Felsefe hakkında her şey…

Descartes’ın Erdem ve Bilgi Anlayışı

02.05.2020

Descartes, 17. yüzyılda erdemi temel alan bir bilgi ve mutluluk anlayışından bahseden önemli düşünürlerden birisidir.

İyi yaşamak ve doğru olanı yapabilmek, yanılgılara düşmemek için bilginin öneminin farkında olan Descartes, her insanın felsefeyle uğraşmasının gerekli olduğunu belirtir.

Ona göre, doğru eylemlerde bulunabilmek ve “bu dünyada yaşamımızı yönlendirmek için felsefe öğrenmek, adımlarımıza yol göstermek için gözlerimizi kullanmaktan çok daha gereklidir” (1992: 35). Felsefe öğrenmenin gerekliliğini ise şöyle açıklar:

“Açıkçası felsefesiz yaşamak, açmayı denemeden, gözü kapalı yaşamaktır; üstelik gözümüzün görüp orta yere serdiği tüm nesneleri görmenin ve bu yolla renkler ile ışığın güzelliğini tatmanın verdiği beğeni, felsefenin bulup meydana çıkardığı nesnelerden edinilen bilginin verdiği sevinçle ölçülemez.” (1992: 35).

Doğru eylem için gerekli olan erdemin bilgisi ya da doğru olanı yapma konusunda yardım edecek bilgi ancak felsefeyle kazanılabilir. Bizleri iyi yaşamaktan alıkoyan önemli bir etken olan yanılgılara düşmemenin yolu, erdemi ya da doğru olanı bilmektir.

Descartes, görünüşte erdem ile asil erdem, bilgi kaynaklı olmayan erdem ile bilgiden gelen erdemden söz eder ve bunlar arasındaki farkı göstermek ister. Bununla, asıl erdemlerin, yeterince farkında olunmadığı ya da bilgisine varılmadığı için genellikle gözden kaçırıldığına ve daha çok, görünüşte erdemlere önem verildiğine dikkati çekmeye çalışır. Oysa doğru olanı yapabilmek için asıl erdemlerin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Çünkü yalnızca bunlar bilgelik adı altında toplanabilecek niteliktedirler; “iyiliğin bilgisi dışında hiçbir şeyden gelmeyecek ölçüde katkısız ve eksiksiz olan erdemler” yalnızca bunlardır.

Bilgelik adı altında hepsi aynı içerikte olan bu erdemler adalet, yüreklilik ve ölçülülüktür. Bilge kişinin diğer erdemlere sahip olması da bunlara bağlıdır. İnsanların çoğu bu erdemler ile bilgi kaynaklı olmayan erdemler arasındaki farkı göremediklerinden, bilgeliğe gereken değer verilmemektedir (Descartes, 1992: 31). Doğru yaşam için ayrı bir önem ve işlevi olan tam erdem niteliğindeki bilgelik, felsefe yoluyla kazanılabilecek bir erdemdir (Descartes, 1992: 36).

Hazırlayan: Ömer Yıldırım
Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2356, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1353, Prof. Dr. Sevgi İYİ, Prof.Dr. Harun TEPE

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...