Felsefe hakkında her şey…

‘Kendini sevmek’ bencilce görünebilir; ama doğru yapıldığında, narsisizmin tam tersidir…

09.05.2024
‘Kendini sevmek’ bencilce görünebilir; ama doğru yapıldığında, narsisizmin tam tersidir…

Psikanalist Carl Jung “Olduğunuz şeyi, yani kendinizi sevmek, tıpkı kızgın bir demiri kucaklamak gibidir.” demiştir.

Bazıları bu sosyal medya neslinin kendini sevmekte zorlanmadığını iddia edebilir. Ancak TikTok ve Instagram‘da bu kadar kolay bulunan bana-bak-izm, gelişmek için ihtiyaç duyduğumuz türden bir öz-sevgi biçimi midir?

Pozitif psikolojinin dili, her türlü kendini beğenmişliğin yanı sıra küçümseyici davranışlara da alet edilebiliyor. Ancak psikologlar, kendini sevmenin bencilce davranmakla aynı şey olmadığını vurguluyor. Kendini sevmenin sağlıklı ve uygun biçimleri ile kötü huylu veya narsisistik biçimleri arasında kesin bir çizgi vardır. Peki bunları birbirinden nasıl ayırt edebiliriz?

Araştırmacılar Eva Henschke ve Peter Sedlmeier 2023 yılında psikoterapistler ve diğer uzmanlarla öz-sevginin ne olduğuna dair bir dizi görüşme gerçekleştirdi. 1 Bunun üç ana özelliği olduğu sonucuna vardılar: öz bakım, öz kabul ve öz ilgi (dikkati kendine verme).

Ancak giderek daha bireyci hâle gelen bir toplum olarak, kendimize zaten çok mu fazla ilgi gösteriyoruz dersiniz?

Felsefe ve öz-sevgi

Hem filozoflar hem de psikologlar öz-sevgi etiği üzerine düşünmüşlerdir.

Çin kültüründe kendini sevme olgusunu inceleyen araştırmacı Li Ming Xue ve meslektaşları, “Batılı filozofların kendini sevmenin bir erdem olduğuna inandığını” iddia etmektedir. Ancak bu çok kapsamlı bir genellemedir. 2

Filozof Razvan Ioan, Hıristiyan geleneğinde ve Avrupa felsefesinin büyük bir kısmında kendini sevmenin son derece sakıncalı bir davranış olarak kınandığını ifade ediyor. 3

Öte yandan, “komşunu kendin gibi sev” buyruğunu anlamlandırmaya çalışan büyük Hıristiyan filozofların çoğu, kendini sevmenin bazı biçimlerinin erdemli olduğunu kabul etmişlerdir. Komşunuzu kendiniz gibi sevmek için, öyle görünüyor ki kendinizi de sevmeniz gerekir. 4

Xue ve meslektaşlarının iddiasına göre, Batı felsefesi bağlamında kendini sevmek bireysel haklarla ilgilidir; “toplum bir bütün olarak yalnızca bireyin mutluluğuna hizmet eder”.

Bu bireyci, kendini gözeten öz-sevgi kavramının Antik Yunan filozoflarından gelmiş olabileceğini öne sürüyorlar. Özellikle de Aristoteles’ten. Ancak Aristoteles, yalnızca çevrelerindeki topluma fayda sağlayan en erdemli kişilerin kendilerini sevmesi gerektiğini düşünüyordu. Aristoteles bu bağlantıyı kurarak, kendini sevmeyi benmerkezcilikle bir tutmaktan kaçınmıştır.

Kendimizi kibirden değil, iyilik yapabilme kabiliyetimizden dolayı sevmemiz gerektiğini savunmuştur. O hâlde Aristoteles, kendini sevmenin uygun ve uygun olmayan biçimleri arasında ayrım yapmak için sağlam temeller sunuyor diyebilir miyiz?

Çıta çok mu yüksek?

Aristoteles çıtayı çok yükseğe koymuş olabilir. Eğer yalnızca en erdemli olanlar kendilerini sevmeye kalkarsa bu durum filozof Kate Abramson ve Adam Leite’nin de ileri sürdükleri gibi, kendini sevmenin gelişmemize ve daha erdemli olmamıza yardımcı olabileceği fikriyle çelişir. 5

Birçok psikolog kendini sevmenin, klinik perfeksiyonizm ve yeme bozuklukları gibi özeleştiriyi araç haline getiren rahatsızlıkların üstesinden gelmek için gerekli olan ince ve hoşgörülü benlik algısını benimsemek için önemli olduğunu iddia etmektedir.

Daha geniş anlamda, bazıları kişinin kendisine şefkat göstermesinin, kendi davranışlarına ilişkin dürüst kavrayışları desteklemek için gerekli olduğunu savunmaktadır. Yargılanma korkusuyla gelen savunmacılıktan kaçınmak için sıcak ve şefkatli bir öz-yansıtmaya ihtiyacımız olduğuna kanidirler, kendi kendimizi yargılıyor olsak bile.

Bu nedenle filozof Jan Bransen, Sokrates’in “kendini bil” tavsiyesine uymak için kendini sevmenin şefkatli bir biçiminin genellikle gerekli olduğunu söylüyor. Pozitif öz-sevgi, bu ışıklar altında, insan olarak büyümemize yardımcı olabilir. 6

Ancak olgunlaşmak için öz-sevgiye ihtiyaç olduğunu herkes kabul etmiyor. Son dönem felsefecilerinden Oswald Hanfling bu fikre derin bir şüpheyle yaklaşıyordu. Aslında, kendini sevme kavramının yanlış ve saçma olduğunu savunuyor. Fikirleri çoğunlukla sevgi konusunda çalışan filozoflar tarafından reddedilmiştir, ancak nerede yanlış yaptıklarına işaret etmek faydalı olabilir.

Birini sevdiğinizde, sevdiğinizin çıkarları için kendi çıkarlarınızı feda etmeye hazır olursunuz demektedir. Ancak kendi çıkarlarınızı feda etme fikrinin hiçbir anlam ifade etmediğini ve bu durumun kendimizi sevemeyeceğimizi gösterdiği sonucuna varmıştır:

“Sigarayı bırakma örneğinde olduğu gibi, gelecekteki refahım için anlık bir tatmini feda edebilirim. Ancak bu durumda güdüm sevgi değil, kişisel çıkarımdır. Sigarayı bırakırken ortaya koyduğum şey kendime duyduğum sevginin derecesi değil, sigarayı bırakmanın uzun vadede sağlayacağı faydaların sigaraya devam etmenin şu anki tatmininden daha fazla olacağının bilincinde olmamdır.”

Sıklıkla birbiriyle çelişen çıkarlarımız vardır ve diğerleri uğruna bazı çıkarları feda etmek hiç de şaşırtıcı değildir.

Bu sadece kısa vadeli arzuları uzun vadeli bir iyilik uğruna feda etme meselesi değil, nihai yararınız için değerli bir şeyi feda etme meselesidir.

Öz-ilgi ve şefkat

Hanfling, şefkatli öz-sevginin rolünü dikkate almamaktadır. Bir şeyi yapmanın (örneğin, aramızın bozuk olduğu biriyle ilişkileri düzeltmenin) kendi çıkarımıza olduğunu anlasak da kendi çıkarımıza olanın ne olduğunu fark etmek için kendimize karşı hoşgörülü ve açık bir tutum sergilememiz gerekebilir.

Başarısızlıklarımızı kabul etmek için de bu öz-şefkat duygusuna ihtiyacımız olabilir; böylece savunmacı tavrımızın üstesinden gelebilir ve bu çıkarlara nasıl ulaşamadığımızı açıkça görebiliriz. 7

Bu bağlamda kendini kabul etmek, kendimize çevremizdekilerin çıkarlarını çiğneme ya da kusurlarımız üzerinde durmak yerine onları “kabul edilebilir” olarak gerekçelendirmek için kendimize özgürlük tanımak anlamına gelmez.

Çağdaş psikologlar tarafından desteklendiği şekliyle öz-sevgi, kendimizle şefkatli bir ilişki içinde olmak anlamına gelir. Ve bu fikirde çelişkili hiçbir şey yoktur.

Nasıl ki değer verdiğimiz insanlarla aramızda dostane ve anlayışlı bir ilişki geliştirmeye çalışıyorsak ve bu onların yaptığı her şeyi eleştirmeden onaylamak anlamına gelmiyorsa şefkatli öz-sevgi de geçerli özeleştiriden vazgeçmek anlamına gelmez.

Aslında, öz-şefkat tam tersi bir etkiye sahiptir. Olgunlaşmamıza yardımcı olan ve dayanıklılık sağlayan eleştirel öz değerlendirme türünde bir konforu beraberinde getirir. Narsisistik içe kapanmanın tam tersini doğurur.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Ian Robertson’un “‘Self-love’ might seem selfish. But done right, it’s the opposite of narcissism” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer Yıldırım

KAYNAKÇA

  1. Henschke, E. ve Sedlmeier, P. (2023). What Is Self-Love? Redefinition of a Controversial Construct. The Humanistic Psychologis, 51 (3), s. 281-302, http://dx.doi.org/10.1037/hum0000266
  2. Xue, L.M., Huang, X.T., Wu, N. ve Yue, T. (2021). A Qualitative Exploration of Chinese Self-Love. Frontiers in Psychology, 12 (-), s. -, https://doi.org/10.3389/fpsyg.2021.585719
  3. Ioan, R. (2020). Self-Love in Nietzsche’s Thus Spoke Zarathustra. The European Legacy, 26 (5), s. 505-518, https://doi.org/10.1080/10848770.2020.1839209
  4. Henson, R.G. (1988). Butler on Selfishness and Self-Love. Philosophy and Phenomenological Research, 49 (1), s. 31-57, https://doi.org/10.2307/2107991
  5. Abramson, K. ve Leite, A. (2014). Self-hatred, Self-love, and Value. Love and Its Objects, s. 75-90, https://link.springer.com/chapter/10.1057/9781137383310_6
  6. Bransen, J. (2015). Self-Knowledge and Self-Love. Ethical Theory and Moral Practice, 18 (-), s. 309-321, https://link.springer.com/article/10.1007/s10677-015-9578-4
  7. Bransen, J. (2015). Self-Knowledge and Self-Love. Ethical Theory and Moral Practice, 18 (-), s. 309-321, https://link.springer.com/article/10.1007/s10677-015-9578-4
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...