Fizibilite Etüdünün Aşamaları Nelerdir?

felsefe Nedir

Bir projenin başlangıç noktası toplumda veya bir kuruluşta duyulan bir gereksinime cevap verebilmektir.

Bu gereksinim farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Örneğin, kentin ortasından geçen bir akarsu üzerinde köprü yapmak, bir yerleşim bölgesine enerji sağlamak, bir fabrika kurmak veya üretimi iyileştirmek gibi.

Ama biçimi ne olursa olsun, toplum veya kuruluş bu projeyi gerçekleştirmek için ekonomik bir bedel ödeyecektir. Bu nedenle projeyi gerçekleştirmeden önce bir fizibilite veya yapılabilirlik çalışması yapılır ve bu çalışmaya dayanılarak bir rapor hazırlanır. Yapılabilirlik etüdü oldukça hızlı ve ucuz yapılmalıdır. Bununla birlikte, incelemeden elde edilecek sonuç, proje fikrinin sürüp sürmeyeceğini çok detaylı bir analizle bildirmelidir. Yapılabilirlik etüdünün aşamaları aşağıdaki gibi açıklanabilir:

Ekonomik İnceleme

Her iş fikri bir ihtiyacın yarattığı potansiyeli değerlendirmek amacıyla ortaya çıkar. Ekonomide ihtiyaç kelimesi aynı zamanda insanların ihtiyaçlarından kaynaklanan taleple özdeştir. Talep, iş fikrinin yani projenin dayanağı olan gerekçenin somut göstergesidir. Dolayısıyla, arz ve talebin birlikte oluşturduğu piyasanın, geleceği de dâhil ederek, sağlıklı analiz edilmesi, talebin büyüklüğü, yapısı, talebi etkileyen etmenler vb. konuların doğru ölçülmesi şarttır. Aksi durumda, projeden beklenen faydanın sağlıklı bir şekilde tahmin edilmesi mümkün değildir.

Ekonomik inceleme ile elde edilen sonuçlar, projenin gelecekteki sağlayacağı getirileri etkilemenin yanı sıra, proje ölçeğinin veya kapasitesinin seçiminde ve üretilecek ürünün belirlenmesinde de önem taşır. Özellikle yeni bir ürünü veya farklılaştırılmış bir ürünü piyasaya sunarken muhtemel talebi belirlemede ekonomik inceleme büyük önem kazanır. Malın kendi fiyatı, tamamlayıcı malların ve ikame malların fiyatları, gelir, nüfus ve tüketici tercihleri gibi değişkenler göz önünde bulundurularak analiz, anket çalışması vb. yöntemler ile talep ve satış öngörüleri yapılır. Ekonomik incelemede yapılan araştırmalar şunlardır:

Ürün araştırması: Genel olarak bir ekonomik incelemenin içeriği birçok konuyu barındırır. Çünkü üretilecek ürünün tanımlanması ve özelliklerinin belirlenmesi gerekir. Ürünün kalitesi ile ilgili standartların neler olduğu, ürünle ilgili dış ticarete ilişkin gümrük tarifeleri, kota vb. düzenlemelerin boyutu ele alınır. Geçmiş dönemlere ilişkin üretim, tüketim, ithalat, ihracat ve fiyat istatistiklerinin yanı sıra talebin kaynağı ve bileşimi yani tüketim alanları hakkında bilgiler derlenir. Tüketicilerin satın alma davranışları da bu aşamada çok önemlidir. Taşıma, depolama, pazarlama ve dağıtım yöntemleri, rekabet durumu, projenin hedeflediği pazar payı, fiyatlandırma politikası, satış artırma koşulları, dünya pazarlarındaki durum ve muhtemel beklentiler yine cevap arayan konulardan bazılarıdır.

Ham madde analizi: Ekonomik incelemenin bir diğer ayağını ise ham madde analizi oluşturur. Tesisin kullanacağı ham madde ve yardımcı girdiler bu kısımda irdelenir. Ham madde ve yardımcı girdiler seçilirken talep analizi, teknoloji seçimi, üretim programı ve bunlardan türetilen tesis kapasitesi önem taşır. Ham madde kalemlerinin getireceği maliyetlerin hesaplanması, hayata geçirilecek projenin ilerde dar boğaza girmemesi için gereklidir.

Kuruluş yeri seçimi: Kuruluş yeri seçimi sadece ticari açıdan önemli olmakla kalmamakta; gelir dağılımı, bölgesel gelişmişlik farklarını etkileme, birbirleri ile ilişkili firmaların aynı mekanda toplanması sonucunda oluşacak dışsallıklar, çevresel faktörler ile teşvik tedbirlerinden faydalanabilme gibi boyutları içermektedir.

Ürünlerin maliyetleri, işletmenin girdi ve çıktıları, taşıma giderleri, yatırımları özendirme politikaları, inşaat ve enerji giderleri gibi birçok konu işletmenin kuruluş yerine bağlı olarak değişir. Yer seçiminde göz önüne alınan temel etkenler;

  • Ham madde ve yardımcı madde temin durumu ile taşıma maliyetleri,
  • Pazara yakınlık ve mamul madde dağıtım giderleri,
  • İş gücü piyasası ve ücret düzeyi ile bunlara bağlı maliyetler,
  • İş gücü niteliği,
  • Projenin çevreyle uyumu,
  • Çevre halkının kuruluşa karşı olası tutumu,
  • Eğitim olanakları, altyapı durumu vb. olarak sıralanabilir.

Örneğin bir çimento fabrikası, ham madde yoğun çalışan ve taşıma maliyeti yüksek olan bir sektör içinde olduğundan tesis temel ham madde kaynağına yakın bir yerde kurulmalıdır. Diğer yandan büyük ölçüde ithal girdi kullanımına dayalı veya ihracata yönelik tesisler ise liman veya demiryolunun mevcut olduğu bölgelerde bulunmalıdır.

Talep tahmini ya da kapasite: Ham madde etüdü ve kuruluş yeri seçiminin ardından yapılması gereken çalışma, kapasite belirleme çalışmalarıdır. Kapasite, bir işletmenin elindeki üretim faktörlerini en akılcı biçimde kullanarak belirli bir zaman dilimi içinde yapabileceği üretim miktarını ifade eder. Belli bir kapasitenin altında olan tesisler rekabet şansı elde edemez. Her sektör için belli bir minimum ekonomik büyüklük bulunmaktadır. Bu büyüklük teknolojik gelişmelere ve piyasa koşullarına bağlı olarak zaman içinde değişmektedir. Proje hazırlıkları yapılırken minimum ekonomik ölçek önemle dikkate alınmalıdır.

Teknik İnceleme

Teknik inceleme, teknoloji ve üretim seçimi, makine teçhizat seçimi, knowhow (bir şeyi yapabilme bilgisi) vb. konuları içerir. Teknik inceleme kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar şu şekilde özetlenebilir:

  • Alternatif teknolojilerin değerlendirilmesi ve en uygun olanının seçilmesi
  • Teknolojik bilgi ihtiyacının ne şekilde sağlanacağının ve maliyetinin belirlenmesi
  • Yerleşme planının ve temel mühendislik tasarımlarının yapılması
  • Makine ve donanımın seçimi ve maliyetlerinin belirlenmesi
  • İnşaat işleri ihtiyacının ve maliyetinin belirlenmesi
  • Montaj işlerinin ve maliyetinin belirlenmesi

Teknoloji seçimi, kapasite ve yer seçimi gibi bir defada alınan ve projenin bütün ömrü boyunca etkili olan kararlardan biridir. Bu bölümde alternatif teknolojiler irdelenmeli, seçilen teknoloji ve seçime temel olan gerekçeler ayrıntıları ile açıklanmalıdır.

Teknoloji seçenekleri sektöre göre ve sermaye gücüne göre değişmektedir. Teknolojinin standart hâle geldiği çimento, demir-çelik vb. sektörlerde çok fazla alternatif yoktur. Dolayısıyla teknoloji seçimi diğer sektörlere nispeten kolaydır. Ancak diğer bazı alanlarda teknolojik seçenekler fazlaca ve zaman içinde daha değişken olabilmektedir. Yapılabilirlik çalışmasında proje için alternatif teknoloji olanakları değerlendirildiği gibi geleceğe dönük eğilimler de analiz edilmelidir. Küresel gelişmeler ile ülke gerçekleri arasında denge kuracak bir bakış açısına sahip olmak teknik incelemeleri derinden etkileyecek öneme sahiptir. Örneğin, döviz darboğazı yaşanan dönemlerde yerli girdi kullanan teknolojiler tercih edilebilir. Gelişmiş ülkelerde üretilen sermaye yoğun teknolojilere karşılık, gelişmekte olan ülkelerde emek yoğun teknolojilere ağırlık verilmesi düşünülebilir.

Gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarından biri teknolojik olarak geri olmaları ve geriliği ortadan kaldıracak araştırma geliştirme faaliyetlerini sürdürecek kaynakları ayıramamalarıdır. Sonuçta teknoloji transferi kaçınılmaz olmaktadır. Teknoloji transferi yapılırken dikkatli bir seçim yapmak ve ekonominin rekabet gücünü azaltacak seçeneklerden kaçınmak gerekir. Özellikle aşırı koruma sağlanan sektörlerde kısa vadeli kârlılık amacı ile ülkeye sokulan geri ve ucuz teknolojiler uzun dönemde son derece pahalıya mal olabilmektedir. Kıt kaynakları hızla tüketen ve çevresel sorunlar doğurabilecek teknolojilerden de kaçınmak gerekmektedir.

Teknik inceleme sonucu elde edilen bilgi, işletmenin kontrolündeki kaynaklar ve işletmenin gereksinimleriyle uyumlu olabilecek, uygulanabilir olan teknik tercihleri açıkça gösteren bir nitelikte olmalıdır. Teknik inceleme sonucu eğer proje teknik olarak yapılabilir değilse ya yeni teknolojik olanaklar yeniden araştırılmalı ya da projeden vazgeçilmelidir.

Finansal İnceleme

Yapılabilirlik raporları hazırlanırken çoğu kez projenin finansmanının hazır olduğu var sayılır. Oysa kaynak azlığı projenin kapasitesini ve teknolojik tercih gibi birçok önemli boyutunu etkileyen bir unsurdur. Gerçekçi olmayan finansman ihtiyacı tahminleri ise bu konuda yaşanan diğer bir sorundur. Yatırım ve üretim maliyetlerinin düşük, satış gelirlerinin ise yüksek alınması durumunda projenin ihtiyaç duyacağı finansman miktarı olduğundan daha az görünmekte, sonuçta ise proje finansmanında zorluklar ile karşılaşılmakta, artan finansman gereği nedeniyle de projenin kârlılığı ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla projenin finansman ihtiyaçlarının gerçekçi bir şekilde saptanması ve değişik finansman kaynakları arasından en uygun olanlarının seçilmesi önem taşımaktadır.

Finansal analiz, finansal tablolarda yer alan hesaplar arasındaki bağlantının kurulması, ölçümlerin yapılması ve yorumlanması faaliyetlerini kapsar. Finansal inceleme kapsamında yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenebilir:

  • Finansman tablolarının hazırlanması
  • Finansman ihtiyacının belirlenmesi
  • Finansal planlamanın yapılması
  • Finansman kaynaklarının belirlenmesi
  • Finansman giderlerinin belirlenmesi
  • Sermaye maliyetinin belirlenmesi
  • Finansman kaynaklarının analizi
  • Finansal oranlar analizi

Proje finansmanı planlanırken öncelikle ele alınması gereken konulardan biri öz kaynak/borç dengesinin kurulmasıdır. Borçlanma imkânları ise uzun vadeli ve kısa vadeli olmak üzere iki kalemde değerlendirilmelidir. Sanayi projelerinde genellikle ilk yatırım maliyetleri, öz kaynakları ile uzun vadeli ticari banka kredileri kullanılmak suretiyle karşılanmaktadır. Ancak, işletmelerin öz kaynak ve ticari banka kredisi dışında da birçok finansman alternatifi bulunmaktadır. Şirketin doğrudan tahvil ihraç etmesi, yani tahvil yoluyla borçlanması ulusal veya uluslararası resmi finans kurumlarından borçlanma gibi diğer alternatifler de değerlendirilerek en uygun koşulları sağlayan mali yapı oluşturulmaya çalışılmalıdır.

Kısacası, projenin başarısı için finansman akışının iyi izlenmesi, düzenlenmesi ve birbirleri ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Projenin değerlendirilmesi sonucu, eğer kârlı değilse ya da istenilen düzeyde değilse projeden vazgeçmek gerekecektir. Çünkü kaynakların böyle bir projeye bağlanması akılcı olmayacaktır. Aksi durumda yani proje kârlı ise, uygulamaya koymak için proje planının hazırlanması gerekecek ve uygulamaya konulacaktır.

Hukuki İnceleme

Hukuki inceleme, ekonomik, teknik ve finansal incelemesi tamamlanmış ve bu incelemeler sonucu yapılabilirliği konusunda olumlu neticeler elde edilmiş proje fikirleri için yapılan yasal düzenlemeleri barındıran bir incelemedir. Devlet tarafından yatırımları teşvik edici olarak düzenlenen önlemler ve kanunlar ile yatırımlar için oluşturulmuş özel alanlar ele alınır. Sanayileşmenin hızla sağlanabilmesi, yatırımların ülke geneline dengeli bir şekilde dağılması, gelişmemiş veya ülke açısından önemi olan sektörlerin öncelikli olarak gelişmesinin sağlanması gibi değişik amaçlarla doğrudan veya dolaylı çeşitli teşvikler uygulanmaktadır.

Her bölgede, aynı alt yapı olanakları ve aynı kalkınma önceliği yoktur. Bu kapsamda özellikle alt yapı sorunu olan bölgelerde devlet teşviklerinin (yatırım indirimi, düşük faizli kredi olanakları, prim ödemelerinde devlet katkısı vb.) olması dikkate alınmalıdır.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Girişimcilik 1” Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*