İkinci Dalga Feminizm Nedir?

felsefe Nedir

İkinci dalga feminizm 1960’ların sonunda ortaya çıkan, oy hakkının ve fırsat eşitliğinin eşitlik sağlamakta yetersiz kaldığını gören, ataerkil toplumun baskısından kurtuluş yolunu arayan bir feminist teoridir.

Nasıl birinci dalga feminizm için oy hakkı kritik bir sembolse, ikinci dalga feminizm için de kadın bedeni, kadın bedeninin temsili, erkeklerle kadınlar arasındaki biyolojik farklılıklara yüklenen anlamlar, kişisel hayatlar ve ilişkiler kritik kavramlardır.

İkinci dalga feminizmin en önemli isimlerinden olan Simone de Beauvoir’un “kadın doğulmaz, kadın olunur” şeklindeki ünlü ifadesi toplumsal cinsiyet farklılıklarının algılanışına dair yeni bir bakış açısı sunmuştur. Böylece birinci dalga feministler için nasıl kadının maddi pozisyonu önemliyse, ikinci dalga için de ana mücadele kadının ideolojik konumlandırılışı olmuştur (Pilcher ve Whelehan, 2004, s. 144-5).

İkinci dalga feminizm genel olarak özel alana ve kadın bedenine odaklanmış, ücretsiz ev içi emekle, üreme ve cinsellik alanındaki özgürlükle, kadınların üzerindeki baskının kişisel, cinsel ve psikolojik yönleriyle ilgilenmiş, kadınların bedenlerini ve gündelik hayattaki etkinliklerini ataerkil toplumun baskısından kurtartmaya, kadınları hayatın her alanında özgürleştirmeye çalışmıştır.

İkinci dalga feministler kadınların tarih boyunca hem kültürel hem de sosyal açıdan nasıl marjinalize edildiğini gösteren bir bilgi birikimi yaratmaya çalışmışlardır. Ayrıca eşitliğin vadettiklerini de sorunsallaştırmışlardır, çünkü hâlâ ideolojik olarak erkek ve kadınların farklı sosyal rollere uymaları beklenmektedir. İkinci dalga feministler bu ataerkil gerçeklerle dolu olan sosyal yapıları savunulamayacak hale getirecek çok büyük sosyal değişim olasılıkları üzerinde durmuşlardır. Bu tip bir büyük sosyal değişim vizyonu ise eninde sonunda daha geniş düzeyde politik ortaklıklara bağlı olacaktır. Bu nedenle ikinci dalga feminizm içinde liberal, Marksist ya da radikal kanatlarda farklı politik ortaklıklar kurulmuştur (Pilcher ve Whelehan, 2004, s. 145).

İkinci dalga içinde radikal feministlerin “herkesin kadın hareketine dahil olabileceği, katılabileceği” iddiası çok önemlidir ve feminist hareket içinde renkli, işçi, eşcinsel kadınlar gibi çeşitli alt grupların oluşmasına olanak vermiştir. İkinci dalganın gücü heterojenliğin mümkün olduğunu gösterebilmiş olmasıdır. Zayıf yanı ise buna rağmen beyaz, orta sınıf heteroseksüel kadınlardan oluşan bir enformel ana akıma sahip olmuş olması ve bu ana akımın bazen diğer kadınların sesini bastırmasıdır (Pilcher ve Whelehan, 2004, s. 145).

Herkesin feminizme katılabileceği, herkesin feminist olabileceği iddiası kurumsal ya da örgütsel bir üyelikle ilgili değildir, bir kimlik meselesi, bir politik tercihtir. Hatta Freeman (1975, s.104) hareketin bu ademi merkeziyetçi, parçalı, ağsı doğası nedeniyle ikinci dalga feminist hareketin, özellikle de radikal feminizmin “bir politik organizasyondan çok bir sosyal sisteme” benzediğini ileri sürmüştür. İkinci dalganın yaklaşık 1968’de başladığı söylenebilse de ne zaman bittiğini söylemek pek kolay değildir. Genel olarak ikinci dalganın temel kavramlarını değiştiren yeni, büyük bir politik hareket ortaya çıkmamıştır. Daha çok 1980’lerin sonlarından itibaren modern feminizmin dinamizmini kaybettiği ve geniş çaplı kitlesel feminist eylemler ve destekler sürse de çoğu feministin akademideki kadın programlarına odaklanmaya başladığı söylenebilir (Pilcher ve Whelehan, 2004, s. 146-7).

Birinci dalga feminizm içinde kadınlar örgütlenmeye yerel gruplarla başlamış, daha sonra ortak amaçlara ulaşmak için ulusal birlikler, siyasi partiler ve koalisyonlar oluşturmuştur. İkinci dalga içinde ise kadınlar formel sivil toplum örgütleri, kitle örgütleri ve bilinç yükseltme grupları üzerinden örgütlenmişlerdir. Üçüncü dalga feminizm içinde kadın örgütleri ise daha kurumsal bir hale gelmiş ve sabit ve köklü sivil toplum örgütleri daha fazla görünür olmuştur (Walby, 2011, s.53-5).

Konu Başlıkları

Konu Başlıkları

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*