Felsefe hakkında her şey…

Doğan Özlem’in ahlak anlayışı

09.11.2022
Doğan Özlem’in ahlak anlayışı

Doğan Özlem Etik – Ahlak Felsefesi adlı kitabının ders notlarından oluştuğunu kitabın önsözünde bildirmektedir. Ders notu biçimi de önemli ölçüde korunmuştur. Söz konusu kitap, ahlak felsefesinin problem çerçevesini sunması açısından önemlidir.

Özlem’e göre etik, felsefe disiplinleri içerisinde yeri en az belirli disiplin olmasına rağmen, konu ve sorunlarının çeşitliliği, teori bolluğu ve çözüm denemelerinin çokluğu bakımından, tüm felsefe disiplinlerinin önünde yer alır (Özlem 2010, 13). Ahlak felsefesinin temel malzemesi, insan eylemlerinden türetilmektedir. Eylemler de akıl tarafından belirlenirler. Özlem’in belirttiği gibi, insan, akıllı varlık olması nedeniyle, eylem yapan bir varlıktır. Eylem, bir ilke, norm, inanç, değere vb. bağlı, istençli davranıştır (Özlem 2010, 19-20).

Genelde teorik ve pratik olmak üzere ikiye ayrılan aklın pratik özelliği, ahlaki eylemlerin nedeni olarak kabul edilir (Özlem 2010, 21). Ayrıca, iyi, kötü, yanlış, gibi değerlendirmeler eylemleri niteleyerek eylemlerin belirlenmesini sağlarlar (Özlem 2010, 21).

Ahlak denilen ve her toplumda çok çeşitli duygusal eğilim, düşünce, inanç, töre, alışkanlık, geleneklere vb. bağlı eylemler alanı olarak karşımıza çıkan bu fenomen, nasıl bir fenomendir? (Özlem 2010, 22) sorusu şöyle cevaplandırılmıştır: Ahlak, bir kişinin, grubun, halkın, sınıfın, ulusun kültür çevresinin vb. belli bir tarihsel dönemde yaşamına giren ve eylemlerini yönlendiren inanç, değer, norm, buyruk, yasak, ve tasarımlar topluluğu ve ağıdır (Özlem 2010, 23). Özlem, bu tanımında, ahlak ile ahlak felsefesi ayrımı yaparak ve ahlakı, moral bağlamda kullanarak geniş bir çerçeve çizmektedir. Bu esnek tanım ve ahlakın değişken olduğu görüşü, ahlak tiplerinin olduğuna işaret etmektedir. Özlem’e göre Hıristiyan ahlakı, İslam ahlakı, Yahudi ahlakı, Konfüçyüsçü ahlak, Budist ahlak, hümanist ahlak, hoşgörü ahlakı, ödev ahlakı, aristokrat ahlakı, burjuva ahlakı, köle ahlakı gibi ahlak türlerinden bahsedilmektedir (Özlem 2010, 23-24). Bu verilerden anlaşıldığı gibi, ahlakın göreceli ve evrensel olma tartışmaları da yaşanmaktadır. Sofistler göreceliği savunurken Sokrates ve Platon evrensel ahlak anlayışının öncü savunucuları olmuşlardır (Özlem 2010, 25-26).

Özlem’e göre, etikte (ahlak felsefesinde), evren, insan ve Tanrı olmak üzere üç tür temellendirme tarzı vardır (Özlem 2010, 29). Bunların her biri kozmolojik, dinsel ve antropolojik temellendirme başlıkları altında ele alınmaktadır. Kozmolojik Temellendirme, evren ile insanın ahlaksal yaşamı, olgu ile değer, varlık düzeni ile ahlak düzeni arasında öz ve nitelik bakımından bir ayırım yapmayan, tam tersine ahlak fenomenini kozmolojik yönden temellendiren anlayıştır (Özlem 2010, 30-31). Dinsel Temellendirme, ahlakı bir dinin akidelerine göre temellendirmek isteyen anlayışa denir (Özlem 2010, 31-32). Antropolojik Temellendirme, ahlak hayatını insandan hareketle temellendirmedir (Özlem 2010, 32). Söz konusu temellendirmeler, ahlak anlayışlarındaki farklılıkların ortaya çıkışının bir başka yönüdür.

Bütün farklı yaklaşım ve çeşitli konulara rağmen, etik alanda üç temel problem vardır:

  1. İyi ve en yüksek iyi sorunu.
  2. Doğru eylem sorunu.
  3. İrade özgürlüğü sorunu (Özlem 2010, 35).

Ahlak felsefesi çalışanlar, bu problemlerle yüzleşmek ve onlara açıklamalar getirmek durumundadırlar.

Kaynak: TÜRKİYE’DE FELSEFENİN GELİŞİMİ II, s. 43-48, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2457 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1429

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...