Dolorizm (Acıcılık) Nedir, Ne Demektir?

Dolorizm (Acıcılık) Nedir?
Dolorizm (Acıcılık) Nedir?

Acıcılık veya Dolorizm; acıyı tercih edip onu yararlı, verimli, değerli ve yükseltici bulan öğretilerin genel adıdır. Bu anlayışa göre acı düşünsel, ahlaki ve estetik açıdan yüceltilmeli ve hayatın merkezinde bir yönlendirici olarak varolmalıdır. Bu öğretiye göre her türden acı, özellikle hastalıkların getirdiği fiziksel ve şiddetli acı, insanı gerçeklik ve baş­kalarının yaşamı üzerine düşünmeye sevk ederek bilinçlendirir ve bu bağlamda insandaki hayvansal eğilimleri dizginler, zekâyı ön plana çıkarır.

DOLORİZMİN ORTAYA ÇIKIŞI VE TEMEL ÖĞRETİLERİ

Dolorizmin felsefi bir öğreti olarak ifade edilip savunulması, 1935 yılında ilk filizlenmesini yaşamıştır. Fransa’da Fransız filozof Julien Teppe ve arkadaşları “acılı” ve “kederli” gibi anlamlara gelen “Revue Doloriste” adlı dergiyle, dolorizmin temel ilke ve iddialarını ortaya koymuşlardır. Ayrıca “Bir Olağandışılık Savunusu: Acıcılık Manifestosu (1935)” ve “Acının Buyurganlığı (1936)” adlı yapıtlar da dolorizmin gelişmesine önemli katkı sunmuştur. İşte bu eserler, dolorizmin tanınıp yayılmasını sağlamıştır.

Julien Teppe isimli Fransız filozofun kuruculuğunda gelişen acıcılık ya da dolorizm öğretisi, insanın özgür ve güçlü bir varlık olarak yaşamını sürdürebilmesi için hazdan uzaklaşması gerektiğini ve acıya yönelerek acıya katlanmasını, acıyı yüceltmesini gerekli gören bir felsefi akımdır. Bu anlayışa göre acı çeken insan, etkisi altında bulunduğu hayvansal dürtülerden uzaklaşacak, ruhsal bir yetkin güce ulaşacak, bu da onun özellikle sanat alanındaki yaratıcı gücünü ve yaşama dair yönelteceği eleştiren bakışı artıracaktır.

Dolorizm ayrıca insanın kendine, başkalarına ve dünyaya ilişkin gerçek bir kavrayışa ve manevi olgunluğa erişmesini; hayat savaşında manevi ve fiziki açıdan güçlü biçimde ayakta durabilmesini sağlayacak biricik gücün de acı ve acıya katlanmak olduğunu savunan yaklaşımdır.

DOLORİZM İLE DİĞER FELSEFE AKIMLARININ İLİŞKİSİ

“Dolor” ifadesi, Latince “acı” anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Türkçeye “Acıcılık” olarak da çevirdiğimiz dolorizm, acıyı reddedip hazzı yücelten hedonizm anlayışının tam karşısında yer almaktadır. Hedonistlerin zevk ve rahatlık, konfor aradıkları yerde acıcılar zahmet, çırpınış, savaş ve rahatsızlık ararlar. Acıcılık veya Dolorizm hazcılık anlayışının karşıtıdır. “Acı” kavramını yaşamın anlamında derin bir yere koyarak ve hem ahlakın hem de erdemin merkezine yerleştirerek, hazcılık (hedonizm) öğretisinin tam karşısında yer alır.

Dolorizm, mutluluğa insanın ancak haz yoluyla erişebileceğini savunan ve hazza olumlu anlamda bir değer biçen hedonizm akımının tam karşısında yer alarak dünyaya ve hayata sadece aklın ışığıyla bakmayan pek çok öğreti tarafından da savunulup desteklenmiştir. Bu yapısıyla dolorizm, etik zeminde tartışılabileceği gibi teolojik bir zemine de tartışılmaya açıktır.

Bu bakış açısıyla dolorizmin Stoacılık öğretisine yaklaştığı görülse de dolorizm için tam bir stoa anlayışıdır denilmesi güçtür. Buradaki en önemli ayrım Stoacıların acıya katlanılması, acıya sabredilmesi gerektiği anlayışına karşın dolorizmin acının peşine düşülmesi ve acının takip edilmesi yönündeki yaklaşımıdır.

Dolorizm bu tanımıyla bir tür mazoşist tavır olarak da algılabilir; fakat bu algı da yanlış olacaktır. Buradaki ayrımı da şöyle yapmak mümkündür: Bir mazoşist timsahlarla dolu bir nehirde, sadece zevk almak için yüzecektir; oysaki bir acıcı, nehrin karşı kıyısında bulunan çimenlik alana ulaşabilmek için o timsahlarla dolu nehri geçmek istemektedir.

Antik Çağ Yunan felsefesinde kinizm de acıcı öğretilerden birisidir. Bütün çileci öğretiler de kimilerince küçümseyici bir anlamda kullanılan bu genel adın kapsamına girerler. Özetle diğer felsefe akımlarıyla ilişkili olarak diyebiliriz ki bütün çileci öğretiler, acıcılık ya da dolorizm genel adının kapsamına girerler.

Acının insanı olgunlaştırdığına, geliştirdiğine inanan bu akım acıyı bir araç ya da erdem, insanın özgürleşiminin olanağı veya görünüşün gerisindeki gerçekliğe nüfuz etmenin önemli bir yolu olarak gördüğünden, felsefi kapsamına Antisthenes, Diogenes gibi Kinikler‘i ve Epiktetos, Kierkegaard, Schopenhauer gibi filozofları da almaktadır.

DOLORİST (ACICI) İNSANIN NİTELİKLERİ

  • Dolorist ya da acıcı insan, zor ve acı verici olanı kovalar; çünkü o mutluluğa, -gerçek, derin, uzun süreli mutluluk- zorluklardan ve acılardan geçmeden varılamayacağının bilincinde ve inancındadır.
  • Kötülüksüz iyilik olamayacağı gibi engelsiz bir zafer de mümkün değildir.
  • Acıcı insan zorlukların peşinden korkmadan koşabilen insandır; çünkü insan zorluk çekmeden büyüyemez, acı çekmeden olgunluğa erişemez.
  • Dolorist, çileye özlem duyar; çünkü çilesiz gelişimin imkânsızlığının farkındadır.
  • Acıcı insan karanlığa karşı koymaz; o, karanlığı sever ve çünkü bilir ki ışığın ne olduğunu öğrenmek için karanlığa maruz kalmak gereklidir.

Bu niteliklere bakıldığında, dünyaca ünlü basketbol oyuncusu ve hatta tarihin, tüm zamanların en iyi basketbol oyuncusu olarak görülen Michal Jordan’ın da şu sözlerinden ötürü bir dolorist olduğu söylenebilir:

“Kariyerim boyunca 9000’den fazla şut kaçırdım. Neredeyse 300 maç kaybettim, 26 kere maçı kazandırmak için son şut bana verildi ve ben o şutu kaçırdım! Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum. Ve işte bu yüzden başardım. Bazen bir savaşta olduğunun farkına varmak için kafana bir darbe alman gerekir.”

Michal Jordan

Özetle diyebiliriz ki bir dolorist ya da acıcı şöyle tanımlanabilir: “Acıcı, karşısına iki farklı yol çıktığında, zorlu olan yolu seçen kişidir.”

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*