Felsefe hakkında her şey…

Kendini gerçekleştirmiş insanların özellikleri…

07.12.2023
Kendini gerçekleştirmiş insanların özellikleri…

Psikolog Abraham Maslow, insan davranışının bütününü oluşturan ve güdüleyen farklı gereksinimleri ve arzuları göstermek amacıyla ihtiyaçlar hiyerarşisi adını verdiği bir çerçeve oluşturmuştur. Bu çerçeve genellikle bir piramit şeklinde gösterilir ve bu piramidin en alt katmanında temel insani ihtiyaçlar yer alır, sonrasında ise kendini gerçekleştirme olarak ifade edilen tepe noktasına ulaşılır.

Ancak Maslow kendi geliştirdiği bu çerçevede piramidin görünen zirvesinin ötesinde bir de gerçek zirvesinin bulunduğunu, bunun da kendini aşma olarak da ifade edebileceğimiz “öz aşkınlık” seviyesine ulaşmak olduğunu ifade etmiştir. Maslow bunu şu şekilde özetler:

Ancak Maslow’un kendi geliştirdiği bu modelle henüz işi bitmemişti. Piramidin gerçek zirvesinin kendini aşma olduğu fikrini ortaya attı. Ona göre kendini aşma düzeyi, “mümkün ve gerçek olan duruma yükselme” 1 anlamına gelmekteydi. Maslow bunu şu şekilde özetledi:

Aşkınlık, insan bilincinin en yüksek ve en kapsayıcı ya da holistik düzeyini ifade eder; kişinin kendisine, diğer önemli kimselere, insanların geneline, diğer canlı türlerine, doğaya ve evrene karşı araçtan ziyade amaç olarak yaklaşmasını ve bunlarla ilişki kurmasını ifade eder.”

Buna göre de bireyin öz aşkınlık düzeyine ulaşmadan ve öz aşkınlığın özelliklerinin neler olduğunu öğrenmeden önce, öncelikle kendini gerçekleştirme düzeyine ulaşması gerekmektedir.

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME – ÖZ AŞKINLIK

Maslow’un piramidinin ilk kademeleri temel ihtiyaçlarımızın karşılanmasını içerirken sonraki kademeler duygusal meselelerimizle başa çıkma ve son olarak da kendini gerçekleştirme yoluyla en üst düzey potansiyelimize ulaşabilme gibi durumları içerir.

Kendini gerçekleştirmiş birey, gerçek bir bireysel kimlik edinmiş, yaşamının gayesine ve hakikatine dair realist bir kavrayış edinmiş kişidir. Bu kişiler genellikle yaratıcı bir ruha sahiptirler ve aynı zamanda insancıldırlar. Onlar için amaç şimdi, buradadır ve ona ulaşılmıştır. Kendini gerçekleştirmiş birey daha fazlasını istemeyecektir, ta ki benliğinin ötesine geçene kadar…

Öz aşkınlık hâli sadece bireyin faydasına kişisel bir kazanım değil, aynı zamanda türümüzün de önemli bir özelliğidir. Gerçekten de bir kişi kendi potansiyeline ulaştığında, becerilerini, yeteneklerini ve kavrayışlarını başkalarına hizmet etmek için kullanmaya başlayabilir.

Öz aşkınlığa sahip bireylerin bazı özellikleri ise aşağıda sıralandığı gibidir.

deniz, okyanus, tekne

ANLAMA ERME ARZUSU

Maslow’un sisteminin temelinde, kendi irademizle, daha yüksek bir duygusal ve tinsel farkındalığa ulaşmanın hedeflendiği fikri yatmaktadır. İster güç, ister aşk, ister para ya da bunların dışında bir şey olsun, ulaşmak için kendimizi fazlasıyla zorladığımız çok çeşitli hedefler bulunmaktadır.

Kendini gerçekleştirmiş birey, anlam‘ın kendisini arar. Bu arayış, binlerce yıldır pek çok teolojik ve hümanist öğretinin kaynağını teşkil etmiştir. Doğası gereği kendini gerçekleştirmiş insan kimliğine sahip olmaya yatkın kişiler, ister Tanrı kavramı olsun ister özgeci bir yaklaşımla başkalarına yardımcı olmaya çalışmak olsun, ‘birey’ olmaktan daha yüce bir yaşamsal anlamın peşine düşmüşlerdir.

DÜNYAYA MİRAS BIRAKMAK

Kendini gerçekleştirmiş insanlar başkalarına yardım etmek için çaba harcarlar. Bu, bireysel (kendini gerçekleştirmiş) kapasitelerini toplumun geneli için yeni bir değer ya da fayda üretmek için kullanmak anlamına gelir. Öldükten sonra büyük bir bilgenin çalışmalarının ya da Bill Gates ve Warren Buffett gibi iş insanlarının servetlerinin çoğunu kamu yararına adamaları biçiminde gerçekleşebilir.

Yapacağınız şeyin ille de ihtişamlı olması gerekmez; ancak anlamlı bir karşılık bulması gerekir. Yani ortaya bir şey koyarken bunu “sadece yapmış olmak için” yapmalısınız. Bu da dünyadaki bir kişiye ya da gruba özgürlük, ilerleme ya da mutluluk getirmek demektir.

DÜNYANIN GÜZELLİĞİNE KULAK VERMEK

Batı kültüründeki bir atasözü, “dur ve gülleri kokla” der. Nefes almaya bakın ve varoluşun enginliğinin ve yarattığı mucizelerin tadını çıkarın. The Hollies’in bir şarkısında şu sözler geçer:

“Tek ihtiyacım olan soluduğum hava, Evet seni sevmek için..”

Bu bugünün Zen okulu öğretisi ve evrenin hiç durmayan dansıdır. Böyle bir aşkınlık durumunda katı nihilizm kendine yer bulamaz. Kibir duygusu dizginlenir ve ruh yaşamın sırrıyla dolup taşar.

KENDİLİK’TEN SIYRILMAK

Öz aşkınlığın temelinde yatan fikir gerçekte budur. Kendilik’ten sıyrılmak, kendi kişisel egonuzu terk ederek sevgi, anlayış ve şefkatinizi daha yüce bir amaca veya karaktere yöneltmenizdir. “Anlam istemi” kişiliğe ait bir özelliktir ve bir anlamda bu daha yüce bir niteliğin habercisidir. Öz aşkınlığa eren dünya görüşünüzü inşa ettikten sonra devam edebilir ve sizin için daha anlamlı olana ulaşabilirsiniz.

İÇSEL MOTİVASYONA ERMEK

Öz aşkınlığa ulaşan insanın motivasyonu, dışsal olandan içsel olana yönelir. İçsel motivasyona ermiş insanlar eylemlerini evrensel ahlaki doğru olarak gördükleri için gerçekleştirirler. Başkalarını ve sevdiklerini önemsemek, dışsal motivasyondan değil, içsel motivasyondan kaynaklanır.

Gerçek öz aşkınlık, bir başkasının üzerinde bir şey elde etmek için kullanılan bir araç asla değildir. Bu, fedakârlığın, daha yüksek bir ideal veya daha yüce bir amaç için kişisel çıkarların arka plana itildiği en gerçek biçimidir.

DUYGUSAL AKIŞKANLIK

Doğal mutluluk, heyecan ve varoluşsal huşu halleri genellikle öz aşkınlığa ulamış insanlarda bulunur. Bu insanlar sıradan gibi görünen şeylere gülümseyebilir ve en basit şeylerin bile doğasında var olan karmaşayı anlayabilirler. Böyle bir nitelik, onları her gün maruz kaldıkları geçici ve can sıkıcı ayrıntılara karşı korur. Yaşamı düzenli olarak yeniden yapılandıran deneyimler yaşayan kişiler zen öğretisinin huzuruna varırlar.

AHLAKİ ENDİŞE DUYMAK

Bireyin ahlaki kodları, kararlarını veya hedeflerini gözden geçirirken büyük önem taşır. Bu ahlak ilkeleri, kültürel veya teolojik temelli ahlak ilkelerinden kaynaklanabilir ve dolayısıyla da farklılık gösterebilir. Bu niteliğe sahip kişilerin kültürel ve dinî temelli ahlak anlayışının sınırlarını aşan farklı değerlere ve ahlak ilkelerine ulaşma olasılığı daha yüksektir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Mike Colagrossi’nin “7 common traits of self-transcended people” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Reed PG. Toward a nursing theory of self transcendence: Deductive reformulation using developmental theories. Adv Nurs Sci 1991;13(4):64-77.
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...