluşturmadığını belirtmek gerekir. Bu ad altında bir biçimde toplanabilecek düşünce geleneği iki kola ayrılmıştır:

  1. 1923’de Frankfurt’ta kurulan, 1933’te sürgün edilen, bundan kısa bir süre sonra Amerika’ya yerleşen ve 1950’li yılların başlarında Frankfurt’ta yeniden kurulan “Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü” etrafında toplanan Horkheimer, Adorno, Marcuse, Löwenthal, Benjamin, Neumann ve Fromm gibi isimleri içeren kol.
  2. Jurgen Habermas’ın felsefe ve sosyoloji alanlarındaki, eleştirel kuram kavramını yeniden şekillendiren yakın dönem çalışmalarından oluşan kol (Held, 1991, s.247).

Eleştirel yöntemin akademik etkisi çok geniş bir alana yayılmıştır. Okulun temel konularından ve felsefi uğraşlarından bazıları modernitenin ve kapitalist toplumun eleştirisini, toplumsal özgürleşmenin tanımını ve toplumsal patolojilerin tespitini içerir. Eleştirel Teori, Marksist felsefenin metalaştırma, şeyleştirme, fetişleştirme ve kitle kültürü eleştirisi gibi bazı temel ekonomik ve siyasi kavramlarına ilişkin özel bir yorum sunmaktadır.

İlk kuşaktan sonra Jürgen Habermas ile 1970’lerden itibaren ikinci bir kuşak başlamış, Habermas diğer özelliklerinin yanı sıra kıtasal ve analitik gelenekler arasında bir bağ kurulmasına katkıda bulunmuştur. Habermas ile birlikte Frankfurt Okulu küreselleşerek diğer Avrupa akademik çevreleri ve disiplinlerindeki metodolojik yaklaşımları etkilemiştir. Bu aşamada, Habermas’ın çağdaşı bir filozof olan Richard Bernstein, Eleştirel Teori‘nin araştırma gündemini sahiplenmiş ve New York’taki New School for Social Research’ten başlayarak teorinin Amerikan üniversitelerindeki gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.

FRANKFURT OKULU FİLOZOFLARI

İLGİLİ KONULAR:

Dış kaynaklar:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...