Tomacılık, Thomizm Nedir, Ne Demektir?

Thomizm, Thomacılık, Tomacılık
Thomizm, Thomacılık, Tomacılık

Thomizm ya da Tomacılık, Thomas Aquinas‘ın düşüncelerinden ortaya çıkan Orta Çağ skolastik felsefesidir. Thomizm ya da Tomacılık, Hristiyan felsefesinin skolastik dönem düşünürlerinden Saint Thomas’ın öğretisidir.

Saint Thomas, Aristoteles felsefesinin esaslarını alarak Hristiyanlığın dogmalarını tatbik ederek özellikle Aristoteles’in madde – form karşılaştırmasına dayanarak baba – oğul inancını ve Hz. İsa’nın çeşitli cisimlerde yansıması fikrini felsefi yönden temellendirmeye çalışmıştır.

Thomizm ya da Tomacılık, Hristiyan felsefesinin skolastik dönem düşünürlerinden Saint Thomas'ın öğretisidir.
Thomizm ya da Tomacılık, Hristiyan felsefesinin skolastik dönem düşünürlerinden Saint Thomas’ın öğretisidir.

Zamanla Aristoteles felsefesi -Hz. İsa’dan 4 asır önce de olsa- Hristiyanlığın temel inancı hâline gelmiş, Rönesans’ta bile Aristoteles fiziğine küçük bir itirazın engizisyon ile cezalandırılmasına sebep olmuştur. Stoacılar ve Ockhamlı William‘ın felsefesine muhalif olan Thomizm, idealizme de karşı olarak, öz’den değil varlık’tan hareket etmektedir. Bu da Platon‘a karşı, Aristoteles realizminin esasını teşkil eder.

Thomizme göre Tanrı, iyiliğinden dolayı, bizi bir baba gibi yaratmıştır. Tomizm, insan faaliyetlerinin bütününü, Hz. İsa tarafından haber verilen ve selamet ve sonsuz saadet olan ahiret hayatına göre düzenlemek suretiyle gerçek yerlerine koymayı amaçlamaktadır. Bunun için Aşkın varlık bu doktrinde en önemli rolü oynamaktadır, gerçek düzen de ancak yukarıdan gelecek olan düzendir. Thomistik Okul, Tanrı’nın İnsanın özgür iradesi üzerine Eylemi, Tanrı’nın ön bilgisi, zarafet doğası ile ilgili zor sorularıyla ilgili diğer öğreti okullarından doktrinlerle ayırt edilir (o lütuf, İnsanın doğasından kaynaklanmaz, Baştan beri Tanrı tarafından İnsan’a verilmiş olan) ve önceden belirlenmiş (Tanrı’nın, zaman içinde meydana gelen tüm olayları sonsuza kadar tayin etmiş ve önşart etmiş olduğu fikri).

Thomas’ın “Summa Theologica” adlı eseri, çoğu kez İncil’den sonra Roma Katolik Kilisesi’nde ikinci sırada önemli ve muhtemelen tüm zamanların en etkili felsefe kitaplarındandır.

Aquinas, Aristotelesizm’ten alınan unsurlarla Hristiyan öğretiyi birleştiren ve Aristoteles’in verdiği anlayışlarla, Neo-Platonik felsefe görüşünü arttıran (St. Augustine’den sonra, Orta Çağ filozofları arasında muazzam derecede etkili olmuştu) felsefi bir sistem yaratmaya çalıştı. Skolastik felsefesinin odak noktasını Platon’dan Aristoteles’e kaydırmada araç oldu.

Özellikle İbn-i Sina, Gazali (1058-1111) ve İbn Rüşd (daha önce ana sonuçlarını ve temalarını reddetmiş olmasına rağmen) eserlerini ve daha önce olan İslam filozoflarını okumasından büyük ölçüde etkilendi. Ayrıca tanınmış Yahudi felsefesini etkiledi.

YENİ THOMİZM, YENİ TOMACILIK

Günümüzde Thomizm, modern bilimlerin çeşitli ve­rileri ile yeniden yoruma tabi tutularak koyu Hristi­yan birtakım filozoflarca yeniden canlandırılmıştır. Yeni Thomizm, Yeni Tomacılık ya da Yeni Skolastisizm denen bu akımın ileri gelen temsilcileri E. Gilson, J. Maritain, Ch. de Koninck, A. G. Van Melson gibi düşünürlerdir. Mutlak idealizme ve naturalizme karşı çıkan Yeni Tomacılara göre doğruluk ancak Katolik kilisesindedir; modern insan natüralist inanç­lardan kurtulmalı ve Orta Çağ’ın ruh birliğine dön­melidir.

Yeni Thomacılar metafiziğe ve insandaki ruhi tabiata önem verirler. Bu cereyan 13. yüzyılda St. Thomas’ın çözmeye çalıştığı birçok meseleyi tekrar ele alıyor ve bütün insan hayatının şekillerini kavrayarak Hristiyanlık esaslarına dayanan bir din felsefesi ile çözmeye çalışıyordu.

THOMİZM VE SCOTİZM

Thomizm, Orta Çağ’ın 9. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar süren skolastik döneminde, Skotculuk‘un (Skotizm) karşısında yer alan bir felsefi öğretidir. Bu bağlamda İtalyan düşünürü Aquinolu Saint Thomas’ın (1224-1274) öğretisiyle İskoçyalı düşünür Duns Scotus‘un (1270-1308) öğretisi Hristiyanlığın temel sorunları üstünde çatışmışlardır.

Thomas’ın öldüğü yıl Scotus dört yaşındaydı. Hristiyan felsefesinin bu köklü polemiği her iki düşünürün izdeşlerince yapılmıştır. Hristiyan felsefesi, bu iki düşüncede, birbirine karşıt yönlerde uçlaşmış bulunmaktadır. Gerçekte her iki düşüncenin kökleri Orta Çağ’ın Patristik Dönem‘indedir. Tomacılık Ogüstinusçuluğun, Skotculuk Pelagusçuluğun izindedir.

Thomizm’e göre zekâ iradeden üstündür, Tanrı özgür değildir, ve dünyayı yaratmak zorunda olduğu için yaratmıştır, tanrı bile özgür olmadığına göre insan için özgürlük söz konusu olamaz. İnsan kurtuluşu için hiç bir şey yapamaz ve tanrının bağışına muhtaçtır. İnsanı ancak tanrı kurtarabilir. Bu bakımdan Tomacılık entelektüelci (entelektüalizm), gerekirci (determinizm) ve yazgıcı (fatalizm) bir akımdır.

Buna karşı Skotçuluk iradeci (volontarizm), yadgerekirci (indeterminizm) ve usçudur (rasyonalizm); irade zekadan üstündür, Tanrı özgürdür ve dünyayı yaratmak istediği için yaratmıştır. İnsan da özgürdür ve tanrının yardımına muhtaç olmaksızın kendi çabasıyla kendisini kurtarabilir, kutsal kitaba usa uygun olduğu için inanılmalıdır.

Katolik kilisesinin resmi felsefesi olan Thomizm, özellikle Dominiken tarikatı tarafından tutulmuş ve yayılmıştır. Buna karşı Fransisken tarikatı da Skotçuluğu izlemiştir. Kaldı ki Aquinolu (Aquino kontunun oğluydu) Thomas da bir Dominiken’di. Felsefe öğreten bütün Katolik kurumlarında Thomas, doğruyu söyleyen tek düşünür sayılır.

Papa XIII. Leon 1879 yılında yayımladığı bir genelgeyle bu kanıyı kurallaştırmıştır. XIX. yüzyılın ortalarında, bilimin bütün gücüyle bütün Avrupa’ya egemen olmaya başladığı yıllarda, Tomacılık, Kant ve Hegel öğretileriyle desteklenmek zorunda kalmış ve Stöckl, Baeumker, Wulf, Mercier, Newman vb. gibi düşünürlerce Yenitomacılık oluşturulmuştur. Husserl, Heidegger, Nicolai Hartmann gibi düşünürlerin ileri sürdükleri idealist kurgular, bir açıdan Yenitomacılığın ürünleridir. Egemen sınıfların çıkarlarını yansıtan burjuva öğretileri, Yenitomacılıktan izler taşırlar.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*