Chrysippus (Hrisippos, Khrysippos) Kimdir?

Stoa Okulunun, MÖ 280-207 yılları arasında yaşamış olan üçüncü başkanı. Arkesilaos başkanlığındaki kuşkucu Akademi’den Stoacılığa dönmüş olan Hrisippos, Stoacı öğretiyi büyük bir güç ve şevkle işleyip savunmasıyla ün kazanmıştır.

Mantığın odağını tekil özne-yüklem önermelerinden “Sokrates bir insandır ve Xenon bir insandır” gibi önermelere kaydırmıştır. O dönemde “Eğer tanrılar mantığa başvurmuş olsalardı, bu Hrisippos’un mantığı olurdu” denmişti.

Sözcükler ‘ve’, ‘veya’, ‘eğer’, ‘o halde’ gibi bağlaçlarla bağlandığında ortaya çıkan cümle bütününün doğruluğunun, parçaların doğruluğuna bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu şekilde doğruluğu her zaman başlangıçtaki önermenin doğruluğu ile garanti altına alınabilecek çeşitli önermelerin nasıl türetilebileceğini göstermiştir. Kendisinden sonraki 1500 yıl boyunca mantık tarihine gerçek bir etkide bulunamamıştır. Bu durum yazılarının kaybolması ve fikirlerinin ikinci ağızdan aktarılması kadar Katolik Kilisesinin Aristotelesci yaklaşımının etkisi nedeniyledir.

İlginç bir ölüm şekliyle de bilinmektedir. Rivayete göre kendi yaptığı bir şakaya gülerken, fazla gülmekten ölmüş. Espri ise tabi biz muhtemelen orada olmadığımız için pek komik gelmiyor şimdi okuyunca ama şöyleymiş; Eşeğin biri incirlerini yeyince, yaşlı hizmetçisine, “eşeğe susuz şarap ver de üstüne içsin” demiş, sonra gülerken hakkın rahmetine kavuşmuş.

Hrisippos Stoa Okulunun, MÖ 280-207 yılları arasında yaşamış olan üçüncü başkanıdır.

Arkesilaos başkanlığındaki kuşkucu Akademi’den Stoacılığa dönmüş olan Hrisippos, Stoacı öğretiyi büyük bir güç ve şevkle işleyip savunmasıyla ün kazanmıştır.

Yunan kayıtları, onu, Zenon’dan sonra Stoa Okulunun ikinci kurucusu olarak gösterir. Stoa’nın özellikle bilgi konusundaki görüşlerini işlemiş ve çok sayıdaki eserinde özellikle septikleri eleştirmiştir.

Yaşamdaki tek amacın mutluluk olduğunu, bu mutluluğun da ancak doğanın kendi koyduğu kurallara uyarak gerçekleşebileceğine inanan ilk dönem Stoacılarından Hrisippos’a göre; eğer birisi yokuşun başında duran silindiri iterse, silindir aşağı doğru yuvarlanacaktır. Fakat yuvarlanma sebebi sadece aşağı itilmesinden kaynaklanmaz bu izleyen nedendir aslında düşmeyi belirleyici neden silindirin kendi şekil yapısı, silindirik olma durumudur. Aynı neden bir küpe uygulanmış olsaydı, yuvarlanma meydana gelmeyebilirdi; çünkü küpün köşeli doğası buna izin vermeyecekti. Aynı şey insan için de geçerlidir. Dışsal nedenler veya dış nedenler değişik yönlerde harekete geçirici olsalar bile, reaksiyon kişinin kendi doğasına bağlıdır. Mutlu olmak kişinin kendi elindedir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı, Felsefe Tarihi; Prof. Macit Gökberk; Remzi Kitabevi, Ernst von Aster’in Ders Notları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*