Ksenokrates kimdir?

felsefe Nedir

M.Ö 300’lü yıllarda yaşamış bir Yunan filozofudur.

Hocası Platon’un MÖ 348’deki ölümünden sonra Aristoteles’le birlikte Atina’dan ayrılıp bir süre Assos’ta bulunmuştur.

MÖ 339’da Platon’un kurduğu Akademia’nın başkanlığına Speusippos’un ardılı olarak seçilince Atina’ya döndü, yaşamının sonuna değin bu görevini sürdürmüştür. Diogenes Laertios onun için şöyle yazar: “Yaratılışça ağırkanlıydı, öyle ki Platon onu Aristoteles ile karşılaştırırken ‘birini mahmuzlamak gerek, öbürünü de dizginlemek’ diyordu.”

Atina halkından saygı görürdü, MÖ 332’de Antipatros’a gönderilecek elçi heyeti içinde yer aldı.

Felsefi görüşleri açısından Platon’un etkisindeydi. Çok sayıda olan ancak hiçbiri günümüze ulaşmayan eserlerinin adlarına bakılırsa daha çok pratik ahlak konuları ile ilgiliydi.

Felsefi çalışmaları fizik, bilgi teorisi(mantık) ve etik olarak üçe ayırması kendisinden sonraki filozoflar üzerinde belirleyici olmuştur. Gerek yapıtlarından kalan bölümlerden, gerek felsefe alanındaki düşüncelerine pek değer vermeyen Aristoteles’in anlattıklarından çıkan sonuca göre, Ksenokrates, Pythagoras’ın “Sayılar Kuramı”ndan etkilenmesine karşın Platoncu öğretinin ilkelerine Speusippos’tan daha çok bağlı kalmıştır. Ksenokrates’in felsefe dizgesinde üçlemelerin büyük önemi vardır. Felsefeyi, fizik (doğa felsefesi) ahlak ve diyalektik (mantık) olarak üçe ayırır. Tüm gerçekliğin kaynağı “Bir” ve “Sınırsız Çokluk” (diad) olarak nitelendirdiği, karşıt nitelikte ilk ilkelerdir. “Bir”, iyilik, durağanlık ve birlik, “Çokluk” ise, türlülük, kötülük ve devinimdir. Bu iki ilke birleşerek evreni oluşturmuştur. Sayılar ve geometrik biçimler, bu birleşmenin ilk ürünleridirler. Ksenokrates’e göre sayılar ve Platon’un “Idea” kavramı özdeştir. Tin ise kendi kendine devinen bir sayıdır. Bu sayı-biçimlerden sonra, tanrısal varlık katı gelir. Tanrılar ve insanlar arasında, iletişimi sağlayan, kimileri iyi kimileri kötü, yarı insan, yarı tanrısal varlıklar bulunur. Cin denen bu yaratıklar, Yeni-Platoncu tanrıbili-minin oluşmasında etkilidir. Tanrılar her yerinde aynı olan eşkenar üçgen, insanlar ve tüm ölümlüler çeşitkenar üçgen, cinler ise bu iki uç durumu birleştiren ikizkenar üçgenle yansıtılır.

Ksenokrates’in gerçeklik alanındaki bir başka üçlemesi, varlık alanlarının niteliğiyle ilgilidir. Bunlar 1) duyulur, 2) anlıkla kavranabilir, 3) bu iki alan arasında ilgi kuran, tanrısal varlık alanıdır. Üçüncü alan bir bakıma duyuma ve usa dayalı bilgi arasındaki kopukluğu gidermeye yarar. Ona göre, her cismin bir özü vardıı. Bu, o cisme özeldir, özel bir üçgene karşılıktır. Bu nedenle bölünemez çizgiler de vardır. Bölünemez birim ve çizgiler kavramı Ksenokrates’in atomcu diye nitelenmesine neden olmuştur.

Ahlak ile ilgili en az 29 yapıtı olduğu söylenen Ksenokrates’e göre mutlulukla erdem ilişkilidir, erdemli bir yaşamla mutluluğa erişilebilir. Tinin ve gövdenin “iyi”leri değişiktir. İnsan bunlar arasında seçim yapmak gereğindedir. Kesin bir mutluluğa ulaşmak olanağı yoktur.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın