Nihilizm (Hiççilik) Nedir, Ne Demektir?

Nihilizm nedir?

Alm. Nihilismus, Fr. nihilisme, İng. nihilism, Lat. nihil = hiç, es. t. ademiyum mezhebi. Felsefede nihilizm, hiçbir şeyin var olmadığını, hiçbir şeyin bilinemeyeceğini savunan görüştür.

Nihilizm hem bilgi felsefesiyle hem değerler felsefesiyle hem de varlık felsefesiyle ilgili bir öğretidir. Nihilizm öğretisi, bilgi felsefesinde her tür bilginin bir aldanma olduğunu, bilginin olmadığını; değerler felsefesinde insan eylemlerini belirleyen değerlerin olmadığını; varlık felsefesinde ise hiçbir şeyin var olmadığını savunur.

Hiççilik ya da nihilizm veya yokçuluk; 19. yüzyıl ortalarında Rusya’da, özellikle genç entelektüel kesim arasında taraftar bularak yükselen ve bu nedenle kendine büyük felsefi akımlar arasında yer edinen bir felsefî yaklaşımdır. Latincede “hiç” anlamına gelen “nihil” sözcüğünden türetilen nihilizm, günümüzde birçok spesifik alt dala ayrılmakla beraber en popüler tanımıyla, her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüştür. Nihilistler Tanrı’nın varlığını, iradenin özgürlüğünü, bilginin imkânını, ahlakı ve tarihin mutlu sonunu reddederler.

Nihilizm; metafizik ve ahlaki güçleri yok sayan, mevcut olan değerlere ve düzene karşı çıkan, hiçbir iradeye boyun eğmeyen görüşlerin genel adıdır aynı zamanda. Nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri reddetme şeklinde ortaya çıkmıştır. Her türlü bilgi imkânını reddeder ve hiçbir doğru, genel geçer bilginin olamayacağını savunur. Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.

Nihilizm temelde yararcılığı ve bilimsel usçuluğu savunur. Toplumsal bilimleri ve klasik felsefe sistemlerini bütünüyle reddeder. Yalın olgucu ve maddeci bir tutumla yerleşik toplumsal düzene baş kaldırmayı temsil eder; devlet, din ya da aile otoritesine karşı çıkar. Yalnızca bilimsel doğruları temel aldığı düşünülse de nihilizm, bilimin toplumsal sorunlarının üstesinden gelemeyeceğini de kabul etmektedir.

Nihilist düşünce Friedrich Nietzsche,Ludwig Andreas FeuerbachHenry Thomas BuckleMax StirnerAlbert CamusArthur SchopenhauerJean-Paul Sartre ve Herbert Spencer gibi düşünürlerin etkisinde kalmıştır. İnsanın beden ve ruhtan oluşan dualist bir yapısı olduğunu reddettiği için dinlerin şiddetli tepkisine yol açmıştır.

Nihilizmin en büyük temsilcisi olarak kabul edilen Friedrich Nietzsche, Schopenhauer’ın nihilist felsefesi ile yola çıkmıştır. Ancak ona göre, nihilizm yanlış ve eksik anlaşılmaktaydı. Nietzsche zamanla nihilizmi yeniden temellendirdi. Ona göre nihilizmin en eksik yanı, yaşamı olumsuzlamasıydı. Nietzsche, “yanlış nihilizm”i yaşayanları kitaplarında sıklıkla “pesimistler” olarak tanımladı. Ona göre bu pesimizmin aşılması gerekmektedir. Gerçek bir güç felsefesi için, yaşamı kesinlikle olumlayan bir felsefe gerekmektedir. Yaşamın değeri anlaşılmalı ve bu değer yüceltilmelidir.

Nietzsche, modern insanın benimsediği değerlerin geleneksel dayanaklarının çöktüğünü söyler. Bu nedenle eski değerler bırakılıp bütün değerler yeniden kurulmalıdır. Bunu yapacak olan da güç istenci ile üstün insandır. İnsan değer yaratabildiği ölçüde üstün insan olarak özgürdür.

Ona göre insanlar güçlüler ve zayıflar diye ikiye ayrılırlar. Egemen ahlakı belirleyen şey, bireyin güçlü veya zayıf olması durumudur. Mevcut ahlak sistemini zayıf insanlar oluşturmuştur ve bu ahlak sistemi, köle ahlakıdır. Köle ahlakı insanların zayıflıklarını ön plana çıkaran, yaşam gücünün eksilmesine sebep olan ahlaktır. Köleler, gerçek yaşamdaki güçsüzlüklerini unutmak için, bir ideale veya bir kurmaca Tanrı’ya gerek duyarlar. Bu ahlakın karşısında güçlü insanların oluşturduğu efendi ahlakı vardır. Efendi ahlakı güç istenciyle oluşan üstün insan ahlakıdır. Üstün insan çağının her türlü kokuşmuş değerlerini reddeden, kendisini aşmış ve yeni değerler oluşturabilme gücüne sahip insandır. Kendi değerini kendisi oluşturabilen insan kendi ahlakını kendi oluşturur. Bu nedenle evrensel ahlak anlayışı olamaz.

Güç İstenci adlı kitabında belirttiği üzere Nietzsche, nihilizmi sonuna kadar yaşamış ve onu aşmıştır. Ona göre nihilizm, aşılması gereken bir şeydir. Peki, Nihilizm nasıl aşılır? Bu soruya Nietzsche tarafından verilen cevap şöyledir: “Bizler doğadaki tüm ahlakı reddetmiyoruz, ahlakın evrensel olduğunu iddiasını reddediyoruz ve bir ahlak kuralını reddederken veya kabul ederken onun hayatı geliştirici mi yoksa engelleyici mi olduğuna bakıyoruz.”

Heidegger ise nihilizmi Batı düşüncesini oluşturan öğelerden biri olarak görür. Bu görüş, değeri ve “var olan”ı tanımlamak için gerçekte, varlık sorusunu sormayı kendine yasaklar. Gorgias ise nihilizmin agnostik yönüne vurgu yaparak hiçbir şeyin var olmadığını, var olsa da bu şeylerin asla bilinemeyeceğini, bilinseler de başkalarına aktarılamayacağını dile getirmiştir. Bir sofist olan Gorgias’ın verdiği bu örnekten de anlaşılacağı üzere sofistler varlığın bilinemeyeceği şeklindeki görüşlerini, dil ve duyum sorunuyla açıklarlar. Onlara göre düşüncelerimizi aktarmada kullandığımız, sembollerden oluşan dil güvenilir değildir. İnsanlar arasında dil aracılığı ile kurulan iletişim tam değil görecelidir. Duyum ve algıya dayanan bilgiler de görecelidir. O hâlde onlara göre varlıklar üzerinde ortak bir anlam da olmayacaktır.

Nihilizm, hiççilik olarak da bilinir. 19. yüzyılda Rusya’da Çarl II. Alexander’ın hükümdarlığının ilk yıllarında ortaya çıkan, şüpheci temellere dayalı felsefe anlayışıdır. Ortaçağ’da bazı heretiklere yakıştırılan bu terim, Rus Edebiyatı’nda ilk kez Nedejin’in bir makalesinde Puşkin için kullanıldı. Katkov ise Nihilizm (Hiççilik)in ahlaki ilkelerin tümünü yadsıması nedeniyle toplumu tehdit ettiğini ileri sürmüştür. Nihilist Bazarov, bu terimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Zamanla 1860’ların ve 1870’lerin nihilistleri, geleneklere ve toplumsal düzene başkaldıran, düzensiz, dağınık, bakımsız, inatçı kişiler olarak görülmeye başlandı. Bundan sonra da Alexander’ın öldürülmesi ve mutlakiyetçiliğe karşı yeraltı örgütlerinin başvurduğu siyasi terörler birlikte anılır.

Nihilizm (Hiççilik), temelde estetizmin bütün biçimlerini yadsıyor, yararcılığı ve bilimsel usçuluğu savunuyordu. Toplumsal bilimleri ve klasik felsefe sistemlerini bütünü ile reddediyordu. Yalın olgucu ve maddeci bir tutumla, yerleşik toplumsal düzene başkaldırıyı temsil ediyor; devlet, kilise ya da aile otoritesine karşı çıkıyordu. Yalnızca bilimsel doğruları temel alıyor, ancak bilimin bütün toplumsal sorunların üstesinden gelebileceğini ve bütün kötülüklerin cehaletten kaynaklandığını kabul ediyordu.

a. Var olan görüşlere, değerlere, düzene karşı çıkan;

b. Hiçbir değer tanımayan görüşlere verilen ad.

Şu biçimleri vardır:

1. (Kuramsal alanda) Her türlü bilgi olanağını yadsıyan, sorunsal olmayan ve kendisinden kuşkulanılmayan hiç bir şeyin olmadığını öne süren görüş (= eleştirici ve kuşkucu hiççilik).

2. Ahlak alanında Ahlak kurallarını ve değerlerini tanımayan görüş.

3. (Siyasa alanında)

a. Yeni bir toplum düzeni kurmak isteğiyle eski, yerleşik düzeni bütünüyle yadsıyan görüş.

b. Her türlü siyasal düzeni yadsıyan, toplumun birey üzerinde hiç bir baskısını kabul etmeyen görüş; bu biçimi anarşizm ve salt bireycilikle birleşir.

Lütfen Bunları da İrdeleyiniz:

– Nihilizmde insan nerededir?

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

2 Comments

  1. Madem hiçbir şeyin varlığını kabul etmiyor bu durumda kendisi de yoktur. Haliyle nihilizm yani hiçcilik diye bir düşüncede yoktur. Doğru mu anladım?

    • yanlis anlamışsin dostum .. 1000 bin yıl düşün her yil 100 insan doğuyor .. 100000 bin insan her 1 tanesi 999.999 içinde sen bir bireysin ve geçmişteki insanlar öldü onlarda bencilik ben ben diyerek yaşadılar .. kısaca varoluşun bir amacı yok ve olmayacak sen 20 yaşındasın 40 sene sonra öleceksin ve unutulacaksin hic olcaksin .. adam diyor ki köle olarak yaşamak zorunda kalan bir toplumda önüme din siyaset devlet ırk vs koyup yaşamamı kısıtliyor 60 sene sadece kölesin alışveriş yapıp karnını doyurma karşılığı calismak zorundasin ama hayaller vaadi ile araba ev derken ömür bitiyor .. hiç uğruna hiç oluyorsun .. ne yapmam lazım dersen tüm aklını kenara koy hayalini ve umutlarını kenara koy ve 1 yıl ben demeden toplumda yaşa hiç ol yani başkalarıyla kiyaslama kıskanma bencil olma yok olmayı dene .. çalış kazandığını biriktir ve patron ol ..

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*