İyinin ve Kötünün Ölçütü Nedir?

Filozofların ahlak görüşleri.
Filozofların ahlak görüşleri.

İyinin ve kötünün ölçütü, ahlak felsefesinin temel sorularından birisidir. Ahlak felsefesinde yapılması uygun görülen, önerilen davranışa iyi; yapılması yasaklanmış, ahlakın uygun görmediği eylemlere ise kötü denir.

Tarih boyunca iyi ve kötü değerleri farklı toplumlarda farklı anlamlar kazanmıştır. Bazı toplumlarda hırsızlık bir güç ve kuvvet gösterisi, eşitsizliğe karşı bir başkaldırı olarak görülmüş ve desteklenmiş (Robin Hood (Robin Hud) ve eşkıyalık gibi), bazı toplumlarda ise şiddetle yasaklanmıştır. Her durumda değil bazı durumlarda öldürmek kınanmıştır. Örneğin savaşta düşman öldürmekle, masum birini öldürmek farklı değerlendirilmiştir. Bazı yaban toplumlarda yaşlı anne ve babayı yoksulluk nedeniyle ormana bırakıp ölüme terk etmek övülmüş, bazı toplumlarda ise bu çok büyük bir ayıp olarak görülmüştür.

Ahlak felsefesinde iyi ve kötü üzerine ele alınan belli başlı sorular şunlardır:

  • İyinin ve kötünün ölçütü nedir?
  • İyiyi iyi, kötüyü kötü yapan şey nedir?
  • İyi ve kötü evrensel midir yoksa değişken midir?
Filozofların ahlak görüşleri.
Filozofların ahlak görüşleri.

İyi ve kötünün hangi ölçüye göre değerlendirilmesi gerektiği ile ilgili felsefe tarihinde verilen başlıca yanıtlar aşağıdaki gibidir:

Kant: İnsan için ahlak yasasına uygun davranmak, ödev duygusu ile hareket etmek ve daima iyiyi istemek iyidir. Ödev duygusu taşımadan ve iyiyi istemeden yapılan eylemler kötüdür.

Aristoteles: İnsan daima ölçülü olmalıdır. Orta yolu tercih etmeli, kararında ve dengeli olmalıdır. Orta yolu amaçlayan eylemler iyi, aşırı uçlardaki eylemler kötüdür.

Platon: İnsan eylemlerini belirleyen bizim dışımızda olan ezelî ve ebedî idealardır. En yüksek iyi, iyi ideasına uygun olandır. Kötü ise bu ideadan pay almamış eylemlerdir.

Epikür: İyinin amacı mutluluktur. Mutluluk hayatın gerçek amacıdır. Mutluluk veren şey iyi, acı veren şey kötüdür.

Sokrates: En yüksek iyi bilgece yaşamaktır. Bunun da yolu bilmektir. İnsan bilerek hata yapmaz. Bilmek bize doğru seçimler yapmayı sağlar.

Bentham: En yüksek iyi faydalı olandır. OIabildiğince çok insanın faydasını ölçü alan eylemler iyi, bunu sağlayamayanlar kötüdür.

İYİ ve KÖTÜNÜN ÖLÇÜTÜ NEDİR?

İyi ve kötü farklı şekillerde tanımlanmıştır. Ortak tanıma göre iyi, insanın insan olma değerlerine ve yaşadığı topluma yararlı ve değerli olandır.

İnsana zarar, acı ve rahatsızlık veren, onun gelişmesini ve kendini gerçekleştirmesini engelleyen her şey kötü olmak durumundadır. İyinin insan ve toplum için olumlu bir şey, kötünün ise olumsuz bir şey olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. İyilik tamlığı ve mükemmelliği içerirken, kötülük eksikliği ve noksanlığı içermektedir.

Farklı iyi türlerinden söz edilebilir:

  • Değerli ve arzu edilir bir niteliğinden dolayı kendi başına ve kendisinden dolayı iyi olarak tanımladıklarımız olabilir. Sağlık, mutluluk gibi.
  • Kendi başına iyi olmayan, ancak verdiği yarar ve sonuç bakımından iyi olarak tanımladıklarımız olabilir; Ameliyatın kendi başına değil  ama kişinin sağlığını düzeltmesi bakımından iyi olması gibi.
  • Başka bir iyinin elde edilmesine aracı olan, başka bir iyinin ortaya çıkmasına katkısından dolayı iyi olarak tanımladıklarımız olabilir; Tanığın yalan söylemeyip doğruyu söyleyerek adaletin gerçekleşmesini sağlaması gibi.
  • Kendisi için iyi olmanın yanı sıra ondan kaynaklanan bir sonuç veya bir durum için iyi olarak tanımladıklarımız olabilir; Bir sanat eserinin kendisi için iyi olmanın yanı sıra onu izleyenlere verdiği güzellik ve huzur hazzından dolayı iyi olması gibi.

İyinin söz konusu bireysel örnekleri dışında, bir de bütün bir ahlaki hayatımızın kendisine yöneldiği iyi vardır. Değerlerin insandan bağımsız nesnel bir varoluşa sahip olduklarını düşünen Platon’un “ideaların ideası” diye tanımladığı “iyi” böyledir. Büyük bir kısmı erdemlerden meydana gelen idealar merdiveninin tepe noktasında bulunan “iyi ideası” iyi olan her şeyin iyi olmasını sağlayan şeydir. Platon’a göre, bir şeyin iyi olması için ölçülü ve dengeli, kendi kendine yeter ve kendisi en son amaç olması gerekir. Bu nitelikleri taşıyan da iyi ideasıdır.

En yüksek iyi olarak kabul edilen ve tüm insanlığın kendisine yöneldiği içtenlik, sadakat, vefa, güven, alçak gönüllülük, fedakârlık, umut, merhamet gibi erdemler evrenseldir. Ayrıca iyi ve kötünün ölçüsünü özneden bağımsız olarak kabul eden Musevilik, Hristyanlık, Müslümanlık gibi tek tanrılı dinler de ayrıntılarında birbirlerinden ne kadar farklı ahlaki tavsiyeler ve davranış kuralları ortaya koysalar da, ahlaki iyi ve kötünün kaynağını Tanrı’ya, Tanrı’nın iradesine bağlama konusunda görüş birliği içerisindedirler. İyi, Tanrı’nın emrettiği, kötü onun yasakladığı şeydir. Gerek evrensel dinler, gerekse en yüksek iyi olarak kabul edilen erdemlerin varlığı “mutlak iyi”nin olduğunu gösterse de iyinin ve kötünün göreceli olduğunu savunanlar da vardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*