Ioannes Duns Scotus'un Tanrı Kanıtlaması, İspatı

Duns Scotus’tan önce Orta Çağ Felsefesi tarihinde gördüğümüz en önemli Tanrı kanıtlamaları, Anselmus (ontolojik) ile Thomas Aquinas’ın (kozmolojik) Tanrı kanıtlamaları dır. Thomas Aquinas, Tanrı’nın varoluşunun etkilerinden hareketle bu etkilerin nedeni olan O’na ulaşmaya çalışmış; kanıtlamasını temel olarak bu anlayış üzerine biçimlendirmiştir.
Duns Scotus da, Thomas Aquinas’la bu başlangıç noktasında hemfikirdir. Bununla birlikte Duns Scotus, Thomas Aquinas’ın, etkilerin görünür olduğu alan olan duyulanabilir alanı ve duyu tecrübesine konu olan olguları tercih etmesini eleştirir. Duns Scotus, etkisini fizik dünya üzerinde gösteren bir Etkin Varlık olan Tanrı’nın ispatı için başka bir yola başvurmuş (Maurer, 1982: 223; Aspell: 274) ve etkin nedenin varlığının ispatı için metafizik bir hakikati tercih etmiştir. Opus Oxoniense isimli yapıtında şöyle bir ifade kullanmaktadır: “Bazı varolanlar üretilebilirdir.” Böyle bir başlangıç noktasından hareket etmenin avantajı, bu durumun mutlak biçimde zorunlu olmasıdır. Her varolan bir şekilde üretilmiş/yaratılmıştır. Ne var ki, her bir üretilmiş olan varolanın bir başkası tarafından üretildiği de bizzat duyu tecrübesi tarafından saptanmaktadır. Başka bir deyişle, her bir varolanın üreticilik anlamında bir başka nedeni bulunmaktadır ve bu neden de üretilmiş bir varolandır. Bu durum, tıpkı Aristoteles’in “ilk hareket ettirici”si gibi bir ilk nedene kadar geri gitmektedir (Aspell, 1999: 274-275).
Bu üretilmişlik durumu, birbirlerine özsel olarak bağlı bir dizi varolanın ilişkisini anlatmaktadır ve Duns Scotus’un görüşüne göre, böyle bir kalkış noktası ne duyulanabilir, ne de tecrübeye dayalı bir kavrayıştır. Bu nokta, bazı varolanlara ilişkin metafizik bir doğru, bir hakikattir. Bununla birlikte, bu dizi ile ortaya çıkmı ş olan etkinin toplam görüntüsü, kesinlikle bütün bir dizinin başlangıç nedeni olamaz. Her şeyden önce bu etkinin, dizinin dışında bulunması ve kesinlikle gerçekten varolması gerekir. Gerçekten varolmamış olursa, o zaman bu etki de o dizi içindeki olası bir parça haline gelecek ve onun da bir etkin nedenini aramak gerekecektir.
Meseleyi başka türlü ifade edecek olursak, varolanlar ya kendi kendilerine, ya hiç bir şeyden veya herhangi bir şey tarafından üretilmiş olmalıdırlar. Duns Scotus’a göre herhangi bir varolanın kendisini üretmesi düşünülebilecek bir şey değildir. Aynı şey yokluk tarafından üretilme konusunda da geçerlidir. Dolayısıyla varolan, bizzat kendisi üretici olan bir başka şey tarafından üretilebilir olmalıdır. Buradan hareketle denilebilir ki, bir ilk etkin neden vardır ve O da Tanrı’nın kendisidir. Bu kanıtlamanın en önemli noktası, diğer kanıtlamalarda da gördüğümüz gibi, nedenin biçimlendirdiği düzenin, sonsuzca bir dizi içinde varolmasının mümkün olamayacağı düşüncesidir.
Düşünce yapısında, yukarıda da gördüğümüz gibi fizik dünyanın önemini her fırsatta vurgulayan Duns Scotus için Tanrı’nın varlığının kanıtlanması a posteriori (deney sonrası, deneyden çıkarılmış) bir tarzda gerçekleşmektedir. “Ona göre, Tanrı vardır yargısı analitik değil, sentetik bir yargıdır. Yani insanda, Tanrı’nın varolduğ una ilişkin doğuştan bir düşünce bulunmaz. İnsan, Tanrı’nın varlığına ancak Tanrı’nın yeryüzündeki etkilerini inceleyerek, bu etkilerden nedenlere doğru ilerleyerek ulaşabilir. Yoksa aklın nedenlerden etkilere doğru ilerlemesi mümkün değildir. Zihnin asıl konusu olan bu ilk varlığın, yani Tanrı’nın kendisi nedensiz bir varlıktır. Yani yeryüzündeki tüm etkilerin nedeni olduğu halde, kendisinin bir nedeni yoktur. O kendi kendisinin nedenidir. Bu özelliklere sahip bir varlık aynı zamanda sonsuzdur, maddesizdir ya da salt biçimsel bir nedendir. Böyle bir ilk neden edimsel (aktüel) olarak da vardır; O zorunlu bir varlıktır. Ayrıca bütün bu niteliklerin de ötesinde böyle bir varlık, yani Tanrı, etkindir, salt akıldır, salt istençtir. Tanrı her şeyi özgür istenciyle gerçekleştirir; dünya O’nun özgür ediminin kendiliğinden bir sonucudur.” (Çotuksöken&Babür, 1989: 298).
Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*