Felsefe hakkında her şey…

Haftalık iş günü sayısının 4 olması tartışmalarında konu sadece çalışma süresi midir? Pek öyle görünmüyor…

11.04.2024
84
Haftalık iş günü sayısının 4 olması tartışmalarında konu sadece çalışma süresi midir? Pek öyle görünmüyor…

“Yaşamak için çalışmalıyız, çalışmak için yaşamamalıyız.”

Haftalık daha az iş günü ve çalışma saati fikri bir süredir evrensel anlamda tartışılıyor. Bu çoğu bilimsel çalışmada bir kazan-kazan durumu olarak tanımlanıyor; zira daha az çalışma düşüncesi hem çalışanlara istediklerini veriyor hem de işverenler için en önemli unsurlardan birisi olan çalışmanın verimini artırıyor.

İnsanlar yaşamak için daha az çalışmak mecburiyetinde olmalıdır. Yapılması gereken işlerde daha az, yapmak istenilen işlerde ise daha fazla çalışmak maddi ve manevi refah için yararlıdır. Çalışma süresinin azaltılması, kişinin ‘bedenini ve ruhunu hayatta tutmak’ için çalışması gereken sürenin dengelenmesi bu nedenle değerli bir etik amaçtır.

Çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik argümanlar genellikle memnuniyeti en üst düzeye çıkaran bir kaynak dağılımı anlamında “ekonomik” faydaya odaklanır. Ancak bunun daha önemli bir nedeni, etik açıdan arzu edilir olması.

Çalışma saatlerinin azaltılması, ancak daha kapsamlı sosyal ve kültürel değişikliklerin eşlik etmesi hâlinde fayda sağlayacaktır. Bu bağlamda daha az saat çalışmanın etik açıdan arzu edilebilirliğine ilişkin geliştirilen görüşler esasen şunlardır:

  • İnsanlar genellikle gelir elde etmek için yapmak zorunda oldukları şeylere değil, yapmak istedikleri şeylere zaman ayırdıklarında daha mutlu olurlar.
  • İşe daha az zaman ayırmak ve daha fazla boş zaman yaratmak mutluluğu veya refahı artıracaktır.
  • Mutluluğu veya esenliği sağlamak etik açıdan arzu edilir bir durumdur, dolayısıyla bir kişinin çalışmak zorunda olduğu saat aralığını kısaltmak etik açıdan arzu edilir bir şeydir.

Bu savın bir türü özgürlüğü mutlulukla ikâme eder. Bu görüşe göre, çalışmak için daha az zaman harcanması kişinin dilediğini yapması için daha fazla zamana sahip olması anlamına gelir.

Felsefi açıdan bakıldığında, bu görüşler yeterli değildir. Sorunlardan biri, çalışırken harcanan sürenin azaltılmasının, istediğiniz şeyi yapmak için mevcut olan süreyi mutlak surette artırmayacak oluşudur. Çünkü eylemin dış kısıtlamalara tabi olduğu tek bağlam iş değildir. Örneğin aile hayatının büyük bir kısmı, yapılmasını istemekten ziyade yapılması gereken şeylerin yapılmasını içerir. Bir başka sorun da etik arzu edilebilirliğin sadece bir amacın (mutluluk ya da özgürlük gibi) toplamının artması meselesi olmamasıdır. Aynı zamanda bu amacın dağılımı ile de ilgilidir. Sonuç yalnızca ideal değil aynı zamanda adil de olmalıdır.

Daha kısa çalışma saatlerinin tam da bu nedenle etik açıdan gerekli olduğu savunulmaktadır: Boş zamanın eşitsiz dağılımından kaynaklanan bir eşitsizliği düzeltir. Araştırmalar, örneğin, boş zamanın cinsiyetler arasında eşit olmayan bir şekilde dağıldığını gösteriyor. Kadınlar ücretli iş dışında çocuk yetiştirme ve bakımıyla ilgili görevler için daha fazla zaman harcadıklarından erkekler sosyal olarak kullanılabilir boş zamandan daha fazla pay alıyorlar.

Daha az saat çalışmak kadınlara daha fazla boş zaman kazandırabilir. Ancak bu, boş ve boş olmayan zamanı daha eşit bir şekilde paylaştırmayacaktır. Boş zamanın eşitsiz dağılımındaki adaletsizliği gidermek için, eşitleyici bir yeniden dağılıma ihtiyaç vardır. Daha fazla boş zaman verilen erkeklerin ev içi alanda daha fazla kendi başlarına eylemde bulunmayacağı düşünülebilir. Ancak bu bir varsayımdır. Eğer bir erkek cumartesi ve pazar günleri ayaklarını uzatıp dinleniyorsa cuma günü izinli olduğunda neden farklı bir şey yapsın ki?

Demek ki zamanın niceliğinden daha köklü bir şeyin değişmesi gerekiyor. Çalışma saatlerinin azaltılmasının faydaları tabii ki var; ancak bu, çalışma faaliyetinin kendisindeki eşitsizliğin daha temel sorunlarını çözmez. Zararlı ya da kamu yararına aykırı şeylerin üretimini durdurmak konusunda hiçbir işe yaramaz.

Etik açıdan arzu edilen eşitlik ve ortak faydanın gerçekleştirilmesi hedefi, işin yapılış biçiminde ve ne için yapıldığına dair köklü sosyal değişimler gerektirmektedir. Gerçek ilerleme, iş dışında daha fazla zaman kazanmak kadar çalışma yoluyla eşitlik ve ortak faydayı gerçekleştirmekte yatmaktadır.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Nicholas Smith’in “The ethics of the 4 day work week. It’s not just about the hours” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...