Paul-Henri Thiry, Baron d’Holbach Kimdir?

felsefe Nedir

Yeni ve özgün bir düşünce geliştirmemiş olmakla birlikte, La Mettrie tarafından kurulmuş olan Fransız maddeciliğini daha ayrıntılı ve kesin bir sistem haline getirmeye çalışmış olan filozoftur.

Asıl adı Paul Henri Dietrich Baron D’ Holbach olan Alman asıllı filozof dönemin en önemli materyalist filozoflarından biridir. Edebi değeri olan eserler de vermiştir. 1723 yılında Heidesheim’da doğan filozof 1789’da Pariste hayata gözlerini yummuştur.

Küçük yaşta Paris’e gelmiş olan D’ Holbach ömrünün büyük bir kısmını bu şehirde geçirmiştir. Babasından kendisine kalmış olan büyük serveti sanatçıları, düşünürleri korumak için kullanan filozof kendi salonunda döneminin önemli düşünür ve sanatçılarını toplamıştır. Özellikle Ansiklopedinin önde gelen isimleri onun salonuna sıklıkla gelen kişilerdi.

D’ Holbach’ın salonuna ilişkin bilgileri verenlerden birisi de bu salondaki toplantılara kendisi de katılmış olan Rousseau’dur. Rousseau İtiraflar adlı eserinde D’ Holbach’ın salonundaki toplantılar hakkında bilgiler vermiştir. Dönemin en yeni fikirlerinin konuşulup tartışıldığı bu salon Fransa’nın o dönemdeki entelektüel hareketlerini anlamak isteyenlerin başvuru kaynaklarından biridir. Almancadan birçok bilimsel ve edebi eseri Fransızcaya çevirmiş olan D’ Holbach’ın en önemli eseri Doğa Sistemi adını taşır. Ansiklopedi’de fizik ve kimyayı ilgilendiren birçok makalenin de yazarı olan D’ Holbach çok sayıda önemli eserler vermiştir.

D’ Holbach eserlerinde tanrıtanımaz bir tutum takınarak Hristiyanlığa ve özellikle de papazlara çok sert eleştirilerde bulunmuştur. Kimya, fizyoloji ve özellikle jeolojiye ilişkin çalışmaları onun kutsal kitaplardaki çelişkileri fark ederek dinden uzaklaşmasında önemli bir etken olmuştur. O kutsal kitapları bırakarak bilimin güvenli yoluna girmenin gerektiği sonucuna varmıştır. Hristiyan dininin siyasete karışarak insanlık için zararlı olacak etkilerde bulunduğunu düşünen D’ Holbach Hristiyan ahlakının da işe yaramaz olduğu sonucuna varmıştır.

D’ Holbach’a göre insanın mutsuzluğunun sebebi çocukluktan itibaren bize aktarılmış ön yargılar ile doğaya ilişkin cahilliğimizdir. Doğayı tanımayan isan karanlık hayallerin peşinden koşar. Birtakım aşkın varlıkların hayalinden medet umar. Bunlar doğanın doğru yolunu bilmediklerinden doğru yoldan saparlar. Papazlar ve tiranlar kendi çıkarları için bu cahilliği kullanırlar.

Kendi aklına saygı duymayan insan bu çıkar gruplarının zincirleriyle bağlı bir hayata mahkûm olur. İnsanları bundan kurtarmanın yolu doğayı tanıyarak kendi akıllarına saygı duymayı öğrenmeleri, cesur olmaları ve aşkın hayallerle oyalanmak yerine doğruluk, iyilik ve barış sevgisinin peşinden gitmeleridir. Her türden Teoloji bu yalanları insanlar arasnda yaymaktadır. Ona göre o hâlde bunlardan tümden kurtulmalıdır.

Şu anda Türkiye’de pek tanınmamakla birlikte önemli bir detayı vermek yerinde olur. Türkiye’nin modernleşme öncülü olan Fransız İhtilali’nin fikir hazırlayıcılarındandır ve felsefi bir materyalizmi siyasal alanda kullanmaya çalışan, bunu da politik deha olarak başaran şahıstır. Diğer yandan ateizmin de ilk sistemleştiricisi olduğu bilinmektedir.

Holbach; gerçek olarak var olanın canlı, hareket halindeki madde olduğunu, madde ile ruhun bir ve aynı şey olduğunu ileri süren, La Mettrie tarafından oluşturulmuş olan Fransız maddeciliğini daha ayrıntılı ve kesin temellere oturtmayı amaçlayan filozoftur.

Holbach mekanist-maddeci bir düşünürdür. Ona göre maddi tabiat var olan her şeyin ilk nedenidir. Tabiat, yaratılmamıştır ve yok olmayacaktır. Madde kendine özgü güçlerle hareket eder ve hareket edebilmesi için hiç bir dış etkiye ihtiyaç duymaz. İnsan evrenin bir parçasıdır ve evrensel determinizme bağlıdır. İnsanın zihin yetileri bedeninin yapısıyla şartlanmıştır.

Holbach; tanrının, ruhun ve doğuştan fikirlerin varlığını reddeder ve bunların zararlı inançlar olduğunu söylerdi.

Holbach’ın Türkçeye çevrilen “Papazların Düzenbazlığı”“Maskesi Düşen Papazlar” ve “Yahudilik Ruhu” isimli eserleri de var.

Konu Başlıkları

Konu Başlıkları

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*