Felsefe hakkında her şey…

George Orwell

13.03.2024
112
George Orwell

Eric Arthur Blair, daha çok bilinen takma adıyla George Orwell, İngiliz denemeci, gazeteci ve roman yazarıdır.

George Orwell en çok istenmeyen ütopya türünde yazdığı Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı eserleri ile tanınır; ancak denemelerinin ve diğer kitaplarının çoğu da bu iki kitap kadar olmasa da bilinirliklerini ve saygınlıklarını günümüzde de sürdürmektedir. Orwell’in bütün bu eserleri, yirminci yüzyılın en keskin ve geniş çapa yayılan totalitarizm eleştirilerini sunmaktadır.

George Orwell felsefe alanında akademik eğitim almamıştır, ancak yazılarında genellikle siyaset felsefesi, epistemoloji, dil felsefesi, etik ve estetik gibi felsefi konulara ve sorulara odaklanmıştır. Orwell’in felsefi alanda yaptığı en önemli katkılardan bazıları milliyetçilik, totalitarizm, sosyalizm, propaganda, dil, sınıfsal statü, emek, yoksulluk, emperyalizm, hakikat, tarih ve edebiyat üzerine yaptığı tartışmalardır.

Orwell’in yazıları onun entelektüel yolculuğunun bir nevi haritasını çıkarır. İlk yazıları genel hatlarıyla yoksulluk, emek ve para konularına odaklanır. George Orwell yoksulluk ve emeği yalnızca ekonomik bir perspektiften değil, aynı zamanda sosyal, politik ve varoluşsal olarak da inceler.

Orwell’in 1930’larda Kuzey İngiltere’deki yoksulların ve işçi sınıfının yaşam koşullarına ilişkin yaptığı haberlerin yanı sıra İspanya İç Savaşı’nda gönüllü asker olarak savaşması da dâhil olmak üzere yaşadığı deneyimler, siyasi ve felsefi bakış açısını daha da belirginleştirmiştir. George Orwell bunu “Why I Write” adlı yazısında şöyle belirtmiştir:

“1936’dan beri yazdığım her ciddi eser doğrudan ya da dolaylı olarak totalitarizme karşı ve demokratik sosyalizmden yanadır.”

George Orwell, 1984

George Orwell’in 1984 isimli kitabının film uyarlamasından bir kare.

Orwell için totalitarizm, güç ve kontrol odaklı bir siyasi düzendir. Orwell’in totalitarizme karşı yazmadaki etkinliğinin çoğu, totalitarizmin epistemik ve dil bilimsel boyutlarını bilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört‘ün başkahramanı Winston Smith’in şu sözleriyle örneklenir:

“Özgürlük, iki artı ikinin dört ettiğini söyleme özgürlüğüdür. Eğer bu kabul edilirse diğer her şey onu takip eder.”

Burada Orwell, sık sık yaptığı gibi, daha kapsamlı bir mesajı iletmek için belirli bir savı kullanır. Özgürlük (siyasi bir durum), iki artı ikinin dört ettiğine dair doğru inancı muhafaza etme (epistemik bir durum) ve bu gerçeği başkalarına iletme (dilsel bir eylem yoluyla) yeteneğine dayanır.

Orwell ayrıca siyasi iktidarın düşünce ve dile bağlı olduğunu ileri sürer. Bu nedenle tam iktidar peşinde koşan bir totaliter düşünce ve dil üzerinde kontrol sahibi olmalıdır. Orwell’in yazıları, siyaset felsefesi, epistemoloji ve dil felsefesini bir araya getirmesi bakımından felsefi olarak zamanının ötesinde görülebilir.

George Orwell kimdir?

George Orwell 25 Haziran 1903’te Hindistan’da doğdu. Babası, İngiliz sömürgesi Hindistan’da İngiliz özel hizmetlerinin bir üyesi olarak çalışmış ve burada Çin’e ihraç edilmek üzere yerel afyon üretimini denetlemiştir. Orwell bir yaşından küçükken, İngiliz ve Fransız kökenli annesi, kendisi ve ablasıyla birlikte İngiltere’ye dönmüştür. Sekiz yaşına kadar babasını nispeten az görmüştür.

Orwell ailesini İngiltere’nin “alt-üst-orta sınıfının” bir parçası olarak tanımlıyordu. Yüksek derecede sınıf bilincine sahip olan Orwell’in bu bilinci çalışmalarında sıkça işlenen bir tema haline gelmiş ve sekiz ila on üç yaşları arasında liyakate dayalı bir bursla gittiği St. Cyprian’s adlı İngiliz hazırlık okulunda geçirdiği zamanı anlatan otobiyografik denemesi “Such, Such Were the Joys”un ana konusunu oluşturmuştur. Cyprian’s‘dan mezun olduktan sonra, on üç yaşından on sekiz yaşına kadar Orwell, yine liyakate dayalı bir bursla prestijli İngiliz devlet okulu Eton‘a devam etmiştir.

Orwell pek başarılı geçmeyen Eton yıllarından sonra, babasının izinden gitmeye ve yüksek öğrenim görmek yerine Britanya İmparatorluğu’nun özel hizmetlerine katılmaya karar verdi. Orwell, annesinin büyüdüğü Burma’da (şimdiki Myanmar) görevlendirildi. Yazar olma umuduyla İngiltere’ye dönmek için görevinden ayrılmadan önce Burma’da beş mutsuz yıl geçirdi (1922-1927).

Kısmen ihtiyaçtan, kısmen de arzudan dolayı Blair birkaç yılını Paris ve Londra’da yoksulluk içinde ya da yoksulluk sınırında yaşayarak geçirdi. Yaşadığı deneyimler, 1933 yılında yayımlanan ilk kitabı Down and Out in Paris and London‘ın temelini oluşturdu. Blair bu kitabı George Orwell takma adıyla yayınladı ve bu takma ad hayatının geri kalanında yayınladığı yazılarında kullanacağı takma ad oldu.

Orwell’in yazıları genellikle kişisel deneyimlerinden beslenmiştir. İlk baskısı 1934’te yapılan ikinci kitabı Burma Günleri ve ilk baskıları sırasıyla 1931 ve 1936’da yapılan ve sık sık antolojilerde yer alan denemeleri “Bir İdam” ve “Bir Fil Vurmak” için Burma’da Britanya İmparatorluğu için çalışırken edindiği deneyimleri temel almıştır.

George Orwell, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört‘ün yayımlanmasından bir yıldan kısa bir süre sonra ölmüştür. Ölümünden kısa bir süre önce, Horizons adlı edebiyat dergisinde çalışan Sonia Brownell ile evlenmişti. Daha sonra Sonia Brownell Orwell adını alan Brownell, Orwell’in edebî vasilerinden biri oldu. Merhum kocasının çalışmalarını tanıtmak için University College London’da George Orwell Arşivi‘ni kurdu ve Ian Angus ile birlikte Orwell’in deneme, gazetecilik ve mektuplarından oluşan ve ilk baskısı 1968’de yapılan dört ciltlik bir derlemenin editörlüğünü yaptı. Bu koleksiyonun yayınlanması Orwell’e ve eserlerine olan ilgiyi daha da artırmış ve ölümünden bu yana geçen yetmiş yılı aşkın sürede bu ilgi azalmamıştır.

İlgili konu: En iyi felsefe romanları

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlgili konular:

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...