Felsefe hakkında her şey…

Materyalizm nedir? Maddecilik

13.11.2019
Materyalizm nedir? Maddecilik

Materyalizm, her şeyin yegâne sebebinin madde olduğunu, maddenin dışında zihinsel ve doğaüstü hiçbir gücün bulunmadığını kabul eden felsefi görüştür. Türkçede bu terime karşılık olarak maddecilik ve özdekçilik sözcükleri kullanılır. Bu görüşü benimseyen kişilere maddeci, özdekçi veya materyalist denir.

Metafizikte, nesnelerin var olmasında veya oluşumunda ideaların, zihinsel unsurların veya düşüncenin bir rolü olmadığını, maddenin zihinden bağımsız bir töz olduğunu savlayan felsefi görüşe materyalizm denir. Materyalizm, mantıken, idealizm’in tersidir.

Materyalizme göre her türlü gerçeklik, yalnızca nesnel (objektif) değil, ruhsal ve manevi olan gerçeklik de özünü ve temelini, maddede bulur. Maddeden başka hiçbir töz bulunmaz.

Materyalizm, maddecilik düşüncesini benimseyerek biricik varlığın madde olduğunu, madde dışında hiçbir töz’ün bulunmadığını, maddi ve manevi gerçekliğin, özünün ve temelinin maddede bulunduğunu, zihinsel ve doğaüstü hiçbir şeyin olmadığını, her şeyin hareket hâlindeki maddeyle veya madde ve enerji ile açıklanabileceğini, bütün niteliksel farklılıkların niceliksel farklılıklara indirgenebileceğini kabul eder.

Materyalizm ayrıca fizikalizm olarak da bilinir. Burada tek bir tözün, fiziksel tözün var olduğu savunulur. Materyalistler için en önemli sorun, zihinsel olayları tamamen fiziksel terimlerle açıklayabilme çabasıdır. Dolayısıyla materyalistler, çoğu kere zihnin, indirgemeci bir çözümlemesini vererek zihinsel durumları tamamen fiziksel süreçlerle açıklamak zorunda kalırlar.

Varlığın fiziki bir nitelik taşıdığını öne süren materyalizm, buna maddenin özünün hareket, enerjinin de gerçekliğin en temel kategorisi olduğu iddialarını ekler. Materyalizm, yaşamın da oldukça karmaşık fiziksel ve kimyasal süreçlerden başka hiçbir şey olmadığını savunur. “Zihin” ve “düşünme”, materyalizm açısından beynin bir faaliyetinden ibarettir. Başka bir deyişle materyalizm, indirgemeci bir görüştür; çünkü zihnin ayrı bir varlık türü meydana getirmediğini, dolayısıyla maddeye indirgenebileceğini iddia eder. O, hayat ve düşünce gibi karmaşık süreçlerin daha basit fiziksel ve kimyasal süreçler yoluyla tam olarak açıklanabileceğine inanır.

Materyalizm, varlığı veya dünyayı kendi içinde kapalı bir sistem olarak tasarlar; hatta onu bir makineye benzetir. Bu kapalı sistemde olup biten her şey kendisini doğuran fiziksel nedenler tarafından belirlenir. Yani, materyalizm evrende her şeyin belirlenmiş olduğunu, dolayısıyla rastlantıya yer bulunmadığını savunduğu için determinist bir görüştür.

MATERYALİZMİN TARİHSEL SERÜVENİ

Batı felsefesinde maddecilik geleneğinin başlangıcı Sokrates öncesi filozoflardan Demokritos ve öğretmeni Leukippos’a dayandırılır. Atomculuğun da ilk biçimini ortaya atan bu filozoflara göre, bütün evren daha fazla bölünemeyecek, katı, tek başına var olan küçük parçalardan (atomlardan) oluşuyordu. Dünyadaki her olay, bu atomların birbirleriyle etkileşiminin yarattığı süreçlerden kaynaklanıyor, algı ve bilgi de bu parçacıkların insanların organları üzerindeki etkilerinden doğuyordu.

İlgili konu: Atomculuk nedir?

Eski Yunan ve Latin sonrası dönemde, Hıristiyanlığın etkisiyle maddecilik hemen tümüyle bir yana atıldı. Yeni Çağ’da çeşitli bilimlerde ulaşılan somut sonuçlar, felsefede de maddeciliğin yeniden doğmasına yol açtı. 17. yüzyılda, İngiltere’de Thomas Hobbes ve Fransa’da Pierre Gassendi, eski atomculardan da esinlenerek, maddi temeller üzerine kurulu bir dünya görüşünü işlediler.

Gassendi deneyimle elde edilen olguları açıklarken modern bilimlerin yöntemlerini kullandı. Hobbes ise duyumların beyinde oluşan maddi hareketler olduğunu ileri sürdü.

Materyalizm 19. yüzyılda doğa bilimlerindeki önemli gelişmeler sonucu yeniden güçlendi. Özellikle Darwin’in biyolojide yarattığı devrim, doğal düzene ilişkin görünürdeki kanıtların tümüyle nedensel nedenlere dayanarak açıklanabileceğini gösterdi.

20. yüzyılda modern fizikte görülen devrim niteliğindeki gelişmeler nedensel temellere dayalı yaklaşımları sarsarken, katı ve bölünmez maddi temel sayılan “atom” düşüncesinin de sorgulanmasına yol açtı.

Bunun sonucunda maddecilik tartışması daha çok bilimsel yöntem ve uygulamalar açısından sürdü. Fizikteki gelişmeler nedeniyle madde kavramı gittikçe daha az açıklayıcı ve anlaşılır olmaya başladı.

İLGİLİ KONULAR:

Dış bağlantılar:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...