Değerler Eğitiminin Strateji, Yöntem ve Teknikleri

felsefe Nedir

Okullarda değerlerin nasıl öğretileceği ile ilgili farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımların bir kısmı değerlerin doğrudan öğretimine, bir kısmı da akıl yürütme, sorgulama ve yansıtıcı düşünme süreçlerine ağırlık vererek değerlerin bir düşünme ve karar verme süreci yoluyla kazanımına yöneliktir.

Bu konudaki yaklaşımları üç temel kategoride toplayabiliriz. Bunlar; genel doğru kabul edilen değerleri öğrenciye aktarmayı hedefleyen tümdengelimci (değerlerin doğrudan öğretimi), öğrencilerin kendi değerlerini oluşturmalarına yardım eden, bu yolla genel doğrulara öğrencileri ulaştırmaya çalışan tümevarımcı (değer analizi, değer belirginleştirme) ve karakter eğitimi ile adil topluluk okulları gibi daha bütüncül ve her iki yaklaşımdan da yararlanmaya dönük bütüncül yaklaşımdır.

Superka vd., değer öğretimindeki yaklaşımları, Telkin Yaklaşımı, Ahlaki İkilem Yaklaşımı, Değer Analizi Yaklaşımı, Değer Belirginleştirme Yaklaşımı ve Eylem/Davranış Öğrenme Yaklaşımı olmak üzere 5 başlık altında ele almıştır. Değer öğretimine yönelik farklı yaklaşım ve yöntem sınıflamaları bulunmakla birlikte, bu çalışmada Superka vd. değer öğretim yaklaşımları ele alınarak, yaklaşımlarla ilgili açıklamalara yer verilmiştir.

Telkin Yaklaşımı

Doğrudan öğretimi esas alan ve kullanılan en eski yaklaşımlardan biridir. Yaklaşımın temelinde, değerleri ortaya çıkarmak üzere etkinlik düzenleme ya da örtük program yoluyla değil; yetişkinlerin çocuklara ahlaki değerleri doğrudan öğreterek, onların davranışlarını biçimlendirme ve iyi alışkanlıklar kazandırma görev ve sorumluluğu olduğu inancı yatmaktadır. Bu nedenle öğretmen merkezli bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Amacı, öğrencilere belirli değerlerin verilmesini ve bunların içselleştirilmesini sağlayarak, öğrencilerin istenilen değerleri daha iyi yansıtmaları için sahip oldukları değerleri değiştirmelerine yardımcı olmaktır. Öğrenciyi hedeflere ulaştırılacak etkinlikler için ayrılan zaman daha önceden belirlenir. Öğrencinin performansı izlenerek duruma göre, anında dönüt verilerek yönlendirme yapılmaktadır. Genellikle dış etkenler üzerine kurulu olduğu için dışsal bir süreci ifade etmektedir. Bu amaçla kullanılan yöntemler içerisinde; model olma, olumlu ve olumsuz pekiştirme, uyarma, oyunlar ve taklitler, rol oynama ve araştırmacı öğrenme yöntemleri yer almaktadır. Günümüzde değerlerin doğrudan öğretiminin geçmişe göre daha zor olduğu görülmektedir. Küreselleşmenin de etkisiyle “hangi değerlerin daha önemli olduğu” konusunda tartışmalar devam etmektedir.

Ahlaki İkilem Tartışması Yaklaşımı

Kohlberg’in ahlaki gelişimi açıklamak için ortaya koyduğu örnek olayların tartışılarak ahlaki değerlerin öğretilmesini temel almaktadır. Çocuklara ahlaki ikilemleri kapsayan belirli durumlar verilerek onların bu durumlar karşısında nasıl tepkide bulunacaklarını belirlemek amacıyla yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Öğrencilerin zihnine seçilmiş değerleri yerleştirmenin amaçlanmadığı bu yaklaşımda, öncelikle eşitlik, adalet ve insan onuru gibi ahlaki değerler üzerinde yapılandırıldığı ve sosyal, kişisel ve estetik değerlerin genellikle göz ardı edildiği belirtilmektedir. Kohlberg ahlaki gelişimin altı aşaması olduğunu ve bu altı aşamanın da üç düzey içerisinde yer aldığını açıklamıştır. Bu üç düzey, çocuk ya da yetişkinin “doğru” ya da “ahlaki davranış” olarak neyi algıladığına ve bunu nasıl belirttiğine göre sıralanmıştır.

Kohlberg öğrencilere ahlaki ikilem içeren hikâyeler vererek onların ahlaki yargılarını ortaya çıkarmanın daha kolay olacağını savunur. Bu yaklaşımda öğretmenin rolü, ahlaki ikilemlerin bulunduğu örnekler vererek öğrencilerin kendi çıkmazlarını çözmelerine yardım etmektir. Öğretmen bunu yaparken her öğrenciyi ahlaki ikilemle karşılaştırır ve diğer öğrencilerin verilen örnek olayla ilgili söylediklerini duyma fırsatı verir. Ahlaki ikilem tartışması süreci; ahlaki ikilemin öğrencilere verilmesi, ikileme öğrencilerden cevaplar alınması, öğrenci cevaplarının tartışılması, ikilemler içindeki görüşü değerlendirilmesi ve öneriler üzerinde düşünme ve karara varma basamaklarından oluşur.

Değer Analizi Yaklaşımı

Amerikan Sosyal Bilgiler Ulusal Kurulu tarafından geliştirilmiş bu yaklaşım, rasyonel düşünme ve çıkarım yapmaya vurgu yapmaktadır. Analiz yaklaşımının amacı, öğrencinin karşılaştıkları değerlerle ilgili sorunlar hakkında karar verebilmek için bilimsel araştırma ve mantıksal düşünme sürecini kullanabilmelerine yardımcı olmaktır. Bu yaklaşım, öğrencileri istatistiksel verilerin doğruluğuna ilişkin karar verme ile konuların değeri ya da araştırmanın altındaki sorunları ortaya çıkarabilme konularında teşvik eder. Değer Analizi Yaklaşımı, bir çeşit karar verme ve var olan bilgilerden ulaşılan düşünce ve verileri doğrulama sürecidir ve ahlaki ikilemlerden çok toplumsal değerler üzerinde durur.

Değer analizinde; değerle ilgili sorununun tanımlanıp belirlenmesi, sorunun açıklanması, sorun hakkında bilgi ve kanıt toplanması, bilgi ve kanıtların değerlendirilmesi ve sonuçların tahmini, olası çözüm yollarının tanımlanması, çözüm yollarının her birinin sonucunun değerlendirilmesi ve açıklanması, seçenekler arasından birini seçip karar alma ve seçilen öneri doğrultusunda eylemde bulunma aşamalarına göre işlem yapılır. İlköğretim, lise, üniversite düzeyinde uygulanabilen bu yaklaşım, birçok eğitimci tarafından yararlı görülmüştür. Bu yaklaşımın savunucuları, uygulamanın mutlak otorite altında olması gerektiğini, duyguların değil, kural ve mantık aşamalarının temel alınarak hareket edilmesi gerektiğini savunurlar.

Değerleri Belirginleştirme Yaklaşımı

Bireylerin biçimlenmiş ve yükselen değerlerinin farkına varmalarına yardım etme temeline dayanır. Hümanistik psikoloji ve hümanistik eğitim hareketi olarak Gordon Allport, Abraham Maslow, Carl Rogers vd.’nin fikir ve kuramlarıyla ortaya çıkmıştır. Amacı, öğrencilere rasyonel düşünme, duygusal farkındalık konularında yardım ederek onların kişisel kalıp ve değerlerini açıklamasına olanak vermektir.

Yaşam becerileri eğitimi olarak da adlandırılan bu yaklaşım, bireyin kendi duygu, inanç, öncelik ve değerlerinin farkında olmasını, güçlü ve zayıf yönlerini bilmesini ve yaşam onuruna sahip olmasını kapsar. Değişen dünyada, bireyin yaşam değerlerini fark etmesine, karar almasına, kararını uygulamasına ve başarmasına yardım eder. Bir değerin kazanımının başarıya ulaşılabilmesi için seçme, ödüllendirme ve hareket basamaklarının yer alması gerektiğini ileri sürmektedirler. Seçme basamağında öğrencilerin değerleri özgürce seçmeleri için fırsat verilir. Mevcut seçeneklerden hareketle alternatifler oluşturulur ve her alternatifin olası sonuçları değerlendirilir ve seçim yapılır.

Ödüllendirme basamağında, öğrencinin özgürce yaptığı seçiminden memnun olması ve gurur duyması ve bunu diğer bireylerin yanında da sözlü olarak ifade etmesi beklenir. Hareket basamağında, öğrencinin seçtiği değere uygun davranması ve bunu yaşamının tümünde tutarlı bir şekilde devam ettirmesi beklenir.

Eylem / Davranış Öğrenme Yaklaşımı

Gelişimin yanında, uygulama sürecine de önem veren bir anlayıştan doğmuş olan bu yaklaşımda, düşünme ve hissetmenin ötesine geçilerek, uygulamaya geçmenin önemine de vurgu yapılır. Sınıf temelli öğrenme yerine, toplum merkezli öğrenmeyi savunan eğitimcilerin düşüncelerinden geliştirilmiştir. Bu yaklaşıma göre, değerlerin kaynağı ne toplumdur ne de birey; değerlerin kaynağı toplum ve bireylerin etkileşimidir. Bu nedenle yaklaşım, öğrencilere değerlerine dayanan kişisel ve sosyal davranışlar için olanaklar sağlamaktadır. Öğrencilere kendi kendilerini sosyal olarak karşılıklı etkileşim içinde görmeleri konusun da cesaret verilmektedir. Yaklaşımın başlangıç noktası problem çözme ve karar verme sürecidir. Bu süreçte; problemi tanımlamak ve çözmeye çalışma, alternatif çözümler bulma, planlama için uygun yöntemler geliştirme ve çözümleri değerlendirme aşamaları ve alt süreçleri izlenir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aydın BAŞAR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*