Felsefe hakkında her şey…

Ioannes Duns Scotus Kimdir?

05.11.2019
2.755

John Duns Scotus, 1265 ila 1308 yılları arasında yaşamış olan İskoç düşünürdür. Aristoteles’in mantık ve metafiziğini benimsemekle birlikte, daha çok Augustinusçu gelenek içinde yer alan Duns Scotus, İbn Rüşt’e de Thomasçılık’a da karşı çıkmıştır.

O, metafizikle teoloji arasında ve bütün varolanlar arasında bir ayırım yapmış, bütün varolanlar için ortak olan ilkeleri araştıran metafiziğin Tanrı’yı kavrayamayacağını öne sürmüştür.

Ona göre, Tanrı, teolojinin konusuna girer. Scotus’a göre, evrendeki hareket ve değişmenin bir başlatıcısı, evrendeki varlıkların bir ilk hareket ettiricisi olmalıdır ki bu da Tanrı’dır. Tanrı zorunlu varlıktır, birdir, özü itibariyle basittir, özgür bir iradeye sahiptir.

Tümeller konusunda, onların öncelikle Tanrı’nın zihnindeki formlar olarak varolduğunu söyleyen Scotus, onların ikinci olarak nenelerde nesnelerin özleri ya da genel doğaları olarak ortaya çıktığını iddia etmiştir. Tümeller, ona göre, nihayet, zihnimizdeki soyut kavramlar olarak varolur. İradeciliği benimseyen Scotus’a göre, Tanrı’yla birleşme hedefine ulaşmada en önemli rolü akıl veya zeka değil irade oynamaktadır.

Iohannes Duns Scotus, insan aklının doğuştan boş olduğunu savunmuş, bireysel varoluşların önce duyularca algılanıp sonra akıl tarafından soyutlama yoluyla kavrandığını savunmuştur. Duns Scotus’a göre insanın en yüksek güçleri akıl ve iradedir. Akıl etkin ve edilgin olarak ikiye ayrılır. Etkin akıl, Aquinas’ın savunduğunun tersine, doğrudan duyulanabilir nesneye yönelip o nesnedeki anlaşılabilirlikten tümel kavramlar ortaya çıkarır. Duns Scotus’a göre sezgisel bilgi, gerçeklik alanındaki gerçek şeylerin bilgisidir. Soyutlayıcı bilgi ise gerçeklik dünyasında bulunmayan soyutlamalarla ilgili de olabilir.

Scotus en az üç alanda aklın kesin bilgi elde edebileceğini savunmuştur:

  1. İlk ilkeler ve onlardan çıkartılan her şey
  2. Gözlemlenebilir şeylerdeki düzenlilikten yola çıkılarak varılan yasalar
  3. Kendimize ait eylemlerimiz.

Duns Scotus Tanrı kanıtlamasında da bilgi öğretisine paralel bir çizgi izlemiş ve a posteriori bir Tanrı kanıtı ortaya koymuştur. Yani etkilerden nedenlere ilerlemiş, önce Tanrının evrendeki etkilerini inceleyip oradan bu etkilerin nedeni olan Tanrı’ya ulaşmıştır. Tanrı evrendeki tüm üretimlerin ilki olarak, ilk üretendir. Duns Scotus’un ahlak anlayışı, irade konusundaki düşünceleri etrafında şekillenmiştir.

İradenin akıldan biçimsel olarak ayrı olduğunu, akıldan yüksek bir yeti olduğunu ileri sürmüştür. İrade, akıl tarafından bilinen nesnesini özgür bir şekilde seçtiği sürece akılsaldır. İrade, özgürce belirlemiş olduğu hedefe, kendisini bu amaca taşıyacak şeyler üzerinde özgürce eyleyerek yürür. Bu amaç, “kendinde iyi olan”dır. İyi tüm varolanların bir özelliğidir. Yani ahlakilik, akıl ve özgürlük üzerine kurulur. Duns Scotus, doğru aklın ortaya çıktığı yerin Tanrı’nın iradesinde biçimlenen doğal yasa olduğunu düşünür. Sınırlı irade, yani insan iradesi iyiyi gerçekleştirmeyi ve kötüden kaçınmayı emreder; çünkü sınırlı insan, varoluşsal anlamda sınırsız yaratıcısının buyruklarıyla kuşatılmış durumdadır.

İLGİLİ KONULAR:

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...