Felsefi Akıl Yürütme Becerisi Nedir?

felsefe Nedir

Felsefe tanımı gereği bilgiyi sevme, onu aramaya bulmaya çalışma süreci olduğu için varlık, bilgi, değer çerçevesi içerisinde her türden konu ve kavram üzerinde çözümlemeler yaparak insanın bu evrene ve kendisine yönelik her türlü bilgisini genişletmeyi amaç edinir.

Bu amaç doğrultusunda farklılıkların farkına vardırarak mevcut problemler üzerinde analiz, sentez, tümevarım, tümdengelim gibi çeşitli akıl yürütmelerle kendine özgü bir dünya görüşünün kazanılmasına yardımcı olmaya çalışır. Felsefe aracılığı ile gerçekleşen bu süreçte temel aracın düşünce olduğu söylenebilir.

Düşünmek kavramlar arası ilişki kurmak demektir. Felsefi anlamda kavramlar arası ilişki akla dayalı kurulan ilişkidir. Akla dayalı düşünme doğası gereği sorgulamaya ve eleştiriye dayalı bir düşünme biçimidir. Neyi düşünmesi, neye inanması, ne yönde karar vermesi, nasıl davranması hatta neye gülmesi gerektiği konusunda bağımsız hareket edemeyen, eleştirel düşünmeyen, sorgulamayan bireylerden; kendilerini, toplumu ya da evreni anlamaları beklenemez.

Bireylerin, yaşamı sorgulamaları; doğruyu ve yanlışı ayırt etmeleri; gittikçe artan ve bu oranda kirlenen bilgiyi, sunulan iddia ve önermeleri eleştiri süzgecinden geçirmeleri; görüşlerini sağlam gerekçelerle desteklemeleri; otorite bağımlılığından kurtulmaları ancak eleştirel düşünme becerileri ile mümkündür. Felsefi akıl yürütmeye dayalı bakış açısı, insanın anlam dünyasını genişleten, Kant’ın bütün insanlarda var olduğunu varsaydığı “zaman ve mekân sıkıntısını’’ ortadan kaldıran bir işleve sahiptir.

Bilimsel bir eseri, sinema filmini, siyasi bir yazıyı, hikâyeyi veya bir şiiri felsefi akıl yürütmeye dayalı olarak incelemek; varlık, bilgi ve değerler açısından sorgulamaya dayalı olarak incelemeyi ifade eder. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın’’ adlı şiirini okuyalım ve felsefi akıl yürütme ile sorularımızı oluşturduktan sonra bu soruların varlık, bilgi, değer problemleri açısından nasıl cevaplandırıldığını bulmaya çalışalım.

  1. Şiir “Hayatın ve ölümün anlamı nedir?”, “Ben kimim?”, “Nereden geldim, nereye gidiyorum?”, “Bu dünyadaki yerim ve değerim nedir?” gibi ontolojik sorulara nasıl cevap vermektedir?
  2. Metinde zamansal varoluşun sorgulaması nasıl yapılıyor? Sanatçı zamanı geçmiş ve gelecek diye ikiye mi ayırıyor, yoksa geçmiş ve geleceği zaman kavramında birleştirip ebedileştiriyor mu?
  3. Metinde “hayat ve ölüm; ben ve ötesi; sonlu ve sonsuz; hem mekân içinde hem dışında; gerçeklik ve rüya; karanlık ve ışık, somut ve soyut gibi karşıtlıklara yer veriliyor mu?
  4. Zamana takılıp kalmamak, zamanın dişlileri arasında eziyet çekmemek için huzuru yakalamak şart mıdır? Huzura sadece sonsuzluğu düşünerek mi ulaşabiliriz? Huzura ulaşmanın başka yolları olabilir mi?
  5. Oluş ve yok oluş evreninde varlığın görünen yüzü insana gerçeğin bilgisini verebilir mi?

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*