Sembolik Etkileşimciliğin Temel Varsayımları

felsefe Nedir

Sembolik etkileşimciler, bu teorinin temel varsayımlarını (Herman ve Reynolds, 1995, s.1-2) şu şekilde sıralamaktadırlar:

İnsanlar, öğrenilmiş anlamların sembolik bir dünyasında yaşarlar.

Sembolik etkileşimcilik, en temel önerme olarak insanların anlamlar dünyasında yaşadığını ileri sürmektedir. Nesnel dünya, insanlar için bir gerçeklik ifade etmemekte ancak öznel olarak tanımlanmış nesneler anlam taşımaktadır. Bireyler nesne ve olaylara öznel anlamları temelinde tepki vermektedirler.

Semboller, toplumsal süreçlerde ortaya çıkar ve paylaşılır.

Sembollerin nesne ve olaylara yükledikleri anlamlar, insanların yaratıcı kapasitesi aracılığıyla değişebilmekte ve bireyler, toplumlarını oluşturan birçok anlamdan etkilenebilmektedir. Anlamlar, toplumsal etkileşimde yer alan bireylerin tanımlanan eylemleri aracılığıyla toplumsal bir ürün olarak ortaya çıkmaktadır.

Semboller, insan davranışını etkilemesi bakımından önemlidirler.

Semboller ve anlamlar, bireylerin farklı bir biçimde eylem ve etkileşimde bulunmalarına olanak sağlamaktadırlar. Toplumsal olarak yaratılan ve paylaşılan anlamalar, bireylerin davranışlarını belirlemede önemli bir işlev görmektedirler. İnsanların nesnelere, olaylara ve diğer insanlara verdiği bu anlamlar, insan davranışını etkilemesi açısından önemlidir.

Zihin, işlevsel, irade sahibi ve bireyin çıkarlarına hizmet eden teleolojik bir varlıktır.

İnsanlar, düşünme kapasitesi ile donatılmışlardır. Düşünme kapasitesi, toplumsal etkileşim tarafından şekillenmektedir. Sembolik etkileşimciler, insanların bilinç sahibi olduklarını vurgulamaktadırlar. Fakat insanlar doğuştan bilinç sahibi değillerdir. Bilinç, insanların topluma katılımının sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece bireyler, benlik ve zihin sahibi olmaktadırlar. Zihin aracılığıyla, bireyler anlamlar üzerinde kontrol sağlayabilmektedirler. Sembolik etkileşimciler zihni, bireylerin çıkarlarına hizmet eden işlevsel ve iradesi olan bir süreç olarak tanımlamaktadırlar.

Benlik, toplumsal bir kurgudur.

İnsanlar doğduklarında zihin ve benlik sahibi değillerdir. Benlikler, diğerleriyle etkileşim sonucunda oluşmaktadır. Sembolik etkileşimciler, zihin gibi benliği de toplumsal bir ürün olarak ele almaktadırlar. Benlik, toplumsal süreç içinde gelişmekte ve bireyin yaşamı boyunca sürekli bir gelişime ve değişime uğramaktadır.

Toplum, toplumsal süreçler sonucunda ortaya çıkan dilsel ya da sembolik bir kurgudur.

Toplum, bireylerin birbirleriyle etkileşimleri sonucunda meydana gelmektedir. Sembolik etkileşimcilere göre toplum, zihin ve benlik gibi toplumsal bir üründür. Etkileşimciler, toplumun doğasını bir süreç içinde değerlendirmekte ve sembolik etkileşimin kapsadığı bireylerden oluşan bir toplum tasarlamaktadırlar. Bir toplumun oluşması, bireylerin birbirleriyle eylemde bulunması, davranışlarını değiştirmesi, sembolik olarak diğerlerinin davranışlarıyla iletişim kurması ve diğerlerinin davranışlarını yorumlaması ile mümkün olmaktadır.

“Sempatetik içe bakış” (sympathetic introspection) sorgulamanın zorunlu bir biçimidir.

Sembolik etkileşimci yaklaşımın son önermesi, bu teorinin yöntemsel yaklaşımında çok önemli bir yere sahiptir. İnsanlar şeylere (nesnelere, olaylara, eylemlere vb.), onların sembolik anlamları temelinde tepki vermektedirler. Bu nedenle, insan davranışının anlaşılması için, toplumsal aktörün bu şeylere yüklediği anlamların anlaşılması gerekmektedir. Bu durum, toplumsal aktörün verdiği anlamları anlayabilen bir araştırmacıya ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu bağlamda anlama, Cooley’nin (1995, s.197) kullandığı kavram ile “sempatetik içe bakış” gerektirmektedir. Başka bir deyişle, araştırmacının, toplumsal aktörün özneler dünyasına girmesi ve kendini onun yerine koyarak bakması gerekmektedir. Böylece araştırmacı, sembolleri ve grubun söz ya da sembol ile kastettiği nesneyi öğrenebilmelidir (Herman ve Reynolds, 1995, s.1-2).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*