Felsefe hakkında her şey…

Kentleşme nedir?

03.05.2020
Kentleşme nedir?

Kentleşme belirli bir mekânda nüfus yoğunluğunu ifade ederken aynı zamanda yerel örgütlenme, toplumsal tabakalaşma, üretimde farklılaşma, uzmanlaşma ve yeni yerleşim biçimlerinin oluşması ile de ilişkili bir kavramdır. Kısaca kentleşme olgusu toplumsal, ekonomik, siyasi ve kültürel değişime yol açan bir nüfus toplanma sürecidir.

Kentleşme ekonomik gelişmeye paralel olarak nüfusun kentlerde toplanması ve kentsel alanların gelişmesi sürecini ifade eder. Kısaca, kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artmasına kentleşme denir.

Kentleşme kavramı, bir taraftan kentlerin kırsal kesimlerden göç alarak büyüyüp kalabalıklaşması, diğer taraftan ise bir ülkedeki kentlerin sayısının artması, kentli nüfus oranının yükselmesi, kent toplumunda artan örgütleşme, uzmanlaşma ve insanlar arası ilişkilerin dönüşmesi gibi anlamları içermektedir.

Kent” sözcüğü Latince “kent” anlamına gelen “civitas” kelimesinden türetilmiş olup uygarlık anlamına gelen civilization ile özdeş sayılmaktadır (Demirkan, 1996: 18). Kent; toplumsal, siyasal, yönetsel ve ekonomik alanların bütün vatandaşlar için var olduğu yaşam alanıdır.

Kent olgusu tarihi süreç içerisinde her dönem farklı anlamlara sahip olmuş dinamik bir özellik göstermektedir. Gerek literatürde gerekse mevzuat düzenlemelerinde her ülke ve her dönem için geçerli olabilecek bir kent tanımı yapılamadığı görülmektedir (Karaman, 1998: 5).

Avrupa Kentsel Şartı’nda kent, etimolojik olarak, “citta“cite” ve “ciudad” (latince kökü “civitas”) sözcüklerini içerir. Yapısal, arkeolojik, topografik ve kent planlaması açısından ise kent kavramı insan topluluklarının buluştuğu bir mekan olarak tanımlanır. Treccani İtalien Ansiklopedisi’ne göre ise kent “Toplum hayatının temel çekirdeği ve karakteristiğini oluşturan tarihi ve yasal bir oluşum”dur (Avrupa Kentsel Şartı, 1996: 6).

Kent kavramının içeriğinde sosyo-ekonomik gelişmelere bağlı olarak zaman içerisinde önemli değişimler yaşanmıştır. Örneğin, eski dönemlerde “kale” veya “surkent” kavramının tanımlanmasında önemli bir ayırt edici faktör olarak kullanılmıştır. Öyle ki Marver’in Orta Çağ kentlerine dair kullandığı “Duvarlarla çevrili insan yerleşimleri” ifadesi o dönemdeki en önemli kent tanımı sayılmaktadır (Topal, 2004: 277). Diğer taraftan, günümüz kent kavramının tanımlanmasında ise istihdam yapısı, ekonomik düzen ve faaliyetler, nüfus yoğunluğu gibi farklı kriterler kullanılmaktadır.

Tarihi süreç içerisinde kentler, toplumların sosyal, ekonomik, coğrafi, kültürel vb. özelliklerine göre farklılık gösterirken, sanayi devrimi sonrasında genellikle “sanayileşme düzeyi” kentler için belirleyici bir unsur olarak öne çıkmıştır. Batı toplumlarında sanayi merkezli bir kentleşme süreci yaşanırken, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde, sanayileşme haricinde farklı dinamiklerin etkisiyle kent merkezlerinde nüfus yoğunlaşması yaşanmaya başlanmıştır.

İLGİLİ KONULAR:

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2387, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1384

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...