Ütopyalar: İstenen ve İstenmeyen Ütopyalar

Ütopyalar
Ütopyalar

Ütopya, hiçbir yerde var olmayan ve gelecekte var olabileceği düşünülen, devlet ve toplum tasarılarıdır. Ütopyalar, henüz uygulama alanı bulamamış toplumsal ve siyasal düzen şekilleridir.

Ütopya Yunanca kökenli bir kelimedir ve Türkçede ‘hiçbir yer’, ‘olmayan yer’ ya da ülke olarak karşılanabilir. Ütopyalar bu anlamda gerçekte olmayan bir yer ya da ülkeye dair düşünsel ve edebi kurgulardır.

Rönesans’ın siyasal kuramcılarının bir kısmı, Platon’un ideal devlet kurgusuna benzer bazı kurgularla siyaset olgusuna ışık tutmaya çalışmışlardır. Bu toplum ve devlet kurguları, Thomas More’un “Ütopya” adlı yapıtından hareketle politik ütopyalar olarak sınıflandırılmışlardır.  Bu bağlamda ütopyalar, geleceğe yönelik olan tasarımlardır. Gerçeklikle tam olarak bağdaşmaz. Ütopya tarzında yazılan eserler, insanlar için ideal olan anlayışları içerir. Önerilen sistemde insan değerlidir ve adalet hâkimdir. Bu eserlerin önemi, iyi bir yaşam düzeni kurulmasına düşünsel bir katkı sağlamasıdır.

Kuşkusuz siyasal ütopyalarda betimlenen toplumların gerçek yaşamda bir karşılığı yoktur. Ütopya yazarları, bu siyasal kurgularıyla yalnızca kendi hayal güçlerinin zenginliğini dışavuran edebi metinler üretmeyi hedeflemezler. Onların hedefledikleri aynı zamanda başka bir yaşam biçiminin, başka ve alternatif bir toplumsal ilişkiler modelinin olabileceğidir.

Ütopyalar, insan ilişkilerinde eşitlikçi ve barışçı bir kurgu, aynı zamanda siyasal bir talep ve özlemi de dile getirir. Gerçek yaşamda çatışan tikel ve bireysel çıkarların yarattığı eşitsiz ve hiyerarşik siyasal yapı, verimsiz bir rekabetin ve toplumsal gerilimin de nedeni olmaktadır. Siyasal mücadele alanında ‘ütopik’ nitelemesi genel olarak olumsuz bir içerik taşımaktadır. ‘Ütopik’ bir siyasal ya da politik anlayış, gerçek yaşamın verilerini ve insan doğasını dikkate almayan ve uygulanması imkânsız kurgu ve projeler sunduğu düşünülerek küçümsenir.

Ütopyalar iki türlüdür. Bunları yazımızın devamında paylaşıp açıklayacağız.

1. İstenilen Ütopyalar

Bunlar olması istenen düzen tasarımlarıdır. Daha çok, insanın refah ve mutluluğunu sağlamayı amaçlayan ideal düzen tasarımlarıdır. Platon’un “İdeal Devlet”i, Farabi’nin “Erdemli Şehir”i, Francis Bacon’ın “Yeni Atlantis”i, Thomas More’un “Ütopya”sı ve Campanella’nın “Güneş Ülkesi” istenilen ütopya örnekleridir.

2. İstenmeyen (Korku) Ütopyalar

Bilim ve teknolojinin hızlı gelişmesinin yarattığı endişe ve gelecekte devletlerin bloklaşarak despotik yönetimlere dönüşeceği korkusu bazı düşünürleri toplumu uyarmak amacıyla korkutucu nitelikte ütopya tasarlamaya yöneltmiştir. Bu ütopyalar gelecekte yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bir uyarı niteliği taşır. Aldous Huxley’nin “Cesur Yeni Dünya”sı, George Orwell’in “1984”i istenmeyen ütopya örnekleridir.

Ütopyalar
Ütopyalar

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

1 Comment

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*