Felsefe hakkında her şey…

Kamusal alan nedir?

05.12.2022
1.163
Kamusal alan nedir?

Kamusal alan; öncelikle farklı düşünce, inanç, felsefi görüş ve yaşam tarzına sahip insanların ortak mekânı anlamına gelmektedir. İnsanlar arasındaki iletişim ve bundan daha da önemlisi etkileşim kamusal alanda sağlanabilmektedir. Burada özellikle “etkileşim” sözcüğüne dikkat çekmek gerekmektedir. Çünkü etkileşimin olabilmesi, farklılıkların bulunmasını gerekli kılmaktadır.

Gündelik kullanımda “kamu” kelimesi, yoğun bir şekilde sosyal, kültürel ve politik tartışmaların içinde sıklıkla geçmektedir. Kamu sözcüğü sözlükte bir ülkede halkın bütünü, halk, kamu yararı anlamlarına gelmektedir. Sözlükler kamu sözcüğüne karşılık Yunus Emre’nin “Biz kimseye kin tutmayız/Kamu âlem birdir bize” beytini örnek verirken bu ortak ilgiyi göstermektedir. Kamusal sözcüğü de “kamu ile ilgili” şeklinde anlatılmaktadır (Komisyon, 1998: 1180-1181).

Bir başka kaynakta “kamu” kelimesinin bütün, cümle, hepsi, herkes şeklindeki anlamı, bir ülke halkının tamamı gibi anlamlarla genişletilmektedir (Doğan, 1982:514). Bu durumda, kamunun öznesi halk olurken, kamusal da herkese açık anlamına gelmektedir (Aydın, 2002: 102).

Kelimenin kökenine yapılan vurgularda “halk” ve “ortak”lık belirleyici görünmektedir. Buna göre ortak ilgi ve yararlar, herkesi ilgilendiren şeyler, herkese mal olabilecek konular kamusal alanın konusunu teşkil etmektedir. Bunun dışında devletin de kamusal alan tanımlarında ve kamusal alanın içeriklendirilmesinde önemli bir yer kapladığı burada belirtilmelidir. Dolayısıyla kamu ile ilişkisi bakımından devlet de dile getirilmiş olmaktadır.

Kamusal alan kavramının sınırlarını belirtmek üzere, onun neleri içerdiğini tartışmak gerekmektedir. Rappa, bu bağlamda kamusal alan kavramının boyutlarını şu şekilde çizerek “kamusal alan nedir?” sorusuna şu cevapları vermektedir:

  1. Kamusal alan insanlar arası iletişim ve karşılıklı etkileşimin gerçekleştiği alandır.
  2. İnsan faaliyetlerinin oluşturduğu metafor alanına kamusal alan denir.
  3. Taraflar arasında farklı tarz ve biçimlerde gerçekleşen bilgi alışverişlerinin yapıldığı mekân, kamusal alandır.
  4. Her türlü ilişki ve tartışmaların yapıldığı mekâna kamusal alan denir.
  5. Kamusal alan, gerek devlet gerekse devlet dışı oluşumların politikalarının gerçekleştirildiği alandır. (Rappa, ty: 7)

Bu boyutlara baktığımız zaman, kamusal alanın öncelikle farklı düşünce, inanç, felsefi görüş ve tarza sahip insanların ortak mekânı olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılıklar bir şekilde aynı mekânda bulunabilmekte, ortak ilgi alanları oluşturmakta ve tartışmalar yapmaktadırlar.

Kamusal alanda yapılan faaliyetler ve tartışmaların bütüne, herkese ait olması önem taşımaktadır. Bunlar dışında devlet ve sivil toplum kuruluşlarının politik, toplumsal, kültürel ve benzeri tüm faaliyetlerin gerçekleştiği alan da kamusal alandır. Zaten, modern zamanda devletin birçok politikalarının “kamusal”la bir şekilde ilgili olduğu bilinmektedir. Diğer yandan sivil toplum kurumlarının temel faaliyet alanları ve varlık gerekçesi de kamusaldır.

Kamusal alanın bu çerçeve içinde bazı tezahürleri vardır. Bunlardan ilki, kamu alanında görünen her şeyin herkes tarafından görülebilir ve duyulabilir olması ile mümkün olan en geniş açıklığı ifade etmesidir. İkincisi, “kamu” terimi, içinde özel olarak bize ait olandan ayrı hepimiz için ortak olan bir dünyayı bize gösterir. Ancak bu dünya, insanların üzerinde hareket ettikleri sınırlı bir mekanı ve organik yaşamın genel durumunu oluşturan yeryüzü ya da doğayla aynı değildir. Daha çok insan eseri bir dünyada birlikte yaşayanlar arasında olup biten meselelerle olduğu kadar insan elinden çıkma şeylerle, insan faaliyetleriyle ilgilidir. Tabii burada kalıcılık da çok önemlidir. Bir kamu alanının varlığı; peşinden dünya insanlarını bir araya toplayan onları birbirleriyle ilişkiye sokan bir şeyler topluluğuna dönüşmesi kalıcılıkla ilgilidir (Arendt, 2000: 9). Bunun bir sonucu olarak kamusal alanın doğal bir mekan olarak değil insan faaliyetlerinin ortak mekanı olarak ortaya çıktığını görüyoruz.

Kaynak: DİN SOSYOLOJİSİ, s. 126-128, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2061 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1095

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...