Fransız Aydınlanmasını Hazırlayan Toplumsal Koşullar

felsefe Nedir

16. yüzyıldan 18. yüzyıla uzanan dönem boyunca Avrupa’da yaşanan burjuva devrimleri ve kapitalizmin üretim tarzı olarak gelişmesi, geleneksel toplumsal yapılarını darmadağın eder.

Feodalitenin çözülmesi, topraksız kalan eski serflerin çalışmak üzere kentlere yığılmasına yol açar. Hiçbir mülkiyeti olmayan serfler yalnızca emekleri karşılığı güç bela yaşamlarını sürdürür. Bu dönemin ağır çalışma koşulları, kimi zaman günlük 18 – 20 saati bulduğu bilinmektedir, yaygın hak arama mücadelelerine yol açar.

Ayaklanmaların hedefi çok yönlüdür. Bir yanda eski düzenin kalıntıları olarak görülen aristokrasi ile eskiden beri aristokrasiyle iş birliği içinde olan kilise öte yanda yeni düzenin sahipleri burjuvalar bilimsel, siyasi ve toplumsal dalgalanmaların doğrudan hedefindedir.

Aydınlanma düşüncesi, insanı baskılayan her çeşit otoriter kuruma karşı çıkar. Bu bakımdan mutlak monarşiyle yönetilen Fransa’da özgürlük tohumları kolaylıkla her yere serpiştirilir. Rönesans ve Reform hareketlerinin insanı yücelten ve özgürlükçü atılımlarından sonra baskı koşulları eşitlik, özgürlük ve adalet arzusunun yaygınlaşmasını sağlar. Sadece monarşi değil, monarşinin geleneksel ittifakları olan ruhbanlar da aydınlanmanın hedefine konulur.

Kilise, insani bilimlerde gelişmenin önündeki en büyük engel olarak görülür. Batıl inançlara karşı akıl savunulur. Onlara göre yozlaşmış kilise kurumları; özgürlük ve eşitlik arayışının önündeki büyük engeldir. Aydınlanma eskiye ait tüm politik kurumlara, kiliseye karşı koyuş olmasının yanı sıra 17. yüzyıl metafiziğine de bir karşı çıkıştır. Bu açıdan Aydınlanma düşünürleri Descartes, Malebranche, Spinoza, Leibniz gibi filozofların metafiziklerini reddeder.

Aydınlanma dönemi Fransa’sında derin toplumsal bunalımlar olduğu görülür. Yoksulluk, yönetme başarısızlığı, toplumsal bunalımları derinleştirir. Bunalımlı bu ortam, filozofların derin ontolojik sorunlardan önce gündelik yaşam içinden sorunlara yönelmelerini sağlar.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*