Nicelik ve Nitelik Nedir, Ne Demektir?

felsefe Nedir

Nesnel gerçekliğin eytişimsel özdekçi felsefe tarafından ortaya konan birbiriyle sıkıca bağımlı iki yanı. Nesnel gerçeklik, belli bir nicelik ve nitelik birliğidir. Sadece niceliksel hiçbir nesne olamayacağı gibi sadece niteliksel hiçbir nesne de olamaz.

Bir nesneyi, bir olguyu, bir olayı ya da bir süreci anlayabilmek için onu hem niteliksel, hem de niceliksel yanıyla ele almak gerekir. Demek ki söz konusu olan, idealistlerin ve metafizikçilerin yaptıkları gibi ya sadece nicelikleri ya da sadece nitelikleri ele almak değil, mekanikçi özdekçilerin yaptıkları gibi nitelikleri niceliklere indirgemek değil; niceliksel belirtici özelliklerle niteliksel belirtici özellikler arasındaki eytişimsel ilişkiyi görmek ve kavramaktır. Niceliklerle nitelikler arasındaki bu sıkı ilişki, aynı zamanda devimin kaynağını da açıklar.

Devim, herhangi bir nesne ya da olguya; idealistlerin, metafizikçilerin, mekanikçi özdekçilerin sandıkları gibi dışarıdan verilmiş değil, içsel (çelişmelerinin N.) değişimlerin ve gelişmelerinin (eş deyişle, niceliksel birikimlerle niteliksel dönüşümlere uğramalarının) ürünüdür. Eytişimsel ve tarihsel özdekçiliğin kurucularından ve bilimsel felsefenin ustalarından biri şöyle der: ‘’Her değişiklik, niceliğin niteliğe dönüşümü, cisimde bulunan şu ya da bu biçimdeki devim miktarının nicel değişikliğinin bir sonucudur. Fiziksel sabitler, devimin nicel olarak arttırılmasının ya da azaltılmasının ilgili cismin durumunda nitel değişiklik sağladığı, yani niceliğin niteliğe dönüştüğü düğüm noktalarından başka bir şey değildir’’.

Niceliği niteliğin karşısına koyan ve aralarındaki bağlantıyı kavrayamayan metafizik görüşe karşı diyelektik görüş nicelikle niteliğin koparılamaz sıkı bağımlılığını ortaya koymuştur. Örneğin her nicelik bir niteliği ve her nitelik bir niceliği karşılar. Üç sayısı ya kalemdir, ya insandır, ya elmadır. Güzel niteliği, ya az güzeldir, ya çok güzeldir, ya daha güzeldir. Ne nicelik ne de nitelik birbirleriyle bağımlı kılınmadan hiçbir anlam vermezler. Örneğin her nesne belli bir nicelikte sıvı, belli bir nicelikte katı ve belli bir nicelikte gazdır. Daha açık bir deyişle, her nesne, belli ısı derecelerine göre üç nitelikten birini alabilen, hem katı, hem sıvı, hem gaz olan bir yapıdadır. Nesneleri belli ısı derecelerine göre katı, sıvı ya da gaz niteliklerine bürüyen o nesnelerin içindeki atomların niceliksel değişimleridir. Herhangi bir nesne, molekül sayısını değiştirmekle başka bir nesne olur. Niceliksel değişmeler niteliksel değişmeleri meydana getirir. Doğada ve toplumda her nitelik değişimi bir nicelik değişiminin ürünüdür. Buna karşı her nitelik değişimi de nispi bir süreklilik görünüşü içinde yeni bir nitelik değişimine doğru yol alan yeni bir nicelik değişimidir. Nicelik ve nitelik, nesnel gerçeğin bağımlı iki yanıdır.

Niceliksiz nitelik olamayacağı gibi niteliksiz nicelik de olamaz. Nicelikle niteliğin ilişkisinde temel olan niteliktir, çünkü bir nesne niceliksel olarak değişirken niteliğini sürdürür. Ancak niceliğin, nitelikle ilişkisel dengesini bozacak kadar çoğalması ya da azalmasıdır ki yeni bir niteliğe geçiş sağlar.

NİCELİK NEDİR?

Nesnenin ölçme konusu olan yanı. Eytişimsel özdekçi çözümleme nicelik’le nitelik’in nesnel gerçeğin birbirinden ayrılmaz iki yanı olduğunu açıklamıştır. Nicelikle nitelik bağımlıdırlar, birbirlerine dönüşürler, ayrıştırılamazlar. Sadece nicel ya da sadece nitel hiçbir şey yoktur. Soyut kavramlar bile bu bağlantıdan koparılamazlar. Örneğin üç (nicelik) ya kalemdir, ya insandır, ya elmadır (nitelik); güzel (nitelik) ya az güzeldir, ya çok güzeldir, ya daha güzeldir (nicelik).

Bilimsel felsefenin bir ustası, en soyut nicelik olan sayıların da bir niteliği bulunduğunu göstermiştir: ‘’16 sayısı sadece 16 tane 1’in toplamı değil, aynı zamanda 4’ün karesi ve 2’nin dördüncü kuvvetidir. Temel sayılar, başka sayıların kendileriyle çarpımından meydana gelen sayılara yeni ve kesin nitelikler verirler’’. Her nesne ve olay, belli bir nitelikle belli bir niceliğin birliğidir. Bu birliğin bozulması o nesne ya da olayı başka bir nesne ya da olaya dönüştürür. Bir şeyin neyse o kalması için niteliksel yanıyla niceliksel yanının belli bir oranda birleşmiş, ama birbirlerinden başka olan çok sayıda madde vardır. İki azotun bir oksijenle birliği güldürücü bir gaz, iki azotun beş oksijenle birliği katı bir kristaldir. Gazın gaz ve kristalin kristal olabilmesi için niceliklerinin nitelikleriyle kurduğu dengenin bozulmaması gerekir. Bu dengenin bozulması, örneğin dört oksijenin eklenmesi ya da çıkarılması, gazı kristale ve kristali gaza dönüştürür.

Bu dönüşme için, örneğimizde olduğu gibi niceliğin azalması ya da çoğalması da herhalde gerekli değildir, niceliğin toplam olarak aynı kaldığı halde birlikteki dengesel orantısını değiştirmesi de yeter. Örneğin ısıyı mekanik devime ya da mekanik devimi ısıya çevirdiğimiz zaman nicelik toplam olarak aynı kaldığı halde nitelik değişmektedir. Ne var ki ısıdan azalan nicelik devime, ya da devimden azalan nicelik ısıya eklenmiştir. Demek ki bir nesnenin neyse o kalması için niteliğiyle niceliği arasındaki dengeyi koruması gerekir, bu denge bozuldu mu o nesne başka bir nesne olur. Ne var ki bir nesnenin nitelik değiştirmesi için, son örneğimizde olduğu gibi, toplam olarak değişmese bile, herhalde bir nicelik değişimi gereklidir. ‘’Nicelik değişmesi olmaksızın nitelik değişmesi mümkün değildir’’.

Nicelikle niteliğin bağımlı birliğinde temel olan niteliktir, çünkü bir nesne ya da olayın az ya da çok sürekli bir varlık biçimi vardır ve niceliksel olarak değişirken bu niteliksel varlık biçimini belli bir sınıra kadar sürdürür. Niteliğin değişmesi için niceliğin değişmesi zorunludur, ama her nicelik değişimi nitelik değişimini gerektirmez. Niteliğin değişmesi için niceliğin belli bir sınırı aşacak derecede değişmesi, eş deyişle belli bir nesne ya da olayın birliğinde nitelikle ilişkisel dengesini bozacak kadar azalması ya da çoğalması gerekir. Örneğin 1-99 ısı dereceleri arasında su niteliğinde olan iki hidrojenle bir oksijen 0 ısı derecesinde buz, 100 ısı derecesinde gaz niteliğine dönüşür. Bunun gibi, anamalcı (kapitalist N.) bir toplumda toplumcuların sayısı seçmen sayısının yarısına kadar çoğalsa da o toplumun anamalcı niteliğini değiştiremez, seçim sınırı olan seçmen sayısının yarısını aşınca toplumun niteliği değişir ve anamalcı toplum toplumcu toplum olur. Demek ki belli denge sınırını aşan her nicelik değişimi bir nitelik değişimini zorunlu kılar. Ne var ki her nitelik değişimi de yeni nicelik değişimlerine olanak sağlar. Devimin ve gelişmenin temel yasası budur.

NİTELİK NEDİR?

Nesnenin algılama konusu olan yanı. Eytişimsel ve tarihsel özdekçi felsefede ‘nitelik’ nesne ve olayların varlık biçimidir. Nesne ve olayları neyseler o yapan, başka nesnelerden ve olaylardan ayıran, onları sınırsızca ve sonsuzca çeşitlendiren nitelik’leridir. Her nesne ve olayın niteliksel yanıyla bağımlı olarak bir de niceliksel yanı vardır. Bundan ötürüdür ki nitelik ve nicelik birbirleriyle bağımlıdır. Sadece nitel ya da sadece nicel olan hiçbir nesne ya da olay yoktur.

Özdeş olan nesne ve olaylar arasındaki farklar nicelik farkları (büyük ya da küçük elma, dilimlenmiş ya da bütün elma vb.) özdeş olmayan nesne ve olaylar arasındaki farklar nitelik farkları (insan, ağaç, kuş, taş vb.)’dır. Felsefesel nitelik kavramı, konuşma dilindeki nitelik gibi bir değer yargısı taşımaz ve nesne ya da olayların özelliklerine indirgenemez; yokluğu o nesne ya da olayı neyse o olmaktan çıkaracak olan, nesne ya da olayın bütünsel öz yapısını dile getirir. Nicelik değişikliği bir nesne ya da olayı belli bir sınıra kadar kendisi olmaktan çıkarmaz, bir elma dilimlere bölünse de gene elmadır. Ama nitelik değişikliği bir nesne ya da olayı kendisi olmaktan çıkarır, bir elma yüksek ısıda kaynatılıp eritilirse elma olmaktan çıkar. Demek ki niceliksel değişme belli bir sınırda niteliksel değişmeyi gerektirir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*