Felsefe hakkında her şey…

Liberalizm nedir?

15.10.2022
Liberalizm nedir?

Liberalizm, özgürlüğü birincil politik değer olarak ele alan bir ideoloji, politika geleneği ve düşünce akımıdır. Bu bağlamda liberalizm salt bir felsefi akım olarak kabul edilmekten çok, bir sosyo-ekonomik, politik anlayıştır. Liberalizm etimolojik bakımdan “özgürlük” anlamında kullanılmakla birlikte günlük dilde farklı anlamlarda kullanılmaktadır.

Tarihsel olarak geçmişi daha öncelere gitse de çağdaş anlamda liberalizm bir on dokuzuncu yüzyıl ideolojisidir. Liberal ideoloji burjuva sınıfının çok fazla ekonomik sorunları olmadığı için ruhban ve aristokrat sınıf ile hukuksal haklar konusunda yasa önünde eşitlik isteyen yeni burjuvazinin ideolojisidir (Öztekin, 2001, s. 255). Yine sosyo-ekonomik ve politik açıdan liberalizm, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düşüncenin serbest bir şekilde dolaştığı, özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukukun üstünlüğünü geçerli kılan şef­faf bir devlet modelini ve toplumsal hayat düzenini hedef­ler. Liberal demokrasi olarak adlandırılan bu devlet düzeninin, açık ve adil olduğu iddia edilen bir seçim sistemi ile birlikte tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğu ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir sistemdir (Tr. Wikipedia, 2011).

Liberalizmin kuşkusuz doğrudan salt bir felsefi anlayış olmaması nedeniyle diğer temel felsefelerde ifade edilen ontolojik, epistemolojik ve aksiyolojik alanlarda belirgin görüşler ortaya koymak oldukça güçtür. Bununla birlikte, liberalist anlayışın kimi özelliklerini aşağıda tartışılan biçimde özetlemek olanaklıdır:

Ontolojik açıdan liberalizm, temel olarak özgürlükleri merkeze alan bir anlayıştır. Bireyin hak ve özgürlüklerin nihayetinde kamunun yararına genelin çıkarına sonuçlanacağını ileri sürer. Liberalizm sınıf­lar yerine bireylerden oluşan bir toplum görüşünü benimseyip bireylerin özgürlüğünü en yüksek amaç olarak belirleyip bu özgürlüğün serbest teşebbüs ve rekabet özgürlüğü, inanç ve ibadet özgürlüğü olarak tanımlar (Cevizci, 2000, s. 599). Öz olarak liberalist felsefe varlığını “özgürlükler”in oluşturulması ve geliştirilmesine odaklamıştır.

Epistemolojik açıdan liberalizm bilimsel bilginin savunucudur. İnsan aklının tek yol gösterici olduğu kabul edilmiş, insan aklının sürekli bir şekilde ileriye doğru geliştiği anlayışı sonucu akıl dışı engellerin kaldırılarak akla uygun, “rasyonel” bir düzen kurmanın gerekliliğini savunur (Ağaoğulları ve Köker, 1991, ss. 156-157).

Değerler açısından liberalist anlayışın dayanağı birey yine özgürlüklerdir. Liberalizm, kendisini bireye dayanarak var kılma ve geliştirme amacını taşımaktadır. Bireyi sınırlayan ve gelişmesine engel olan toplum ve devlet baskılarına karşı bireyin tarafını tutar. Bireyi her şeyin temeline oturtması sonucu onun her alanda özgür olmasını sağlamaya çalışır. Toplumu ve devleti bu alanları sınırlandıran baskı unsurları olarak değerlendirir. Devletin zorunluluğunu kabul etmekte, toplumsal ilişkilerin kaçınılmazlığını vurgulamakta ve bireyin özgürlüğünün başka bireylerin özgürlüğü sınırına kadar olduğunu belirtmektedir (Çetin, 2002, ss. 93-94).

İlgili konular:

Kaynak: Eğitim Felsefesi, s. 28-29, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3661 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2489

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...