Felsefe.Gen.TR

Stoacılık Nedir, Ne Demektir?

Stoacılık Nedir, Ne Demektir?

Stoacılık Antik Çağ Yunan felsefesinin Panteist ve Materyalist doğa öğretisidir. Stoacılık’ın kurucusu Kıbrıslı Zenon’dur. Ancak Stoacılık yüzyıllar ve kuşaklar boyunca işlenmiş ve gelişmiş bir öğretidir.

Stoa” Yunanca, “direklere dayanmış açık bir dehliz” anlamındadır. Zenon, derslerini, Atina’da Poikile meydanında böyle bir dehlizde kurulmuş bir resim galerisinde vermişti (Stoa Poikile).

Zenon stoa okulunu kurduğu zaman Atina’da Ksenokrates Platon akademisini, Epikuros kendi öğretisini, Krates kinik okulu, Stilpon Megara okulunu sürdürüyordu. Zenon, okulunu kurmadan önce, bütün bu okullarda öğrenci olarak yer almıştır. Bu bakımdan öğretisi, Sokrates’in şu ilkesine dayanmaktadır: “Doğru düşünmek.

İyi davranmak doğru düşünmekle mümkündür ve felsefe doğru düşünmeyi öğreten bir yaşama bilimidir. Amaç iyi yaşamaktır ve doğru düşünmenin ve doğru davranmanın bilgisi, iyi yaşamak için gereklidir. İyi yaşamaksa titizlikle sınırlandırılmış bir töreyle (ahlak) mümkündür. Bu töreye bulunacak tek ölçü, doğru düşünen için, doğa ölçüsüdür. Öyleyse insan doğanın davrandığı gibi davranmalı ve doğaya asla karşı koymamalıdır.

STOA FELSEFESİ

Stoacılık, Hristiyanlıkla savaşmış ve Hristiyanlığı birçok bakımlardan etkilemiş bir öğretidir. Hristiyan felsefesinin Patristik Dönem’inde kilise babaları, Hristiyanlığın ilk düşünsel savunmalarını Stoacılık’a karşı yapmışlardır. Hristiyanlık, bu savaşta kazanabilmek pahasına, ilkelerinden birçoğunu Stoacılık’a bağışlamak zorunda kalmıştır.

Stoacılık’ın büyük ilkesi doğaya uygun davranmak’tır. Doğa, eş deyişle her şey Tanrı’dır (vahdet-i vücut, panteizm). Doğaya uygun davranmak, usa uygun davranmak ve dolayısıyla insanın kendi kendisine uygunluğu demektir.

En doğru seçimi yapan, sabırla katlanan, en ölçülü olan ve en adaletli üleştirici olan şey doğadır. Buna “Zenon’un dört ana erdemi” adı verilir ve sıralaması şöyle yapılabilir:

Zenon’un Dört Ana Erdemi

  • Doğru seçme,
  • Sabırla katlanma,
  • Ölçülü olma,
  • Adaletle üleştirme.

Mutluluk bilgelikte, bilgelik doğaya uygun davranmaktadır. Doğa maddedir. Asıl gerçek; cisimsel olan, maddesel olandır; çünkü ancak maddesel olan, etkin ve edilgin olabilir. İlk nedenin de etkin ve edilgin olması gerektiğine göre maddesel olması lazımdır.

Bilgeliğe teorik ve pratik erdemi elde ederek varılır. Teorik erdem, nesnelerin kendiliği üstünde doğru bilgi edinmektir. Pratik erdem, usa uygun davranmaktır. Bu iki erdem birbirlerine sıkıca bağlıdırlar. Nesnelerin kendiliği üzerinde doğru bilgi edinilmezse usa uygun davranılamaz.

Bilge, kendi kendine yeterlidir. Doğalaşan bilge bir kaya parçasının mutluluğuna erişmiştir, artık onu hiçbir şey sarsamaz ve yıkamaz. Tasarımlardan (katalepsis) ve sanılardan (doxa) kurtulmuş bir akıl, açık seçik doğa bilgisini (episteme) edinebilir. Açık seçik doğa bilgisi de insana yaşamak ve mutlu olmak için en doğru ölçüyü verecektir.

STOACILIK’IN ANA FİKİRLERİ

Stoacılık, halka inmemiş olmakla beraber, okur yazar sınıfları geniş çapta etkilemiş bir anlayıştır. Dinsel kuralları, tapma biçimleri, din adamları vardır. Bu dine bağlı olanlar uzun sakal bırakırlar ve uzun mantolar giyerlerdi. Stoa dininin ana ilkesi, doğa yasalarına boyun eğmek ve evrensel düzene uymaktır.

Her türlü acı, hastalık ve ölüm doğaldır; bunlara karşı kayıtsız kalmak ve sabırla katlanmak gerekir. Oysa insani yanılmalar, kötülükler, öldürmeler iğrenilmesi ve savaşılması gereken şeylerdir. Doğru düşünmeyi ve doğaya uygun davranmayı bilen insan hiçbir davranışında yanılmaz, bütün bedensel tutkularını yenebilir.

İnsan doğadan gelen her şeye boyun eğmeli, insandan gelen her şeye karşı koymalıdır. Doğru düşünen kişi, doğalaşmış ve bundan ötürü de tanrılaşmış kişidir ki insanın ereği böylesine bir doğru düşünmeye varmak olmalıdır.

Doğal ölçü, insanı bağımsızlığa ve eşitliğe götürür. İnsanlar arasındaki ayrılıklar, doğaya aykırı ve yapma (sunî) ayrılıklardır. İnsanları çeşitli alanlarda birbirlerinden ayırmış olan insani ölçüler, doğal ölçü karşısında silinip gitmek zorundadırlar.

Doğanın, eş deyişle aynı babanın çocukları olan insanlar kardeştirler ve bundan ötürü de birbirlerine eşit ve özgürdürler. Aynı doğaya bağlı olmak, bireyi insanlığa (hümanizm) ve evren yurttaşlığına (kozmopolitizm) götürür.

Epiktetos Stoa ahlakı çerçevesinde “Hem kendi ruhunla hem dış dünya nesneleriyle ilgilenemezsin” der.

Epiktetos Stoa ahlakı çerçevesinde “Hem kendi ruhunla hem dış dünya nesneleriyle ilgilenemezsin” der.

Stoacı Epiktetos’un şu sözleri Stoacılık’ı özetler:

“Nasıl saat günün bir parçasıysa ben de öylece bütünün bir parçasıyım. Saat gelir geçer, ben de gelir geçerim. Görevim elimde olanı yapmak ve üst yanına kulak asmamaktır. Deniz yolculuğuna çıkarken gemiyi, kaptanı ve mevsimi seçerim. Bu, benim işimdir. Yolda bir fırtına koparsa asla umursamam. Bu benim işim değildir. Kaptanı seçmek benim elimdedir, fırtınayla uğraşmaksa kaptanın elindedir. Bilgelik, bizim olanı ve olmayanı bilmek, ona göre davranmaktır…”

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Nazime Fisun dedi ki:

    Çok ilgimi çekiyor ve bilgilendirilmek isterim.

2005'ten beri...