Felsefe hakkında her şey…

‘Ortak fayda’ gerçekte ne anlama geliyor? Siyasi bölünmüşlüğün ötesinde ortak bir zemin bulunabilir mi?

10.05.2024
49
‘Ortak fayda’ gerçekte ne anlama geliyor? Siyasi bölünmüşlüğün ötesinde ortak bir zemin bulunabilir mi?

Bazı konuları açıklamak zordur. Bu konular muğlaktır; ne anlama geldikleri belirsizdir. Ahlakla ilgili konular bu tanıma uyar. Öznel olan, farklı bağlamlarda farklı insanlara farklı anlamlar ifade eden konular da böyledir.

Lehinde ve aleyhinde güçlü argümanlar bulunan ahlaki meseleler gibi, kamu yararı kavramsallaştırmaları da bireylerin farklı ihtiyaçlarına ve sahip oldukları farklı değerlere göre değişebilir. İnsanları bölen bir diğer faktör de siyasi yönelimdir. En solda yer alanlar ahlaki ve sosyal konularda en sağda yer alanlardan çok farklı görüşlere sahiptir.

Bu kadar farklı bakış açılarına sahipken siyasi yelpazedeki insanların ahlaki bir konuda hemfikir olmalarını nasıl bekleyebiliriz?

Belirli ahlaki konuları bir kenara bırakır ve bunun yerine bir kavram olarak kamu yararının daha kapsamlı boyutlarına odaklanırsak temel ilkeleri pekala bulabiliriz.

Halk teorisi

Temelde yatan bu tür ortaklıkları bulmak için sosyal psikolojik halk teorisi yaklaşımını kullanıyoruz. Halk teorileri, bireylerin kendi dünyalarına ilişkin informel ve öznel anlayışlarını içeren, akademik olmayan veya uzmanlık gerektirmeyen görüşlerdir.

Ortak fayda kavramı kültürel algılara ve dünya görüşlerine sirayet eder. Bu tür fikirlerin varlığı, nasıl düşündüğümüzü ve diğer insanlarla neler hakkında konuşacağımızı etkiler. Sosyal psikologlar, insanlardan anlaşılması zor kavramlar hakkında yazmalarını ya da bu kavramları tanımlamalarını isteyerek sıkça ifade edilen kelime ve cümleleri araştırabilir ve bireysel metinlerin bir araya getirilmesinden ortak bir kültürel anlayış çıkarabilirler.

Avustralya Liderlik Endeksi için yapılan geniş çaplı bir çalışmaya katılan 14.303 kişiden, bazen daha büyük iyilik ya da kamu yararı olarak da adlandırılan ortak iyiliğin tanımını yapmalarını istedik.

Örneklem ulusal düzeyde temsil edici nitelikteydi, yani verilerin toplandığı tarihte Avustralya nüfusunun demografik özelliklerini yansıtıyordu. Daha sonra yanıtları analiz etmek için Linguistic Inquiry and Word Count adı verilen bir dilsel analiz aracından yararlandık.

Programın Anlam Çıkarma Yöntemi adı verilen yeni bir işlevi vardır; bu yöntem, birbirine yakın yerlerde sıklıkla geçen kelimeleri analiz ederek yaygın temaları veya kavramları belirlemek için büyük metin parçalarını işler.

Bu yöntemi kullanarak Avustralyalıların kamu yararına ilişkin tanımlarını araştırdık. Bu analizden elde edilen kelime kümelerinden dokuz ana tema belirledik:

  1. Çoğunluğun yararına olan kazanımlar
  2. Çoğunluğun yararına olan kararlar ve eylemler
  3. Halkın genelinin yararına olan
  4. Bireysel çıkarlardan ziyade genel ulusal nüfusa hizmet eden
  5. Azınlık çıkarlarından ziyade çoğunluğa hizmet eden
  6. Bireysel çıkarlardan ziyade grup çıkarlarına hizmet eden
  7. Vatandaşların çıkarlarına hizmet eden
  8. Tüm insanlar için endişe duymak ve doğru olanı yapmak
  9. Ortak iyiye ulaşmak için gerekli ahlaki ilkeler

İlginç bir şekilde, bu geniş temalar çoğunlukla sağ eğilimli ve sol eğilimli katılımcılar arasında farklılık göstermemiştir, yani hem liberaller hem de muhafazakarlar tarafından paylaşılmıştır. İnsanların kamu yararı anlayışında gerçekten de ortak bir zemin var.

Bu dokuz tema bu şekilde daha derin bir kavramsal yapıyı yansıtmaktadır. Bunlar ortak iyinin üç temel yönüne indirgenebilir: sonuçlar, ilkeler ve paydaşlar.

İlki, kamu yararı ile ilişkili hedefleri ve çıktıları açıklar. Örneğin, çoğu insanın yararına olduğu düşünülen kararlar ve eylemler.

İkincisi, kamu yararı ile ilişkili ilkeleri ve kamu yararının gerçekleştirildiği süreç ve uygulamaları ifade eder.

Son boyut ise kamu yararı ve bunun faydalarında hak sahibi olan topluluk veya toplulukları oluşturan paydaşlarla ilgilidir.

Buradan hareketle ortak iyinin işlevsel bir tanımına ulaşmış bulunuyoruz:

Kamu yararı, en fazla sayıda insan için mümkün olan en iyi sonuca ulaşmayı ifade eder; bu da etik ve moral açıdan güçlü ve alınan kararların bağlamına göre değişen karar alma süreçleriyle sağlanabilir.

Yukarıdaki tanımda dokuz bileşenin yanı sıra üç daha geniş temayı da göreceksiniz.

Kamu yararına ilişkin ortak bir anlayış belirlemiş olsak da, insanların kamu yararının “büyük resmini” paylaşırken, öncelik verdikleri sosyal ve ahlaki meseleler ve kamu yararına ulaşılması gerektiğini düşündükleri pratik yollar söz konusu olduğunda farklılık gösterebileceklerini kabul etmek önemlidir.

Örneğin, son zamanlarda yapılan araştırmalar insanların adaleti yürekten önemsediğini, ancak toplumun adalet kaygılarını nasıl yorumladıkları konusunda bölündüğünü göstermektedir.

Bir tarafta, süreçlere veya adaletin nasıl sağlandığına odaklanan sosyal düzen perspektifi var. Diğer tarafta ise çıktılar ve sonuç olarak adaletin nasıl göründüğü ile ilgilenen sosyal adalet anlayışı var. Her iki taraf da eşitsizliği reddetmekle birlikte, toplumsal eşitsizliğin tespiti ya da düzeltilmesi konusunda çoğu zaman aynı fikirde değildir.

Eğer iki taraf da ortak noktalarını bularak çalışmaya başlamaya istekli olurlarsa iş tanımımızı kullanarak önce yakınlaşma alanlarını araştırmak, ardından da birbirlerinin güçlü yönlerinden öğrenmeye açık bir şekilde ayrışma alanlarını tartışmaya geçmek mümkün olabilir. Çözülemeyen çatışmalar parçalara ayrılabilir ve sistematik olarak ele alınabilir. Elbette bunun için her iki tarafın da savunmalarını indirip dinlemeye istekli olması gerekir.

Toplum liderleri ortak yararı geliştirmek için bir araya geldiklerinde zorluklarla karşılaşacaklardır. Farklı sektörlerden gelen liderler masaya farklı geçmişler, eğitim ve öncelikler getirmektedir. Çabalarını bütünleştirmek için, “büyük resme” odaklanmak üzere kamu yararına ilişkin bağlamsal ve genellikle ön yargılı veya partizan anlayışları bir kenara bırakmak elzem hâle gelmektedir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Melissa Wheeler, Naomi Baes, Samuel Wilson ve Vlad Demsar’ın “What does the ‘common good’ actually mean? Our research found common ground across the political divide” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...