Felsefe hakkında her şey…

Ekonomi sosyolojisi

05.12.2022
643
Ekonomi sosyolojisi

Ekonomi sosyolojisi; ekonomik olay, olgu ve ekonomik çıkarları, teknolojik öze dayalı sosyal örgütlenme ve ilişkiler ağı içinde ele alan bir bilimdir. Ekonomi sosyolojisi, tam da ekonomi biliminin dışladığı konularla birlikte ekonomik olayları analiz etmeye yöneliktir.

Ekonomik olay ve çıkar ilişkileri ile sosyal ilişkilerin oluştuğu ortamın şekillenişi, döneminin teknolojik süreçleri ile yakından ilgilidir. Örneğin, tarım, sanayi ve bilgi toplumu gibi farklı toplum yapıları içinde, farklı ekonomik çıkar ve farklı sosyal ilişki ağlarının şekillenişi, bunların temelinde varolan teknolojik donanım içinde belirlendi. Tarım toplumunun geleneksel teknolojileri, kapalı ev ekonomisi ve bağımlı sosyal ilişkilerle bütünleşir. Buna karşın, sanayi toplumunda, üretici ve tüketici olarak, ekonomik çıkar arayışındaki bağımsız insan ilişkileri ve davranışları; mekanik teknolojinin biçimlendirdiği mekanik- rasyonel modeller ve ortamlar içinde şekillendi. Oysaki bilgi toplumunun yenilikçi ve fark yaratıcı ekonomik olay ve çıkar ilişkileri, ağ sistemine dayalı kuantum düşüncesinin açık toplum yapısında şekillenen çoklu etkileşim ve bunun yarattığı sinerjik ortamları esas alır. Böylece, ekonomi ve toplum ilişkilerini birbirinden kopuk olarak ele alan geleneksel ekonomi ve genel sosyoloji yerine; ikisinin bütünselliğini kendince sentez eden ekonomi sosyolojisi, yeni bir bilim dalı olarak ortaya çıktı.

Ekonomi, endüstri ve toplum ilişkilerinin klasik geleneğini yansıtan çalışmaları; Marx, Weber, Durkheim, Schumpeter, Polanyi, Parsons ve Smelser’in çalışmalarında buluruz. Oysa 1980 sonrasında ise ekonomi – toplum ilişkilerinde bir yenilenme ve yeni bir sıçrama ile karşılaşıyoruz.

Ekonomi – toplum ilişkilerini bir bütün olarak ele almaya yönelen çalışmalarda, “Ekonomi ve Toplum,” “Sosyal Ekonomi,” “Ekonomik Yaşamın Sosyolojisi” veya “Ekonomi Sosyolojisi” gibi kavramlar kullanıldı. Ancak son yıllarda artık genel kabul gören ve yerleşik hale gelen kavram Ekonomi Soyolojisi oldu (Bkz. Smelser ve Swedberg 2005).

Bilim dalının kurucuları olan Weber ve Durkheim, bu bilim dalının konusunu, “sosyolojik bakış açılarının ekonomik olgulara uygulanması” olarak görürler. Başka bir deyimle, sosyolojinin model, bakış açısı, değişken ve tercihlerinin; kıt mal ve hizmetlerin üretim, alışveriş (piyasa), bölüşüm ve tüketim faaliyetlerinin açıklamasında kullanılmasıdır.

Sosyolojinin bakış açısı, toplumsal ilişki ve aktivitelere odaklanır. Bu nedenle, ekonomi sosyolojisinin analizlerinde, ekonomik faaliyet sürecindeki insanlar, sosyal gruplar, sosyal kurum ve yapılar ile sosyal değer, norm ve yaptırımların etkileşimi öne çıkar. Ekonomi Sosyolojisinin 1980 sonrası gelişiminde ise, sosyal ağlar (social networks), cinsiyet farklılıkları (kadın – erkek eşitliği / eşitsizliği) ve kültürel ortam ile ekonomik faaliyetin küreselleşmesi ağırlık kazanan yeni konular oldu.

Ekonomik faaliyetler, her toplumda sosyal yaşamın değişmez bir parçası olup; bireyin ve toplumun fiziki varlığının güvence altına alınmasına hizmet eder. Ekonomi sosyolojisi ise insan varlığının güvence altına alınmasını sağlayan ekonomik faaliyeti, sosyal açıdan incelemeye yönelik bir bilim dalıdır. Burada toplumsal yaşamın, ekonomik yönüyle, ekonomik olmayan yönleri arasındaki karşılıklı ilişkiler konu edilir. Başka bir deyişle, ekonomi ile ekonomi dışı toplumsal ilişkileri bir bütün olarak kapsayan sosyolojinin örtüşme alanlarının bilimsel analizi, ekonomi sosyolojisinin konusudur.

Ekonomi sosyolojisi, ekonomik faaliyetin toplumsal temelleri ile, toplumsal yaşamın ekonomik temellerini birlikte açıklamaya yönelir. Bu bilim dalında, ekonomistlerin veriler çemberine atıp analiz dışı bıraktığı alan, burada özellikle inceleme konusu yapılır. Ekonomik olayların sosyolojik analizi, ekonomik sürecin işleyiş ve etkileşimine ilişkin kalıp ve kuralları sosyal temeliyle birlikte ele alır.

Ekonomi sosyolojisi temel bir varsayımdan yola çıkar:

Bütün ekonomik olaylar, özünde teknolojik sürecin yer aldığı bir sosyal ilişkiler sistemi oluşturur.

Böylece insanların ekonomik faaliyetlerinin, bir teknolojik temeli vardır ve teknoloji ile insanlar doğaya egemen olma savaşı verirler. Ayrıca belli bir teknolojik ortamda şekillenen her ekonomik faaliyet, belli bir sosyal ilişkiler sistemi içinde gerçekleşir (Sosyal örgütlenme). Ekonomik davranış ve faaliyetlerin bu iki boyutu birbiriyle içiçedir ve birbirlerini sürekli etkilerler.

Temel teknolojik süreç ve sosyal örgütlenme ilişkileri içinde ortaya çıkan ekonomik faaliyetin temel özellikleri şunlardır:

  • Ekonomik faaliyetin gerçekleşme biçimi insan- insan ilişkisine dayanır.
  • Her ekonomik faaliyet, bir sosyal ilişki ve örgütlenme biçimi olarak yansır.
  • Her ekonomik faaliyetin teknolojik temeli, doğaya egemen olma uğraşındaki insan ilişkilerini, yani insan – doğa ilişkisini yansıtır.

Bu nedenle ekonomi sosyolojisinin analizlerinde teknolojik özle, sosyal örgütlenme ve insanlar arası ilişki unsurlarının birlikte dikkate alınmaları gereklidir. İnsan varlığını güvence altına almaya yönelik sosyal ilişkilerin araştırılması, yalnızca ekonomi sosyolojisinin ilgi alanını değil, aynı zamanda ekonomi biliminin de ilgi alanını oluşturur. Ancak ekonomi teorisinin kendine çizdiği rota oldukça farklıdır.

Kaynak: EKONOMİ SOSYOLOJİSİ, s. 2-5, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2303 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1300

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...