Felsefe hakkında her şey…

Marie de Gournay

21.01.2024
Marie de Gournay

Montaigne’in yakın arkadaşı ve editörü olan Marie de Gournay, en çok cinsiyetler arası eşitliği savunan feminist denemeleriyle tanınır.

Hayatını yazarak kazanmaya çalışan bekâr bir kadın olarak sürdürdüğü alışılmadık yaşam tarzı, kadın ve erkeklerin eğitim ve kamu görevlerine eşit erişim hakkı konusundaki teorik argümanlarıyla örtüşmektedir.

Marie de Gournay‘in geniş edebî külliyatı çok çeşitli felsefi konulara da değinmektedir. Edebiyat üzerine yazdığı incelemeler, şiirsel söylemde metaforun estetik ve epistemolojik değerini savunmaktadır. Ahlak felsefesi alanındaki eserleri, iftiranın kötülüğüne özellikle dikkat çekerek saraylıların erdemlerini ve ahlaksızlıklarını analiz etmektedir. Eğitim yazıları, prensin eğitimine ilişkin Rönesans geleneğine göre düzenlenmiş ahlaki erdemleri vurgulamaktadır.

Marie de Gournay tarafından geliştirilen toplumsal eleştiriler, dönemin saray hayatı, din adamları ve aristokrasisindeki yozlaşmaya yöneliktir. Toplumsal cinsiyet üzerine yazdığı yazılarda da cinsiyetler arasındaki eşitliği göstermek ve kadınların okulda ve iş hayatındaki haklarını savunmak için hem klasik kaynaklardan hem de İncil ve kilise kaynaklarından yararlanmıştır.

Marie de Gournay kimdir?

6 Ekim 1565’te doğan Marie Le Jars, küçük bir aristokrat aileye mensuptur. Babası Guillaume Le Jars, Sancerre bölgesindeki soylu bir aileden gelmektedir; annesi Jeanne de Hacqueville ise hukukçu bir ailenin çocuğudur. Anne tarafından büyükbabası ve babasının kardeşi yazar olarak kendilerini göstermişlerdir. Doğumundan sonra babası Gournay-sur-Aronde malikanesini satın almıştır; ailenin adı da bundan dolayı “de Gournay” olarak değiştirilmiştir.

Babasının 1578’de ölümünden sonra Marie de Gournay, annesi ve kardeşleriyle birlikte Gournay şatosuna yerleşmiştir. Meraklı bir okur olan Marie, klasiklere ve Fransız edebiyatına odaklanarak kendi eğitimini kendisi sağlamıştır. Ergenlik çağının sonunda Latinceyi akıcı bir şekilde konuşur hâle gelmiş, az da olsa Yunanca öğrenmiş ve Ronsard ile Pléaide şairlerinin takipçisi olmuştur. Felsefi olarak Plutarkhos ve bazı Stoacı düşünürleri okumuştur. Montaigne’in Denemeler‘ini keşfettikten sonra, düşüncesinin daha Stoacı yönlerine özel bir ilgi duyarak onun hevesli bir öğrencisi olmuştur.

Marie Le Jars de Gournay

Marie Le Jars de Gournay

Gournay 1588’de Montaigne ile şahsen tanışmıştır; bu tanışma ömür boyu sürecek bir dostluk kurulmasını sağlayacaktır. Bu karşılaşmadan kısa bir süre sonra Gournay, The Promenade of Monsieur de Montaigne, Concerning Love in the Work of Plutarch adlı romanını kaleme almıştır. Sonraki yazışmaları ve buluşmaları birlikteliklerini derinleştirdikçe, Montaigne Gournay’den “evlatlık kızı” olarak bahsetmeye ve entelektüel meşguliyetlerini onunla giderek daha fazla paylaşmaya başlamıştır.

Gournay, 1591’de annesinin ölümünden sonra mali açıdan zor bir duruma düşmüştür. 1593 yılında, kısa süre önce ölen Montaigne’in dul eşi, Marie de Gournay‘den Montaigne’in eserlerinin bir baskısını düzenlemesini istemiştir. Gournay, Montaigne’in Bordeaux bölgesindeki malikanesinde bir yıldan fazla çalıştıktan sonra, 1595’te kendi yazdığı uzun bir ön sözle tamamladığı eserlerin baskılarını hazırlamıştır. Gournay hayatının ilerleyen dönemlerinde Montaigne’in eserlerinin çok sayıda yeni ve genişletilmiş edisyonunu da hazırlayacaktır.

Sonraki on yıllar boyunca Marie de Gournay, yazı yazarak, çeviri ve editörlük yaparak geçimini sağlamaya çalışan bekâr bir kadın olarak, başkentin edebiyat çevrelerinde hem eleştiri konusu hem de hayranlık uyandıran biri haline gelmiştir. Latinceden, özellikle de Vergil’den yaptığı çeviriler ona iyi bir edebiyatçı olarak ün kazandırmıştır. Genellikle Montaigne’in denemelerini örnek alan incelemeleri, güncel tartışmalarda taraf olmuştur. Pléiade’ın eski şiirini övmüş ve daha yeni, daha neoklasik şiiri eleştirmiştir.

Felsefi anlamda kaderi vurgulayan Augustinusçulara karşı özgür iradenin merkeziliğini savunmuştur. Daha bilim odaklı eğitim modellerine karşı, geleneksel dillere hakimiyete vurgu yapan hümanist bir eğitim modelini desteklemiştir. Tartışmalara yol açan çalışmaları 1610 yılında, birçok Fransız edebiyatçının aynı yıl Kral IV. Henri’nin dinci bir fanatik tarafından öldürülmesinden sorumlu tuttuğu protest Cizvitleri savunmasıyla doruk noktasına ulaşmıştır.

Gournay, tartışmalı ününe rağmen saray çevrelerinde etkili olmuştur. Kraliçe Margot, Marie de Médicis ve XIII. Louis için metin yazma işlerini üstlenmiştir. Kardinal Richelieu, edebî yeteneğini ödüllendirmek amacıyla 1634 yılında kendisine bir emeklilik maaşı bağlamıştır. Aynı dönemde yeni kurulmakta olan Académie française‘in örgütlenmesine yardımcı olmuştur. Protestan karşıtı parti dévot‘ya sempati duyan koyu bir Katolik olmasına rağmen, Gabriel Naudé ve François La Mothe Le Vayer gibi Paris meclislerinin daha özgürlükçü üyeleriyle yakın ilişkilerini sürdürmüştür. Başta Anna Maria van Schurman ve Bathsua Reginald Makin olmak üzere diğer Avrupalı kadın aydınlarla yazışmayı da ihmal etmemiştir.

Kendini profesyonel yazarlığa adamış kariyer sahibi bir kadın olarak dışlanmaya maruz kalan Marie de Gournay, yazılarını Paris edebiyat topluluğunun kadın düşmanlığını eleştirmek için kullanmıştır. Equality Between Men and Women (1622) ve Complaints of Ladies (1626) adlı eserlerinde cinsiyetler arası eşitliği savunmuş ve her iki cinsiyetin de eğitime ve kamu görevlerine eşit erişimini desteklemiştir. 1626’da önceki yazılarının bir derlemesini yayınlamıştır. Finansal ve eleştirel bir başarı elde eden bu yazı derlemesi daha sonra genişletilerek 1634 ve 1641 yıllarında Marie de Gournay tarafından yeniden basılmıştır.

Marie de Gournay 13 Temmuz 1645’te ölmüştür.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...