Değerlerin Sınıflandırılması

Değerler üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde farklı birçok değer sınıflamasının olduğu görülmektedir.

Değerlerin tanımları ve seçilmesinde kesin bir görüş birliği olmadığı gibi sınıflandırılmasında da birliktelik yoktur. Değerlerle ilgili sınıflamalardan, yurt dışı literatürde, özellikle Rokeach’ın yapmış olduğu değer sınıflandırması ön plana çıkmaktadır. Aşağıda, yurt içi ve dışında öne çıkan bilim adamları Spranger, Rokeach, Ülken ve Mengüşoğlu’nun değer sınıflandırmaları verilmiştir. Spranger, değerlerin içeriğini esas alarak yaptığı sınıflamada değerleri, bilimsel, ekonomik, estetik sosyal politik ve dinî değerler şeklinde altı temel grupta toplamıştır.

Rokeach, değerleri amaç ve araç değerler olmak üzere iki ana başlıkta toplamış, her bir başlık altında da 18 değer gruplamıştır. Amaç değerler, hayatın amacını belirleyen ve buna hizmet eden değerlerdir. Ona göre, bir bireyin herhangi bir bireysel/toplumsal değerinde gerçekleşecek yükselme veya düşme, diğer bireysel/toplumsal değerlerinde de yükselme veya düşmeye yol açar. Araç değerler ise, amaç değerlere ulaşmada kullanılan aracı değerlerdir. Araçsal değerleri de ahlaki ve yeterlilik olmak üzere ikiye ayırmıştır. Ahlaki değerler yaşamın amacından çok, davranış biçimleriyle ilişkilidir. Özellikle de davranışın kötü ve yanlış olarak nitelendirilen toplumsal boyutunu içerir. Yeterlilik değerleri ise toplumsal olmaktan çok bireyseldir.

Felsefeci ve toplumbilimci Hilmi Ziya Ülken değer kavramını, “bizim kendisine muhtaç olduğumuz, kendisini aradığımız, bizi tamamlayan bir şey” olarak tanımlarken; sosyal değerleri de toplumun kolektif bilincini oluşturan temel değerler olarak ifade etmiştir. Ülken, değerlerle ilgili yaptığı sınıflamada birey, bireyler arası ilişkiler ve buradan toplumsal ilişkilere uzanan değerler örüntüsünü esas almış ve bunları içkin, aşkın ve normatif değerler şeklinde üç ana gruba ayırmıştır.

Mengüşoğlu “İnsan Felsefesi” adlı eserinde değerleri üç grupta ele almıştır. Ona göre, insan yaşamı bu değer gruplarına göre şekillenir. İnsan olmanın ilk erdemi de, bu değer gruplarının çocukluk yaşta seçilmesine bağlıdır. Yüksek değerler insanı öz‟e yaklaştırırken, araç değerler biçimsiz, değersiz ve sonu belli olmayan kargaşaya sürüklemektedir. Çünkü yüksek değerler sınırsız ve sonsuz olduğu hâlde, araç değerler sınırlı ve seçicidir. Bu yüzden insan, güzel ve sonsuz olan öz‟e yaklaşıp, yüksek değerlere sahip olurken; sınırlı, değersiz ve sonlu olan araç değerlerden uzaklaşarak insanlaşma yoluna gidebilir.

1948’de Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin temelini evrensel ahlak değerleri oluşturmuştur. Bildirgede “yaşam, özgürlük, kişisel saldırı baskısı altında olmama, suç kanıtlanana kadar masumluğu varsayma, işkenceye karşı olma, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğü, mahremiyet, aile ve haberleşme, toplum hayatına serbestçe katılma özgürlüğü, eğitim, sağlık ve mutluluğu sürdürmek için yeterli yaşam standardı” değerleri yer almıştır. Gençlik liderleri ve eğitimcilerin yer aldığı Aspen Konferansı’nda ise (22-25 Temmuz 1992), altı temel evrensel değerin (güvenilirlik, saygı, sorumluluk, adâlet ve kurallara uygunluk, ilgilenme/özen gösterme, yurttaşlık erdemi ve vatandaşlık) taslağı oluşturulmuştur.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aydın BAŞAR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*