Türk sosyolojisinde Ankara Ekolü

Ankara ekolü, A.Ü.D.T.C.F. Dergisi ve Yurt ve Dünya Dergisi ekolün görüşlerini açıklamakta kullandığı dergilerdir. Toplumda tek konuyu ele alarak durum tespitinde bulunmuş ve olayları irdeleme yolunu seçmiştir. Bu konuların başında sosyal değişme, Batılılaşma, ekonomi sosyolojisi, köy sorunu, gençlik, ırkçılık, aile sosyolojisi konularını sayabiliriz. Ama ekol, sosyal değişme ve sosyal değişmeyle Batılılaşmak konusunda yoğunlaşmışlardır.

Ankara ekolüne göre günlük hayatta ne kadar çok teknik araç kullanılırsa o kadar hızlı değişme meydana gelir. Değişmeyi hızlandıracak güç de devlettir. Tüm değişme çabalarının varacağı son nokta Batı uygarlığına her şeyimizle katılabilmektir. Taklitçi bir batıcılık yarar sağlamaz. Dikkat edilmesi gereken nokta Türkiye’nin bağımsızlığını koruyarak Batının yerinde yer almaktır. Bağımsızlığını kaybetmiş Türkiye Batının ancak sömürgesi olabilir.

Ankara ekolü yeni disiplinleri; köy sosyolojisi, şehir ve endüstri sosyolojisi, ekonomik sosyolojini sistemli bir şekilde işlemiştir. Bu özellikler Ankara ekolünü İstanbul ekolünden ayırır. Köyün ciddi bir şekilde üniversiteye girmesi Ankara ekolüyle olmuştur. Köy konusunda amaç Batılılaşma yanında kırsal kesimin hızını tespit edip, uygulanabilecek teorilere ulaşmaktır.

Ankara Ekolünün Türk Sosyolojisine getirdiği konuların başında şehir ve endüstri sosyolojileri vardır. Ekol, şehirleşme hızının batılılaşmaktaki etkisini araştırır. Köylerden göç eden kitlelerin toplumsal değişimde rolü iki yönlüdür; sanayileşme ve şehirleşme.

Sanayileşen Türkiye’de köylüler işçi sınıfına dönüşür. Ankara ekolünü İstanbul’dan ayıran bir diğer özelliği ekonomi sosyolojisine verdiği önemdir. Ankara ekolüne göre toplumdaki değişimin ekonomik yapı ile doğrudan bağıntısı vardır. Eğer geri kalmışsak, gelenekçi bir yaşam tarzı benimsiyorsak nedeni ekonomik yapımızdan kaynaklanmaktadır. Küçük el sanatları ve aile işletmeleri gericiliğin temelidir. Şehirleşerek büyük sanayiye ulaşmamız gerekir. Böylece aktif yenilikçi bir toplum doğacaktır. Toplumdaki her kurumun, her olayın her geleneğin bir görevi vardır.

İstanbul ekolü gelenekçi sosyoloji ekolünün devamıdır. Ele aldığı konalar Türk Sosyolojisiyle aynıdır. Yeni bir iddiası yoktur. Ankara ekolü gibi büyük umutlar taşımaz. Oysa Ankara ekolü yeni bir sosyoloji anlayışıyla ortaya çıkmıştır. Amerikan sosyolojisi, ele aldığı konular sistemli bir amaca hizmet eder: Toplumun ilerlemesi için uygun formüller hazırlamak, böylece hem geri kalmışlıktan kurtulunacak ve Batıyla tamamen bütünleşilecektir.

İstanbul ekolü materyalist ve determinist bilim anlayışının yanında milliyetçilik duygularına da yer verir. Geleneksel sosyolojimiz içersinde özellikle felsefi konulara, Türk düşünce tarihine, hukuk sosyolojisine ve daha pek çok konuya yer verir. Bunların yanında İslam Felsefesi, Din sosyolojisi, Ekonomik düşünce tarihi, Aile sosyolojisi, İşçi sorunları ve sendikacılık, ırkçılık, Halk edebiyatı gibi konularda yazılar yazmışlardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*