Aksiyoloji (Değerler Felsefesi) Nedir?

Aksiyoloji (Değerler Felsefesi)
Aksiyoloji (Değerler Felsefesi)

Felsefenin, bilimin ele almadığı iyi veya kötü, güzel veya çirkin gibi değerleri ele alan ve genel olarak “değerler felsefesi” veya “aksiyoloji” adıyla adlandırılan disiplinidir.

Bu iki kavram çiftinden ilki “ahlak felsefesi”nin (etik), diğeri ise “sanat felsefesi”nin (estetik) özel ilgi alanıdır. Hatta Aristoteles’in haklı uyarısına uygun olarak birey planında, siyasal rejim planında “iyi veya kötü”yü yani iyi veya kötü yönetimi ele alan felsefe disiplini “siyaset felsefesi” olarak adlandırabiliriz. Yine bilim felsefesi ve din felsefesini de değerler felsefesi disiplini içinde sayabiliriz.

Değerler felsefesi ya da aksiyoloji genel olarak doğru – yanlış, iyi – kötü, özgürlük – esaret, mutluluk – mutsuzluk gibi ölçütleri kullanarak hayatını sürdüren tek varlık olan insanın, bu değerler konusunda düşünmesi ve sorgulamasıdır. Bu sebeple, insanın yapıp ettiği, sergilediği davranışlar, etik (ahlak) ve estetik açıdan, bu alanda sorgulanmaktadır.

Değerler felsefesinin ana sorularını şöyle sıralayabiliriz:

  • Değerli olan nedir?
  • Değerlerin kaynağı nedir?
  • Değerli olan mutlak mı yoksa çevreye göre değişmekte midir?
  • Erdem nedir?
  • Ahlak nedir?

Bu bağlamda konuşacak olursak, Sokrates ahlakın temelinin bilgi olduğunu, doğru bilginin insanı doğru eyleme, bilgisizliğin ise yanlışa götürdüğünü savunmuştur. Farabi’de de ahlakın amacı mutluluktur; güzel ahlak hem bu dünyada hem ahirette kişiyi mutlu eder. İşte birçok filozof da kendi mutluluk ve iyilik tanımlarını böylece yapmışlardır.

Bir değer araştırması olarak aksiyoloji, olan ile olması gereken arasındaki ilişkiye cevap aramaktadır. Değer’in doğası, ölçüsü ve metafiziksel statüsüne ilişkin tartışmalar yürütür. Bu aksiyoloji tabiri, değerler ilmi ve hususiyle değerler felsefesi anlamına gelir. Bu husustaki felsefi okul Wilhelm Windelband tarafından Baade’de kurulmuş ve tilmizleri olan Rickert, Tröltsch; Bauch tarafından yaygınlaştırılmıştır. Fransa’da ise L. Lavelle, Polin, Cesari, Ruyer bu hususta çeşitli yorumlar getirdiler.

Windelband’a göre tarihsel olaylar yasalaştırılamaz, ancak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme de ancak insana göre olur. Tarih felsefesinde daima insansal değerler söz konusudur. Her yeni çağ, bir önceki çağın değerlerinden kurtulmak için yapılan bir mücadeledir, demek ki insansal yaşam sürekli bir değerler mücadelesi yaşamıdır. İzleyicisi Heinrich Rickert (1863-1936) de Windelband’ın bu görüşüne katılmaktadır.

Kaynağını Kant felsefesinde bulan aksiyoloji, ontolojiye ve sansüalizme karşıdır. Çünkü aksiyolojiye göre bilginin kaynağı ne duyumdadır ne de kendinde varlıklardadır. Bu kaynak, gerçeklerle, değer olarak konulmuş mutlak olan bir ideal arasındaki münasebetin yakalanmasıdır. İşte değerlerle kurulan böyle bir münasebet hüküm vermeye, bir gerçeği, bir objeyi, bir fiili, bir fikri ve bir sözü bilmeye, tanımaya ve onları değerlendirmeye imkân verecektir. Bir değer hükmünü, bir olgu hükmünden iyi ayırmayan bu filozoflar, değerlerin seçiminde sübjektivizmden kurtulamadılar ve oldukça keyfi bir volontarizme yuvanandılar. Onlara göre hakikati aramak, onu irade fiili ile olduğu gibi yakalamak, değerlendirmek ve tasdik etmektir. Bugün geçerli olan anlamıyla aksiyoloji, değerler üzerindeki her çeşit düşünceyi ifade etmektedir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım
Kaynak:
 Prof. Dr. Ahmet Arslan – Felsefeye Giriş Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın