Giambattista Vico Kimdir?

felsefe Nedir

Giambattista Vico. 1668-1744 yılları arasında yaşamış olan ünlü İtalyan düşünürüdür.

Özgün bir tarih anlayışı geliştirmiş olan Vico, Descartes‘ın tarihe açık ve seçik düşüncelerle yaklaşma tavrına karşı çıkmış ve doğruluğu, kesinliği, açık seçik düşüncelerde değil de, etkinlikte, insan varlıkları tarafından yaratılmış, gerçekleştirilmiş olanda aramıştır.

Vico; Hegel ve Marx‘ı felsefi anlamda etkilemiştir. Tarihin döngüleri incelenirken her bir çağın kendi öznel koşulları içerisinde ele alınması gerektiğini belirtmiştir.

Ünlü İtalyan siyaset felsefecisi, tarihçisi ve düşünürü olan Vico, kendine özgü bir tarih ve toplum anlayışı geliştirmiş, sarmal tarihsel gelişimi önemsemiş, insan etkinliğinin önemine inanmış biridir. Tarihi insanın eseri görerek kültüre ayrıcalıklı bir konum vermiştir. Hukuk, filoloji, tarih, mitoloji, sanat gibi alanlarda çok yönlü araştırmalar yapmıştır. 1725 yılında yazdığı Yeni Bilim (Science Nouva) adlı eseriyle tarih bilimi, epistemoloji ve toplumsal hayat hakkında yeni tartışmalara güç vermiş ve düşünce tarihinin etkili kitapları arasında yer almıştır.

Yeni Bilim, insan ve toplumsal dünyayı hukuk, gelenek, dil, edebiyat ve sanat bağlamında anlamayı önermekte, böylece kültüre özel bir önem vermektedir. Bu anlamda insan toplumunun incelenmesinde bir metodoloji geliştiren Vico (2007), döngüsel tarih anlayışıyla her dönemin kendi gerçekliğine göre irdelenmesi gerektiğini belirlemiştir.

İnsan hayatını diğer hayatlardan, toplumsal ortamı ise diğer ortamlardan ayıran Vico, kültür bilimlerine olduğu kadar kültür sosyolojisine de büyük katkı sunmuştur. “Vico’nun çalışmaları, doğayı açıklama çabası içindeki bilimler ile insanın yaşam alanına mahsus bireyler arası ilişkileri açıklamaya çalışan kültür bilimlerinin sistematik ayrımını mümkün kılmıştır.

Max Weber’in, tarihi ve toplumsal süreçlerin kültürel manalarını açıklama ve anla-maya yönelik verstehende sosyolojisini, Vico’nun eserleri ve etkisi olmadan düşünmek mümkün değildir. Vico, tarihsel bir çalışmanın ancak toplumsal ve kültürel bilimlerin kate-gori sistemleri ile mümkün olabileceği ve toplumsal ve kültürel bilimlerin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği fikrindeydi” (Doğan, 2011: 87).

Vico, Doğan Özlem’e göre (2000: 63), Dilthey’la özdeşleşen ‘tin bilimi’ kuramcısıdır. Çünkü adından söz ettiği ‘yeni bilim’, tarihi ve insan toplumunu akılcı yoldan kavramak isteyen bir çabadır. Tarihsel ve toplumsal olayları inceler, bunun yanı sıra egemenlik biçimlerini, özel mülkiyeti, yasa ve görenekleri ele alır. Dahası yeni bilim, ‘insani ideler tarihi’ne inceler, dolayısıyla tarihsel-toplumsal dünyanın bilimidir. Doğa bilim anlayışının egemen olduğu kendi çağı için bu görüşler çok önemlidir. Doğa biliminin bakışıyla insani toplumsal gerçekliğin anlaşılamayacağı görüşündedir. Çünkü doğa bilimleri, insan tarafından yaratılmayan doğayı incelemektedir; insan doğayı oluşturmadığı için onun tam bilgisine ulaşamaz.

Ancak insan kendi dünyasını, tarihsel-toplumsal dünyayı, toplumsal-sivil dünyayı daha iyi bilir, çünkü bizzat kendisi var etmiştir ve kendisi burada yaşamaktadır. Bu yüzden insan, içinde yaşadığı bu dünyanın ilkelerini, kendi tininin yönelimleri içinde bulabilir. Ne var ki, bu ilkeler doğrudan verilmiş şeyler değildirler; onlar geçmişin karanlıkları içerisinden ‘kendi tinimizin yönelimleri’ olarak ancak kurgusal yorumlar aracılığıyla bulunup ortaya çıkartılabilirler. Bu dünya, tamamen insan yapısı şeylerin, dillerin, göreneklerin, hukuksal ve politik düzenlerin, ekonomik örgütlenmelerin, özel mülkiyet dünyası olarak tinsel dünyadır. Bu dünyayı yorumlayarak daha iyi tanıyabiliriz, çünkü onu yapan insandır. Bu yüzden asıl ilgilenilmesi gereken dünya doğa değil insanın içinde yaşadığı tinsel dünyadır (Özlem, 2000: 67).

Tinsel dünyayı inşa eden hususlar, insanın ekonomik düzeni, amaçları, inançları, idealleri, görenekleri, hukuki ve politik sistemi, karakteri, duygularıdır. Onun kültürel dünyası, bizzat kendini içine alan dünyadır. Vico, bilim adamının doğrudan bu dünyaya yönelmesi gerektiğini erken bir dönemde ifade etmiştir.

Ona göre tabiat, 3 ana ögeden oluşur:

  • Her ulusun bir dini vardır,
  • Bütün toplumların temelinde aile vardır,
  • Toplumda kurumların oluşması için ihtiyaç duyulan bilgi, ruhun ölümsüzlüğüdür.

Vico, tarihi de 3 kategoriye ayırmıştır:

  1. Tanrılar çağı: Tayal gücünün işlediği, mitlerin etkisindeki çağdır.
  2. Kahramanlar çağı: Toplumun, düelloyu kazananı tanrının kayırdığını ve onu diğer insanları korumakla görevlendirdiğini düşündüğü, otoritenin kahramanlar olduğu çağdır.
  3. İnsanlar çağı: İnsanların kendilerine tanınan hakları herkese tanınmasını istedikleri, hoşgörünün baskın olduğu çağdır.

 

1 Comment

  1. Günümüzde insanlar kendine verilen hakları başkasından kıskanıyor vico nun düşündüğü gibi olsaydı.. barış ve huzur hakim olurdu

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*