Anarşizm Nedir, Ne Demektir?

Anarşizm Nedir?
Anarşizm Nedir?

Anarşizm nedir sorusunu şöyle yanıtlamak mümkündür: Anarşizm, Hangi şekilde olursa olsun otorite ve düzenin gereksiz olduğunu ileri süren siyasal doktrin veya akımdır. Anarşizm toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.

ANARŞİZM NEDİR?

Eski Yunancada “-in yokluğu” ya da “-in olmaması” anlamlarını veren “a-” ön eki ve “yönetici” anlamını veren “archos” sözcüklerinin birleşiminden oluşan “anarşi” sözcüğü, genel olarak “güç yokluğu”, “yönetimin olmaması” anlamına gelir. Anarşizm, bireyin toptan özgürlüğünü, devlet kurumunun yokluğunda da insanların bir toplum düzeni, üstelik daha adaletli ve özgürlükçü bir toplum düzeni kurabileceğini savunan bir ideolojidir.

Bu görüşe göre insan özü itibariyle iyidir, bu durumun devam edebilmesi için insanın özgür olması gerekir. Ahlak kuralları, devlet ve hukuk kuralları insanın özgürlüğünü kısıtlar. Bu da insanın iyi olabilmesine engeldir. İnsan kendini bunların olmadığı dünyada daha iyi gerçekleştirir. Bu nedenle her türlü kuralı, yasayı reddetmek gerekir.

Anarşizm özel mülkiyeti ve otoriteyi kabul etmez. Bu anlayış da tıpkı egoizm gibi herkesin kendi yararına, çıkarına göre hareket ettiğini ve herkesin çıkarlarının bir olamayacağı için, evrensel ahlak yasasının da olmadığı savunur. Esas itibariyle anarşizm, devlete düşmanlık şeklinde ortaya çıkmışsa da dinî otoriteye karşı olmasıyla da ilgi çekmiştir.

ANARŞİZMİN TÜRLERİ

Anarşizm insan hayatında iş birliği ve karşılıklı yardımlaşmanın imkân dâhilinde olduğunu savunarak zorla iş birliğine yahut dışsal zorlama tehdidine cephe almıştır. Anarşizmi genel olarak devlet karşısında bir görüş olarak kabul etsek de anarşizm kendi içinde farklı kollara ayrılmıştır. Bireyci anarşizm, maddî araçların mülkiyetini herkese tanırken, komünist anarşizm, mülkiyetin gönüllü gruplarca yönetilmesini savunur.

Başlıca iki düstur üzerinde duran anarşizm, toplumun yönetime ihtiyacı olmadığını ve hiçbir yönetimin gerçekten ve bireylerin rızası alınmadıkça meşru olamayacağını savunur. İlk ciddi anarşistler hükûmetsiz bir toplum kurma düşüncesinde olan Proudhon gibi Fransız sendikalist teorisyenlerdi. Proudhon, devletin özel sektörden fazla güvenilecek tarafı olmadığını, mülkiyetin hırsızlık olduğunu, insanlığın ancak devlet istibdadının ve kapitalizmin sona erdirileceği gün özgürlüğe kavuşacağını savunmuştur.

Bununla birlikte anarşizm bir çok siyasî öğretiyi içinde barındırır. Bunun tipik örneği, sonunda devletin eriyip gideceğini savunan Marksizmdir.

Pierre-Joseph Proudhon, anarşizmin temsilcilerindendir.
Pierre-Joseph Proudhon, anarşizmin temsilcilerindendir.

ANARŞİZMİN DAYANAKLARI ve TEMEL SAYILTILARI

Teorik olarak anarşizm, özgürlüğün mutlak olduğu ve hiç kimsenin özgürce razı olmadıkça hiçbir otoriteye boyun eğmeye mecbur edilemeyeceği yolundaki ahlakî varsayıma dayalıdır. Uygulamasını el birliğiyle çalışma ve karşılıklı yardımlaşmaya adanmış gönüllü birlikleri örgütleme için elverişli bir dizi varsayımda arar. Bu varsayımlar, anarşizmin büyük ölçekli sanayinin gelişmediği bir ortamda geçerli olduğuna işaret eder.

Anarşizmin temel düşüncesi doğrudan demokrasi fikri ile sanayi birimlerinde doğrudan katılım fikrinin sıkı bir iş birliğini sergiler. Anarşizm, ferdi sınırlayan bütün güçlerin ortadan kaldırılmasını savunur.

Bu hareketler genellikle, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olması düşüncesini ifade eder.

Zorlayıcı kurumlara ve toplumsal bazlı hiyerarşilere karşı olmak anarşizmin asli ilkelerindendir ve ayrıca anarşizm gönüllülüğe dayanan bir toplumun nasıl işleyeceği konusunda olumlu bir görüşü ifade eder. Anarşist felsefeler arasında hatırı sayılır bir çeşitlilik vardır. Şiddetin anarşizmdeki yeri, ne tür bir ekonomik sistemin olması gerektiği, çevre ve endüstriyalizm hakkında sorular ve diğer hareketlerde anarşistlerin rolleri gibi farklı alanlarda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Anarşist akımlar bu nedenlerle birbirlerinden çok farklı ve hatta karşı olabilirler. Örneğin anarşist komünizmin yanı sıra Hıristiyan anarşizmi gibi anarşist akımlar da mevcuttur.

Haklarda eşitlik ve bireysel özgürlüklerin en geniş ölçüde tanınmasını idealize eden anarşizm ideolojisine yöneltilen eleştiriler, bu ideolojinin devletsizliğe ve otoritesizliğe yaptığı vurgu üzerinde yoğunlaşır. Bu eleştirilere göre, devlet olmasa bile zor kullanma çeşitli biçimlerde kendini göstermeye devam edecek, hatta kurumsal kısıtlamaların olmadığı bir ortamda bazı bireyler, büyük ölçüde çıkarlarını dayatacak baskıcı bir devleti ya da alternatif bir otoriter örgütü oluşturmaya elverişli miktarda kaynağı ele geçirme olanağına sahip olacaklardır (Yazıcı 2008, s. 180). Öyleyse, devletsiz bir toplumda böyle bir riskle karşı karşıya varolmaya çalışmak yerine, adaletli ve tüm bireylerin gereksinimlerini gözeten doyurucu ve kabul gören bir devlet oluşturmaya çalışmak daha yararlı sonuçları olacak bir tercihtir (a.y.).

Konu Başlıkları

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*