Felsefe hakkında her şey…

Friedrich Nietzsche

31.10.2022
929

Friedrich Nietzsche, 15 Ekim 1844 ila 25 Ağustos 1900 tarihleri arasında yaşamış olan Alman kültür eleştirmeni ve filozofudur. Nietzsche kendi felsefesinde iyilik, kötülük, dinin modern toplumdaki yeri ve “üst insan” gibi konuları ele almıştır.

Friedrich Nietzsche’nin hakikat, ahlak, dil, estetik, kültürel teori, tarih, nihilizm, güç, bilinç ve varoluşun anlamı üzerine yazdığı yazılar ve ileri sürdüğü görüşler, Batı felsefesi ve özellikle de entelektüel tarih üzerinde muazzam bir etki yaratmıştır.

Friedrich Nietzsche’nin içten ve sertçe hakikat arayan felsefesi onun trajik yaşam öyküsüyle birleşince fikirlerinin insanlar tarafından çok geniş bir yelpazede ilgi görmesine ve geniş bir toplumsal etkiye neden olmuştur.

Felsefi görüşlerinden çok yaşamıyla pek çok yazar, psikolog ve psikiyatr için ilgi çekici bir karakter olan Nietzsche yaşadığı dönemde dikkatleri üzerine toplamıştır. Öyle ki hiçbir büyük filozofun yaşamına Nietzsche’ninkine olduğu kadar ilgi gösterilmemiştir. Bu abartılı ilgi onun felsefi görüşlerinin gerçek değerini belirlemede olumsuz bir etken olmuştur. Yaşamını ilgi çekici yapan başlıca nedenler ise kronik bedensel hastalığı, psikolojik rahatsızlığı ve Richard Wagner ile olan inişli çıkışlı ilişkisidir.

Özellikle “Tanrı öldü” sözüyle düşünce tarihinde bambaşka bir boyut açan Alman filozof, ironik olarak genellikle en dindar ateist biçiminde nitelendirilmiştir. Bu ironi, Nietzsche’nin Batı’nın felsefi geleneğinin köklerine meydan okuyan bir dizi temel sorusundan kaynaklıdır. Bu soruların en etkililerini onun Hristiyanlık inancına yönelik eleştirilerinde görmek mümkündür.

Friedrich Nietzsche’nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak ortaya çıkmıştır. Onun bütün amacı, insanı akılcılığın kıskacından kurtarıp kendisi üzerine düşünmeye sevk etmektir. O bu bağlamda dünyada yapayalnız kalan insanın Tanrı’dan beklediği umut ve istekleri bir kenara bırakarak kendini dünyaya adaması gerektiğini düşünmektedir.

Ona göre bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik bir irade yatar. İnsanoğlu bu bağlamda sadece kendini korumak ve yaşamak istemez, bunların yanında insanlığın asıl isteği şey daha güçlü olmaktır. Bunun için de insanlar yeni değerlerler yaratmalılardır. Çünkü ilerleme ancak yeni değerlerin yaratıldığı bir toplumunda mümkün olabilecektir. Bu yeni değer, üst-insandır. Üst-insanın belirlenmesi, toplumun çoğunluğunu oluşturan sürünün kendini feda etmesi sonucunda gerçekleşecektir. Üst-insan ise “benim” diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği anlayan ve kavrayan insan olarak ortaya çıkacaktır.

İLGİLİ KONULAR:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Konu: Nietzsche kimdir?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...