Felsefe hakkında her şey…

Mümtaz Turhan: Garplılaşmanın Neresindeyiz?

08.01.2023
Mümtaz Turhan: Garplılaşmanın Neresindeyiz?

Mümtaz Turhan, Türk toplumunun yeni bir yaşayış tarzına geçerken toplumsal, iktisadi meselelerde öncülük yapacak birinci sınıf bilim adamları ile uzmanlara ve bunları yetiştirecek, bilim kuruluşlarına ihtiyaç olduğu kanaatindedir. Bütün bu kuruluşları hazırlamadan ve mensuplarını yetiştirmeden ne yeni, modern bir hayat tarzı oluşturmaya ne de onu yaşatmaya imkân yoktur. Zihniyette değişiklik yapmadan davranışlarda devamlı ve hakiki bir yenilik sağlanamaz.

Mümtaz Turhan’a göre, Batı medeniyetinin ana unsurları bilim, teknik, insan haklarını teminat altına alan hukuk ve hürriyettir. Hakiki Batılılık ise bu prensiplere bağlılıktır (Turhan, 1980: 47).

Mümtaz Turhan Batılılaşmadan kendi tanımıyla “bir millet veya toplumun kendi örf ve adetleri, gelenekleri içinde tarımsal, teknolojik, siyasi, eğitim, sanat ve diğer toplumsal faaliyet ve sahaları kapsayan genel bir kültür oluşumunu” kastetmektedir. Bu da Batıdan herşeyden önce bilim ve teknikle, bilim zihniyetini almakla gerçekleşecektir. Onun için farklı kesim ve anlayışların aralarındaki çatışma noktalarını da yaratan kavramları kullanarak garplılaşma, muasırlaşma veya modernleşme, ister ilerleme denilmesinin hiçbir önemi yoktur (Turhan, 1980: 67).

Bütün dava, daima taklitçi bir aşamada kalmadan ve toplumsal çözülmeye uğramadan yaratıcı bir sentezle kendimize has özgün bir kültür meydana getirmektir. Bu da ancak Batıdan alacağımız unsurlarla, kendimizden katacağımız değerlerin uyumu ile mümkün olacaktır (Turhan, 1980: 26).

Mümtaz Turhan bu konuda şunları söylemektedir:

“Batı medeniyeti bilime, bilim zihniyetine ve bunların meydana getirdiği teknikle hak ve hürriyet prensiplerine dayanan kurumlardan oluşmuş bir düzendir. Bu sistemin esasının oluşturan kurumlara bütün gerekleri, fonksiyonları, mana ve ruhu ile sahip olmadıkça Batılılaşmadan bahsetmenin hiçbir değeri yoktur” (Turhan, 1980: 53).

Mümtaz Turhan ülkemizin Batılılaşma sürecindeki yanlışları şu şekilde sıralamaktadır: “Biz insanımızın genel mesleki, teknik bilgisini artırmadan, ona yeni maharetler kazandırmadan, yeteneklerini geliştirmeden ve dünya görüşünü, zihniyetini bilimsel ilkelere göre değiştirmeden, yani ona ilim zihniyetini aşılamadan sadece fabrikalar, geniş caddeler açmak, parklar, barajlar, limanlar yaptırmadan, lüks otomobiller, tarım araçları, radyolar, buzdolapları vs. almak ve Batılı kanunlar, nizamlar vazetmek suretiyle Batılılaşacağımızı zannetmişiz. 150 seneden beri hep bu kanaat ve bu batıl itikatla hareket etmekteyiz” (Turhan, 1980: 69).

Mümtaz Turhan bütün bunların gerçekleştirilememiş olmasını ülkenin kötü yönetilmiş olması, sermayesizlik, halkın cehaleti, tecrübeli iş adamı yokluğu gibi sebeplerle açıklandığından söz etmektedir. Ona göre, iyi bir yönetime ve gerçek aydınlara sahip olan memleketlerde halkın cehaleti, o memleketin ilerlemesine, zenginleşmesine mani olmamıştır. Tecrübeli iş adamı yokluğu ise yukarıda ileri sürülen sebepler arasında belki en ciddi ve makul olanıdır (Turhan, 1980: 76).

Kaynak: TÜRK SOSYOLOGLARI, s.  133-141, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2915 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1872

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...